Yatırım, hukuk devleti tesis edilirse kalıcı olur

İdamın gündeme gelmesi, işkence ve şiddet görüntüleri hukuku öne çıkardı. Not açıklamaları öncesi adım atılmaması yatırım ortamı açısından ciddi sıkıntı doğurabilir.

20 Temmuz 2016 Çarşamba, 06:12
Abone Ol google-news

Darbe girişimi sonrası alınan acil önlemlerle darbenin ilk şok etkileri bertaraf edilse de bundan sonra atılacak adımların dikkatli atılmaması durumunda ekonomide ciddi sorun yaşanabileceğine dikkat çekildi.

İlk başta oluşacak likidite sorunun hızlıca giderilmiş olduğuna dikkat çeken akademisyenler, idam cezasının yeniden gündeme getirilmesi, işkence ve şiddet görüntüleri ve tek kişinin aldığı kararların iki gün sonra ilgili kurullarca açıklanacak olmasının duyurulması ile oluşan görüntünün ‘hukuk devleti tesisi’ sorunu yarattığı, bunun da kalıcı ekonomik sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundular.

Söz konusu darbe girişiminin ekonomiye olası etkileri hakkındaki soruları yanıtlayan Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ile ilgili açıklamalarının önem kazandığını, ülkenin yatırım yapılabilir konumda kalabilmesi için en az iki kuruluştan bu yönde olumlu not alması gerektiğini hatırlatarak, yatırımcı açısından özellikle hukuk devletinin tesis yönünde olumlu adımlar atılmasının zorunlu olduğunu dile getirdi. Kozanoğlu’nun sürecin ekonomiyi nasıl etkileyeceğine dair değerlendirmeleri özetle şöyle:

* Darbe girişiminin ilk şok etkileri, likidite genişletilmesi politikası ile aşıldı. Pazartesi bankalara sonsuz miktarda lira ve döviz verileceği açıklandı. Bunların faiz ve işlem maliyetlerinde kolaylığa gidileceğini söylendi ve ilk panik aşıldı.

* Ancak, bu önlemlerle sorun atlatılsa da ölüm cezasının yeniden gündeme gelmesi, medyaya yansıyan işkence ve şiddet görüntüleri, Cumhurbaşkanı’nın salı günü yaptığı, “çarşamba günü Bakanlar Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu önemli kararlar açıklayacak” yönündeki kararları ben alıyorum, gerekli kurullar açıklıyor görüntüsü.

Zor görünüyor

* Bu yöndeki gelişmeler hukuk devleti yönünde adımların zor olduğunu işaret ediyor.

* Yerli ve yabancı yatırımcı açısından hukukun tesis etmediği yönündeki adımlar, derecelendirme kuruluşlarının açıklamalarını önemli hale getiriyor.

* Bir ülkenin yatırım yapılabilir statüde olması için uluslararası kuruluşlardan yani Moody’s, S&P ve Fitch’ten ikisinin onayını almak gerekiyor.

* Bunlardan S&P’nin değerlendirmesine göre Türkiye, yatırım yapılabilir standartta değil. Moody’s’in notu izlemeye aldığı açıklaması ekonomi üzerinden Demoklesin Kılıcı gibi sallanıyor.

* Moody’s notu 5 Ağustos’ta Fitch de 19 Ağustos’ta yapacak. Bundan evvel hukuk, demokrasi ve istikrar yönünden inandırıcı bir iklimin hâkim kılınması gerekiyor.

Olumsuz yansıma

* Bunların ötesinde son yaşanan sürecin ekonomiye orta ve uzun vadeli ciddi olumsuz yansımalar olacak. 4 Birincisi turizm sektörü yeni bir darbe yedi.

* Bu iç turizme de yansıyacak. Hem insanların ülke içindi can güvenliği kaygısının artması hem kamu çalışanlarının izinlerinin iptali, insanların para harcamaya yönelik hem kişisel arzularının hem de ekonomik anlamadık motivasyonlarının dibe vurmasına yol açacak.

* Zorunlu günlük harcamalar dışındaki tüm talepte gerileme yaşanacak.

* Borsa artı iç borçlanma senetlerinde 80 milyar dolar civarında yatırımı olan yabancıların panikle satış yapmaması olumlu bir seyir. Bu da dünyada faizlerin çok düşük, kamu borçlanma senetlerinin üçte birin eksi faizde seyretmesinin sonucu...

* Faiz kararı da bu kaygının Merkez tarafından da paylaşıldığını gösteriyor.

Emek susturulacak

* Darbe ortamını bahane ederek emek kesiminin susturulmaya çalışılması, emekçilerin ücretlerinin ve sosyal haklarının aşağı çekilmesi zaten şiddet ortamından kaygılı olan toplumunu çok daha olumsuz etkileyecek.

Boratav: Finans sistemi istikrar ister

Prof. Dr. Korkut Boratav, darbe girişiminin Türkiye’nin ekonomideki kronik kırılganlıklarının kısmen daha hafif olduğu bir döneme denk geldiğini belirterek, dış piyasalar için en büyük riskin siyasi istikrar olduğunu söyledi. Boratav, finans rejiminin bir ülkede ilgilendiği asıl konunun demokrasi değil siyasi istikrar olduğuna işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı: 

Ortada ekonomi açısından çok dramatik bir durum yok. Ekonomideki kronik kırılganlıkları biliyoruz, ama darbe girişimi kısmen bu kırılganlıkların hafif olduğu dönemde yaşandı. Cari açıktaki düşüş kalıcı görünüyor. Brexit sadece Türkiye’yi değil tüm dünyayı çok olumsuz etkilemedi. 2015’ten itibaren bankaların kısa vadeli dış borcunda kısmi bir toparlanma var.

Paniğe dönebilir

* Döviz kuru çok hareketlenmedi. 2.98 seviyesi bir felaket değil. Tüm bunları düşününce uluslararası kuruluşlar da Türkiye hükümetini bu badireyi atlattığı için tebrik etti. Ama uyarılarını da yaptı. 

* Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’deki siyasi ortamı olumsuz değerlendiriyor ve not indirme eğilimine girdiklerini belirtiyor. 

* Ekonomideki sükûnet ortamı panik ortamına da dönebilir. Bunun için bir öngörüde bulunmak zor şimdilik. 

* Finans sistemi kendi çıkarlarına ters bir sistemi istemez. Kazançlarına bakar. Onlar için demokrasi değil siyasi istikrar önemlidir. Darbe ile ya da başka bir yöntemle şirketlerine el konulacak bir sistem istemezler.