Yaptırım kolay değil

Suudi Arabistan silahlarının yüzde 61’ini ABD’den alıyor. 260 milyar varillik petrol rezervine sahip. Tepkilere rağmen ABD’nin bu ülkeye herhangi bir yaptırım uygulaması kolay görünmüyor.

20 Ekim 2018 Cumartesi, 22:29
Abone Ol google-news

Suudi Arabistan’ın Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürüldüğünü kabul etmesi bu ülkeye yönelk uluslararası bir yaptırıma yol açabilir mi?
Gösterilen büyük tepkilere ragmen özellikle ABD’nin Suudi Arabistan’a herhangi bir yaptırım uygulaması kolay görünmüyor. Nedenleri şöyle sıralanabilir:

1 Suudi Arabistan, ABD’de yatırımları olan en büyük yabancı ülke durumunda. Ayrıca Hindistan’ın ardından dünyanın ikinci en büyük silah ithalatçısı ve bu ithalatın yüzde 61’i ABD’den. Suudi Arabistan geçen yıl Lockheed Martin, Boeing ve General Electric gibi ABD’li şirketlerle 110 milyar dolarlık bir savunma anlaşması imzaladı. Bu anlaşma olduğu sürece herhangi bir yaptırım gerçekleşemez.

2 Suudi Arabistan’ın yaklaşık 260 milyar varil petrol rezervi var. Bu küresel ekonomideki gücünü gösteriyor. Olası bir yaptırımda petrol fiyatlarını artırması büyük krize yol açar.

3 Olası bir yaptırım Suudi Arabistan’ı petrol piyasasında fiyat düzenlemelerini birlikte yaptığı Rusya’ya daha fazla yakınlaştırır. Bu ABD’nin isteyeceği en son şey.

4 ABD Başkanı Donald Trump, Suudi liderliğini Kaşıkçı konusunda suçlmamamaya sürekli gayret gösterdi. Suudi Arabistan’ın bu olay nedeniyle cezalandırılmasının gerçekleştirilen milyarlarca dolarlık silah satışını engelleyeceğini, bunun da ABD’nin endisine kurşun sıkmak olduğunu açıklamıştı.

5 Suudi Arabistan, yaptırım konusu gündeme geldiğinde buna karşı kendilerinin de yaptırım uygulayabilecek güçte olduğunu açıklamıştı. Bu Avrupa ülkeleriyle yaptığı ticareti gözden geçireceği anlamına geliyor.

Üzeri örtülecek

Suudi Arabistan’ın Kaşıkçı cinayeti nedeniyle sıkıştığı bir gerçek. Ancak yukarıdaki nedenlerden ötürü cinayet Suudi Krallık’tan bağımsız gelişmiş bir eylem olarak değerlendirilecek gibi görünüyor. Riyad’ın cinayeti kabul etmeden önce hazırladığı bir raporda Cemal Kaşıkçı’nın Suudi İstihbaratı Şef Yardımcısı Tümgeneral Ahmed el Assiri ile kendisine bağlı istihbarat mensuplarının deneyimsizliği sonucu öldürüldüğü belirtiliyordu. Oysa Assiri önceki görevindeki başarısından ötürü Muhammed bin Salman tarafından Suudi istihbaratı Şef Yardımcılığı’na getirilmişti.
ABD’nin ne Suudi Arabistan’a yaptırım uygulaması ne de Veliaht Prens Muhammed bin Salman’dan vazgeçmesi kolay değil. Çünkü Salman 2030 Vizyonu olarak adlandırılan büyük mali projenin yürütücüsü ve bu konudaki en büyük ortağı da ABD.

Kaşıkçı olayında “sorumluluğu” olanların cezalandırılması ile Krallık yaptırımlardan kendisini koruyabilecek. Cemal Kaşıkçı cinayeti de sorumluları bizzat Suudi Arabistan tarafından “cezalandırılan” bir vakıa olarak değerlendirilip kapatılacak.