Yemen'de siyasi belirsizlik sürüyor

Sekiz aydır süren Yemen devrimi siyasi belirsizlik, sosyal ve ekonomik olarak altüst olan günlük hayat ve her an alevlenmeye hazır olan ''iç savaş'' tehdidi ile ''çileye'' dönüştü.

14 Ekim 2011 Cuma, 10:53
Abone Ol google-news

Ocak ayı sonlarında bölge ülkelerindeki ''Arap Baharı'' rüzgarından etkilenerek başlayan ve 33 yıllık Ali Abdullah Salih iktidarının sonlanmasını isteyen ayaklanmalar ''devrim'' öncesi Yemen'i mumla aratıyor.

Ülkenin uğradığı ekonomik kayıplar ve yükselen enflasyon, Arap yarımadasının en fakir ülkesi konumundaki Yemen'i gün geçtikçe fakirleştirmeye devam ediyor.
Artan petrol fiyatları, gıda, elektrik ve su gibi kalemlere yapılan zamlar Yemen halkını büyük bir bunalımın içine sokuyor.

Başkent Sana elektriği unuttu

Muhalefet ve iktidar arasındaki siyasi çekişmeler sık sık bozulan anlaşmalarla her geçen gün çözüm umutlarından uzaklaşırken, halk yaşanan çekişmelerden dolayı cezalandırıldığı görüşünü taşıyor.

Başkent Sana'da yaklaşık altı aydır süren elektrik kesintileri son bir aylık sürede günlük 20 saati bulmaya başladı. Kent genelinde günlük hayatın ritmi bozulurken, eğitim, ticaret ve diğer birçok sektör sekteye uğruyor.

Sana adeta ''karanlık'' kent görünümüne bürünürken, gündüzleri ise kenti yoğun bir jeneratör sesi kaplıyor. Halk arasında konuşulan konulardan biri ise devrimin uzaması ve yaşanan kesintilerden dolayı jeneratör satıcıları gibi fırsatçı birçok tüccarın süreçten yararlanması olarak görülüyor.

BM yapılan görüşmelerden sürekli eli boş dönüyor

3 Haziran günü başkanlık sarayına yapılan bombalı suikast girişimi sonucunda ağır yaralanarak tedavi için Suudi Arabistan'a giden Salih'in 23 Eylül'deki sürpriz dönüşüyle ''iç savaş'' tehdidinin arttığı Yemen'de, Birleşmiş Milletler'in (BM) diplomasi trafiği artıyor.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) barış planının daha önce tarafların anlaşamaması nedeni ile defalarca askıya alınması, planın artık gerçekleşmesi olasılığını azaltırken, BM heyetleri yapılan görüşmelerden sonuç alamadan dönüyor.

Muhalefet ve iktidarın üzerinde anlaşamadığı konular ise Salih'in ve yolsuzluğa karıştığı iddia edilen bakanların yargılanması ve muhalif aşiret liderleri ile generallerin Salih tarafından iyi niyetli olmamakla suçlanması olarak göze çarpıyor.

Salih'in daha önce verdiği demeçlerde sık sık Ahmar kabilesi lideri Sadık ve Hamid Ahmar'ı iktidar hırsıyla gençleri kullanmakla suçlaması ve kurulacak Ulusal Geçiş Konseyinde bu iki isim oldukça gücü devretmeyeceğini söylemesi barış görüşmelerini çıkmaza sokarken, muhalefetin Salih ve aile fertlerini yargılama konusundaki ısrarı son gelen BM heyetini de eli boş gönderen en büyük sebep olarak gösteriliyor.

El Kaide tehdidi ve sokak çatışmaları devam ediyor

Eylül ayı başlarında şiddetlenen ve bir hafta içinde 150 kişinin ölümüne neden olan sokak çatışmaları yer yer devam ediyor.
Ordunun güney bölgelerdeki El Kaide terör örgütü ile mücadelede galip geldiği açıklamalarından kısa bir süre sonra ABD'nin insansız hava uçakları kullanarak öldürdüğü Enver El Evlaki sonrası bölgedeki terör eylemleri artıyor.
Son yaşanan olaylarda iki intihar saldırısı ile ordu mensupları hedef alınırken, bir hava kuvvetleri komutanı aracına yerleştirilen bomba ile hayatını kaybetmiş, savunma bakanı ise benzer bir saldırıdan yara almadan kurtulmuştu.

Şehir merkezlerinin kontrolünü elinde bulunduran hükümete bağlı ''Muhafız birlikleri'' ile muhalif silahlı birlikler ve aşiret üyelerinin tetikte bekleyişleri ise devam ediyor.
Sana'da birçok caddeyi askeri kontrol noktaları ile koruma altına alan askerlerle muhalif silahlı gruplar arasında yer yer çatışmalar yaşanıyor.

Sık sık tansiyonun arttığı şehirlerden olan Taiz'de ise göstericilerle güvenlik güçleri arasında can kayıplarının yaşandığı çatışma haberleri gelmeye devam ediyor.

Nobel barış ödülü sevinci

Muhalif gazeteci ve aktvist Tevekkül Karman'ın bu sene verilen Nobel Ödüllerinde ''barış'' ödülüne layık görülmesi muhalif kanatta sevinç yarattı.

32 yaşındaki iki çocuk annesi Karman'ın ödülü bir anda dünyanın gözlerini Yemen'e çevirirken, hükümet kanadı ve devlet televizyonunun ödüle olan sessizliği dikkat çekiyor.
Ödülü şaibeli olarak gören bazı hükümet yetkilileri Karman'ın ''barış'' mücadelesi verdiği yönündeki iddiaları ise reddediyor.

Bazı hükümet yanlısı gazetelerde, ''Karman'ın organize ettiği yürüyüşlerde uyarı yapılmasına ve can kaybı yaşanması ihtimallerinin kendisine bildirilmesine rağmen ısrarla eylemlerini yapması sonucu 8 sivilin hayatını kaybettiği'' hatırlatılıyor.