'Yöneticilerin makamları adeta ikna odalarına dönüştü'

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ı, TRT konusunda sert sözlerle eleştirerek, "TRT'de kendi adamlarına yer açmak için tarihin en büyük kadrolaşma harekatı başlatılmıştır. Yöneticilerin makamları adeta 'ikna odaları'na dönüşmüştür" dedi.

05 Aralık 2011 Pazartesi, 12:38
Abone Ol google-news

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ı sert sözlerle eleştirdi. "AKP'nin propaganda aracına dönüşen TRT'nin yönetimi siyasal kadrolaşma için 3 yılda ikinci kez emekliliğe teşvik düzenlemesine giderek TRT emekçilerine 'ya emekli ol ya da yer beğen' ültimatomu vermiş, emekliliği kabul etmeyenleri ya da süresi dolmayanları sürgünle tehdit etmiştir" diyen Tarhan, şöyle dedi: "Bununla da yetinmeyip, fişlenenlerin listesini yayınlanmış, TRT'de kendi adamlarına yer açmak için tarihin en büyük kadrolaşma harekatı başlatılmıştır. TRT yönetimi bağlı olduğu bakana derin bağlılığını kanıtlamaya çalışırken, fişlediği bu deneyimli, bilgili ve birikimli yayıncıları emekliliğe zorlamak için her yola başvurmakta, teşvik edemediğini tehdit etmektedir. Emeklilik dilekçesi vermeyenler yöneticilerin odasına çağrılmış ve 'sizinle çalışmak istemiyoruz ya emekli olursunuz ya da sonuçlarına katlanırsınız' denilerek tehdit edilmişlerdir. Yöneticilerin makamları adeta 'ikna odaları'na dönüşmüştür. TRT'deki bu icraattan sorumlu Bülent Arınç'ın kendinden olmayana bakışı daha dün bir kez daha kanıtlanmıştır. Arınç, Memur Sen'i referandumda 'evet' oyu verdiği için vatansever ve mevzuat düzenlemelerinde sözü dinlenecek ve parsadan pay almaya tek hakkı olan sendika olduğunu, kendi kaba ifadesiyle 'hayır hayır diye yırtınanların' ise söz söylemeye hakkı olmadığını ilan etmiştir. Böylece çoğunlukçu ve antidemokratik anlayışını bir kez daha deşifre etmiş, kendisinden farklı düşünenleri neredeyse 'kırk satır ya da kırk katıra' mahkum edilecek vatan hainleri yerine koymuştur."

'Başbakanlığa meraklı'

Arınç için, "Başbakanlığa meraklı" ifadesini kullanan Tarhan, şöyle dedi: "Olanlar ve söylenenler Başbakanlığa meraklı bu Başbakan Yardımcısının sorumlu olduğu kurumda 'bizden olmayanın boynu vurula' demediğine şükreden basın emekçilerine nasıl kan kusturduğunun, nasıl sürgünlere ve soruşturmalara mahkum ettiğinin ve dinmek bilmeyen nefret politikasının nerelere varacağının da göstergesidir."

Yüzde 42'nin düşman ilan edildiğini savunan Tarhan, "Belki de haklısınız Sayın Arınç. Çünkü düşünen, gerçekleri gören ve konuşanlar, onlar ki elbette dostunuz değil, sizce düşmanlarınızdır. Fişlenmeli, halledilmeli, olmadı sürülmeli, olmadı zindanlara gönderilmelidir. Onlara yani sorgulayan ve biat etmeyenlere sizin 'ileri demokrasinizde' asla yer yoktur. 'vatansever evetçiler' dışında kalan yüzde kırkiki, vatan haini ilan ettiğiniz o yüzde kırkikinin kalanını ne zaman 'halletmeyi' sürgünlere, yetmedi zindanlara göndermeyi planlıyorsunuz Arınç" dedi.
 

'Başbakan olmaktansa değerler üretmek daha evladır'

"Unutmayın ki, söyledikleriniz yapmayı düşündüklerinizin bir önizlemesidir" diyen Tarhan, "Ne yazık ki, heyecanlı çıkışlarınızla hayal ettiğinizi artık gizleyemediğiniz Başbakanlık makamında raconun yalandan da olsa balkon konuşmaları olduğunun dahi farkında değilsiniz Arınç. Üstelik inanın ki, aslında Başbakan olmaktansa değerli olmak, değerler üretmek daha evladır" dedi.