'Yargı bürokrasisi haddini de, hukukunu da bilsin'

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Yargıyı siyasallaştırıyor' iddiasıyla vesayet düzenlerini sürdürmek isteyenlere, yargının demokratikleşmesine direnenlere, gerçek demokrasi nedir gösterelim diyoruz. Yürütmeye seçim yasaklarını hatırlatıp, kendileri 'hayır' propagandası yapan yargı bürokrasisi artık haddini de, hukukunu da bilsin istiyoruz'' dedi.

07 Eylül 2010 Salı, 15:22
Abone Ol google-news

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Fomara Meydanı'nda düzenlenen mitinginde konuştu. 24 Temmuz 2010'da Bingöl'de halk oylaması için mitinglere başladığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, bugün Bursa'da 39. mitingi yaptıklarını söyledi.

Konya'da Selçuklu Devleti'nin üzerinde güneş batarken, o güneşin Bursa'da yeniden doğduğunu kaydeden Erdoğan, Selçuklu Devleti'nin kapanırken, Osmanlı Devleti'nin Bursa'da yepyeni bir dünyanın kapılarını açtığını söyledi. Bursa'nın Osmanlı Devleti'ne başkentlik yaptığını hatırlatan Erdoğan, bu ilin Osman Gazi, Orhan Gazi, Murat Hüdavendigar, Yıldırım Beyazıt'ın şehri olduğunu ifade etti.

Bursa'nın aynı zamanda cumhuriyetin modern bir şehri olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, bu ilde final mitingini yaptıklarını anlattı. Türkiye ve Türk Milleti için yeni bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Erdoğan, Mevlana'nın ''dünle gitti cancağızım, düne ait ne varsa şimdi artık yeni şeyler söylemek lazım'' sözünü hatırlatarak, Bursa'da şimdi yeni bir yolculuğa başladıklarını söyledi. Erdoğan, bu yolculuğun aydınlık, büyük, itibarlı Türkiye yolculuğu olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, şöyle konuştu:
''Kardeşlik dedik, birlik dedik, bütünlük dedik. İstanbul'da yarım milyon kardeşimizle tüm Türkiye için ufuk dedik, vizyon dedik, hak dedik, adalet dedik. Bugün Bursa'da adalet diyoruz, hukuk diyoruz, özgürlük diyoruz, ileri demokrasi diyoruz, 'evet' diyoruz.
'Yeter' diyoruz. Hukuksuzluğa artık yeter, yargıda siyasallaşmaya artık yeter, üstünlerin hukukuna artık yeter. Merhum Adnan Menderes gibi haykırıyoruz. 'Yeter söz milletindir' diyoruz. AK Parti olarak haykırıyoruz, 'yeter söz de, karar da, yetki de milletindir' diyoruz. Artık bu ülkeye çeteler yön vermesin diyoruz. Karanlık senaryolarla bu ülkenin ufku karartılmasın diyoruz. 27 Mayıslar yaşanmasın, 12 Eylüller bir daha olmasın diyoruz. 12 Martlar, 28 Şubatlar bu ülkeye istikamet çizmesin diyoruz. Bürokratik oligarşi artık bitsin diyoruz. Tek yürek halinde 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyoruz.
Millet adına yetki kullanan ama millete hesap vermeyen sorumsuzların millete bedel ödetmesi artık sona ersin diyoruz. 'Yargıyı siyasallaştırıyor' iddiasıyla vesayet düzenlerini sürdürmek isteyenlere, yargının demokratikleşmesine direnenlere, gerçek demokrasi nedir gösterelim diyoruz. Yürütmeye seçim yasaklarını hatırlatıp, kendileri 'hayır' propagandası yapan yargı bürokrasisi artık haddini de, hukukunu da bilsin istiyoruz. Sürekli kuvvetler ayrılığından bahsedip yürütmeyi ve yasamayı kuşatma altına almak isteyen çarpık anlayışlar artık son bulsun istiyoruz. Siyasi parti gibi hükümete laf yetiştirip sonra da yargının siyasallaşmasından bahseden bürokratlar çağdaş demokrasi nedir, hukuk devleti nedir? Anlasın istiyoruz. İçlerindeki yanlışlıkları görmezden gelip de siyasi iktidarla uğraşmayı adet haline getirenlere milletimiz en güzel cevabı versin istiyoruz.''

Bugün Bursa'da son mitingi yaptıklarını belirten Erdoğan, Bursa'nın ''bitişin değil, başlangıcın'', ''tükenişin değil, şahlanışın'', ''ümitsizliğin değil, umudun'', ''batışın değil, doğuşun'' şehri olduğunu dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''13 Eylülde çetelerin üstün olduğu bir Türkiye değil, yasaların, hukukun üstün olduğu bir Türkiye olacak. 13 Eylülde milleti hor görenlerin değil, milletin egemen olduğu bir Türkiye olacak. 13 Eylülde statükodan, vesayetten arınmış bir Türkiye olacak. 13 Eylülde üstünlerin hukukunun değil, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bir Türkiye olacak. 13 Eylülde kardeşliğini pekiştirmiş, geleceğe güvenle bakan bir Türkiye olacak. 13 Eylülde bölgesinde, dünyada daha güçlü, daha etkin bir Türkiye olacak. 13 Eylül'de darbe Anayasasından biraz daha arınmış bir Türkiye olacak. 13 Eylülde Türkiye daha demokratik, daha da özgür olacak. 13 Eylülde AK Parti kazanmayacak, Türkiye kazanacak.
Önceki gün Kadir Gecesi'nde Karadağ'ın başkenti Podgorica'da sessiz sedasız bir açılış gerçekleşti. Fatih Sultan Mehmet, Balkanlara ulaştığında şehitlerimiz için bir mezarlık yaptırdı. O mezarlığa bir de cami inşa edildi, Nizam Camisi. 1931 yılında Kadir Gecesi'nde teravih namazından sonra ibadete kapatıldı. Yıllarca oradaki Müslümanlar o camiyi yeniden ibadete açmak istediler ama yapamadılar. Geçtiğimiz pazar akşamı, Kadir Gecesi'nde 79 yıl sonra Nizam Camisi'ni onararak ibadete hazır hale getirdik ve çok şükür tekrar ibadete açıldı. Fatih Sultan Mehmet'in, O'nun güzel askerlerinin, şehitlerimizin ruhunu şad ettik.''

 

''Bu anayasa leblebi, çekirdek, kayısı, fındık anayasası değil''

Türkiye'nin son dönemdeki dış politikadaki başarılarını anlatan Erdoğan, ''Çünkü tarihin bize emrettiği budur. Çünkü kültürümüzün bize yüklediği budur. Çünkü bizim asil medeniyetimizin, sevgi medeniyetimizin gereği budur. Çünkü bize vagon olmak yakışmaz. Bize lokomotif olmak yakışır. Osman Gazi'nin bizden beklentisi budur, Orhan Gazi'nin bizde görmek istediği budur. Biz büyük düşünmek, büyük adımlar atmak zorundayız. Bize küçük düşünmek yakışmaz'' diye konuştu.

Türkiye'nin son 8 yılda ilkleri yaşadığını ifade eden Erdoğan, AKP iktidarında ulaştırma, eğitim alanlarında tüm Cumhuriyet tarihinde yapılanlardan daha fazlasının gerçekleştirildiğini söyledi. Erdoğan, borç ödemesi, enflasyon mücadele ve ekonomik büyümede önemli aşamalar alındığını vurguladı.
 

Bursa'ya hızlı tren

Ülkeyi hızlı trenle tanıştırdıklarını dile getiren Erdoğan, Bursa-Bilecek yüksek hızlı tren yolunun ihalesine 18 Ekimde çıkılacağını, sürecin başlayacağını ve Bursa'nın hızlı trene kavuşacağını bildirdi.

Yapılanları yeterli bulmadıklarını belirten Erdoğan, Türkiye'ye çok daha fazlasını kazandırmak zorunda olduklarını söyledi. Erdoğan, ''Türkiye'yi her alanda birinci sınıf yapmak zorundayız, her alanda şaha kaldırmak zorundayız. 12 Eylül'de 'evet' diyerek işte bunu başaracaksınız. 12 Eylül'de 'evet' diyerek Türkiye'ye yeni ufuklar açacaksınız'' dedi.

Erdoğan'ın, ''Üreten Türkiye'ye, daha fazla ihracata, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmeye, pasaportumuzun itibarına, Türk Lirası'nın saygınlığına, gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen bir Türkiye'ye 'evet' mi?'' sorularına alandakiler ''evet'' yanıtını verdi.
 

"İki bayram birlikte yapacağız"

Başbakan Erdoğan, mitinge katılanlardan, alandan ayrıldıklarında duyduklarını duymayanlara, bildiklerini bilmeyenlere anlatmaları istedi.

Kendisinin bayramda ilçe ilçe dolaşacağını, halkla bayramlaşacağını, ''özel bayramlaşma'' yapmayacağını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Niye çünkü bu bizim için farklı bir bayram. İnşallah iki bayramı birlikte yapacağız. Bursalı hanım kardeşlerim, beyefendi kardeşlerim durmayacağız. Zira bu anayasa leblebi, çekirdek, kayısı, fındık anayasası değil. Anamuhalefetin lideri Malatya'ya gidiyor 'bu anayasada kayısı var mı' diyor, Giresun'a gidiyor 'fındık var mı' diyor. Böyle gayri ciddilik olur mu?''

 

"Tahriklere kapılmayın"

Bursa'nın Türkiye'nin özü, özeti olduğu olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bursa'da barış, huzur, geleceğe huzurla yürüyen bir Bursa var. Öyleyse bugünlere kardeşlikle gelen Bursa geleceğe de kardeşlikle yürüyecektir. Hiç şüphemiz yok. Her bir Bursalı kardeşimden rica ediyorum, tahriklere kapılmayın, kirli oyunlara alet olmayın, kışkırtmalara kulak asmayın. İnegöl'de yaşananlar kirli bir provokasyondur, Dörtyol'da yaşananlar kirli bir tahriktir. Biz 73 milyon olarak olarak şanlı tarihi birlikte yazdık. Gelecek destanını da inşallah hep birlikte yazacağız.
Çok kirli oyunlar oynanıyor. Çok kirli tezgahlar kuruluyor. İşe Dörtyol'da meydana çıkanları gördünüz değil mi? Kimin kimlerle iş tuttuğunu öğrendiniz değil mi? İnternete düşen yüksek yargıdaki o telefon görüşmelerini gördünüz değil mi? Kimlerin kimlerden medet umduğunu gördünüz değil mi? İşte TBMM ve ardında meydanlarda hangi partilerin birbiriyle 'hayır cephesi' oluşturduğunu gördünüz değil mi? Bunlar hayatta bir araya gelemezler, şimdi nasıl bir araya geldiler. Kim var bu hayır cephesinde CHP, MHP, BDP, Türkiye Komünist Partisi, İşçi Partisi, YARSAV var. Bunlar akşam yatarken başka, sabah kalkarken başka konuşur.''

 

"Bir trilyon lira yolsuzluğun hesabını versin CHP''

Başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin Anayasa değişikliğinin TBMM'de kabul edilmesinin ardından medyada ''411 el kaosa kalktı'' başlığının atıldığını anlatan Erdoğan, ''Hani siz özgürlükçüydünüz? Hani siz demokrattınız? Hani siz, hak hukuk, bunları tanıyordunuz? Nasıl olur da yasama organının aldığı bu karara, milletin vekillerinin o kalkan ellerine sen 'Kaosa kalkan el' dersin'' diye sordu.

Değişikliğin CHP tarafından Anayasa Mahkemesi'ne taşındığını, iptal davasının altında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile eski Genel Başkan Deniz Baykal'ın da imzasının olduğunu ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
''Eski genel başkan, bugün açıklama yapmış. 'Eğer evet çıkarsa Türkiye bölünür.' Senin hayatın zaten hep bunlarla geçti. Bir kasetle duman oldun gittin. Söylemeyecektim, konuşmayacaktım, en sonunda konuşturttu. 'Evet' ile Türkiye bölünürmüş...
Ya sen bu milletin iradesinden 'evet' çıkarsa nasıl olur da Türkiye bölünür dersin? Bunların milli iradeye bakışı bu. Bunların milli iradeye saygısı yok. Yıllarca hep bunu söylediler. 'Eğer AK Parti kazanırsa rejim tehlikededir' dediler. Ne oldu? Tehlike mi var? Herkes huzur içinde. Türkiye dünyada saygın bir ülke haline geldi. Sana ne oluyor? Millet, millet... Millet, bu partinin istikametini, rotasını benim aziz milletim çizdi. Egemenlik, kayıtsız şartsız milletin. Bitti. Bunlar ne derse desin.''