Yüksek mahkeme: İhlal kararı vermemize karşın cezaevindeki uygulama sürüyor

Anayasa Mahkemesi, cezaevinde ifade ve yayın takip etme özgürlüğü konusunda çok sayıda ihlal kararı verilmiş olmasına karşın aynı konudaki şikâyetlerin sürmesine isyan etti.

21 Mayıs 2019 Salı, 22:27
Abone Ol google-news

Anayasa Mahkemesi, kendilerine gönderilen süreli yayınların cezaevi idaresi tarafından teslim edilmeyen bir grup mahpusun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Süreli yayınların ceza infaz kurumlarına kabul edilmesine ilişkin mevcut sistemde uygulamadan kaynaklanan bir yapısal sorun bulunduğu belirtilen kararda, “Süreli yayınların yeknesak, hakkaniyete uygun ve Anayasa Mahkemesi’nin öngördüğü kriterleri karşılayan bir yöntemle mahpuslara tesliminin sağlanması için etkin bir düzen kurulmadığı takdirde söz konusu yapısal sorunun devam edeceği ve bunun ifade özgürlüğünün devamlı ihlali anlamına geleceği açıktır” tespiti yapıldı.

PKK terör örgütüyle ilgili terör suçlarından tutuklu veya hükümlü olan bir grup mahkûm, ücretini ödeyerek abone oldukları Özgür Gündem, Özgürlükçü Demokrasi ve Azadiya Welat’ın arasında bulunduğu 10 gazete ile Jineoloji adlı derginin sayılarının 2014-2018 yılları arasında kendilerine verilmediği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Yüksek Mahkeme, yaptığı inceleme sonucunda başvurucuların anayasanın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.

‘Kriterlerimize uyulmuyor’

Kararın gerekçesinde, AYM’nin daha önceki kararlarıyla ceza infaz kurumlarında yayınlara erişim ve yayınların ceza infaz kurumlarına kabulüne ilişkin içtihadı belirlediği; tutuklu ve hükümlülerin yararlanabileceği yayınlara ilişkin esasların da altını çizdiği vurgulandı. Kararda ceza infaz kurumu idarelerinin ve derece mahkemelerinin söz konusu yayınların başvuruculara teslim edilmemesine ilişkin kararlarının bir kısmında, AYM’nin belirlediği kriterleri karşılamayan değerlendirmeler yapıldığı aktarıldı.

Aynı yayının ülke çapında bulunan tüm ceza infaz kurumlarında aynı statüde bulunan tutuklu ve hükümlülere verilip verilmemesine ilişkin değerlendirmelerin son derece değişken olduğunun gözlemlendiği ifade edilen kararda, “Süreli yayınların ceza infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlülere teslim edilip edilmemesinde keyfiliği engelleyecek, aynı hukuki durumda bulunanlara aynı uygulamanın yapılmasını sağlayacak, açık, yol gösterici ve istikrarlı idari uygulamaları garanti edecek bir mekanizmanın bulunmadığı kanaatine ulaşmıştır. Sonuç olarak, süreli yayınların ceza infaz kurumlarına kabulüne ilişkin uygulamada Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterleri karşılayan yeknesak değerlendirmeler yapılamadığı görülmüştür” denildi.

Kriter olmalı

Kararda, Anayasa Mahkemesince bugüne kadar aynı konuda çok sayıda ihlal kararı verilmiş olmasına karşın bu nitelikteki müdahaleler ve bunlara karşı yapılan bireysel başvuruların devam ettiğine işaret edilerek, Adalet Bakanlığı’na bağlı cezaevleri şöyle eleştirildi: “Süreli yayınların ceza infaz kurumlarına kabul edilmesine ilişkin mevcut sistemde uygulamadan kaynaklanan yapısal bir sorun bulunduğu görülmektedir. Süreli yayınların yeknesak, hakkaniyete uygun ve Anayasa Mahkemesi’nin öngördüğü kriterleri karşılayan bir yöntemle mahpuslara tesliminin sağlanması için etkin bir düzen kurulmadığı takdirde söz konusu yapısal sorunun devam edeceği ve bunun anayasanın 26. maddesinde korunan ifade özgürlüğünün devamlı ihlali anlamına geleceği açıktır.”
AYM, 63 başvurucuya 500’er TL tazminat ödenmesine da karar verdi. 

KAVALA’NIN BAŞVURUSU GÖRÜŞÜLECEK

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Gezi Parkı soruşturması kapsamında 1 Kasım 2017’de tutuklanan ve hakkında dava açılan Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Osman Kavala’nın bireysel başvurusunu bugün görüşecek. Toplantıda, Kavala’nın avukatlarının, “Tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması ve tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği” iddiaları ele alınacak.

Raportör ihlal istedi 

Bireysel başvuruyu inceleyen AYM raportörünün raporunda, “Hakkında uygulanan tutuklamanın hukuki olmadığı iddiasıyla ilgili Kavala’nın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği” değerlendirmesini yaptığı öğrenildi.