Zehirlenme: İntihar edenlerin çoğu kadın

Ulusal Zehir Danışma Merkezi'ne geçen yıl yapılan başvuru sayısı 131.390 gibi rekor bir sayıya ulaştı! Zehirlenme yoluyla ilaç alanların çoğu kadın!

18 Haziran 2009 Perşembe, 10:00
Abone Ol google-news

Türk Toksikoloji Derneği'nin 7. Ulusal Kongresi'nde bir sunum yapan, Sağlık Bakanlığı'na bağlı Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Zehir Araştırma Müdürlüğü'ne bağlı olarak kurulan Ulusal Zehir Danışma Merkezi'nden (UZEM) Dr. Nurhan Özcan, 114 numara ile UZEM'e yapılan başvuruların sayısında büyük artış olduğunu, 1988 yılında sadece 1000 başvuru yapılmışken, 2000 yılında 18.800, 2006'da 47.452, 2008 yılında ise 131.390 başvuru yapıldığını açıkladı!

Dr. Özcan, geçen yılki başvurulardan 77.988 vakanın tedavi yönlendirilmesinin yapıldığını açıkladı. 1988 başvurularının istatistiki dağılımlarına göre ise, tanı ve tedavi konusunda Merkez'in rehberlik yaptığı vakaların yüzde 69.28 beşeri ilaçlar; yüzde 8.68'i tarım ilaçları ve zararlılarla mücadele maddeleri; yüzde 7.84'ü evde kullanılan ürünler; yüzde 5.71'i endüstriyel kimyasal maddeler, yüzde 3.8'i gıda zehirlenmeleri; yüzde 1.79'u hayvan sokmaları ve ısırmaları, yüzde 1.48'i kozmetik amaçlı kullanılan ürünler ve daha düşük sayılarda da bağımlılık yapıcı maddeler, bitki kaynaklı zehirlenmeler, veteriner ilaçlar... Yani zehirlenme ajanları olarak 10 ana başlık saptanmış: İnsan sağlığı ürünleri, hayvan sağlığı ürünleri, endüstriyel kimyasallar, ev temizlik ürünleri, kozmetikler, tarım, çeşitli araçları kötüye kullanım, gıda kaynaklı, bitki kaynaklı, hayvan kaynaklı... Bu başlıkların daha alt başlıkları da var.

Örneğin zehirlenmede bir nolu ajan olan insan sağlık ürünlerinde birinci sırayı yüzde 69-73 oranında ilaç ve benzeri maddeler alıyor. Bu ilaçlardan büyük çoğunluğunu ise sinir sistemini tutan ilaçlar oluşturuyor, diğer iki sırada ise kas ve sindirim sistemine yönelik ilaçlar bulunuyor. Ev kimyasallarında ise en çok ağartıcı maddeler kullanılıyor. Ülkemizde civa zehirlenmeleri, dünya ortalamasına göre yüksek.

Dr. Özcan'a göre, 114 nolu telefonla yapılan başvuruların sayısı her yıl yüzde 10 artıyor. Özellikle başvurular 2005'den sonra hızla yükseldi.

Özcan, 2008 başvurularının dağılımını ise şöyle verdi: %79'u devlet hastanelerinden.. Yüzde 12'si fakültelerden.. Yüzde 6'sı özel sağlık kuruluşlarından... Toplamın yüzde 59'u vaka başvurusu, yüzde 38'i vaka dışı başvuru, yüzde 2.5'u ise genel bilgi için başvuru yapılmış. Başka bir istatistiki bilgi ise şöyle: başvuruların yüzde 96'sı doktorlardan, yüzde 2.5'u ise ailelerden geliyor.

Özcan'a göre 2008'de intihar vakalarının oranı yüzde 44. Bu intihar girişimlerinde, yüzde 93 oranında, ağız yoluyla alınan ilaç ve diğer maddeler kullanılmış. İntihar başvurularının yüzde 80'i ise ilk altı saat içinde gerçekleşiyor. Marmara bölgesi ise, toplam başvuruların dörte birini oluşturuyor. Kongre'de yapılan sunumda, intihar girişimlerinde kadınlar başı çekiyor: Yüzde 58; erkek oranı ise yüzde 35. Okul çağı ve gençlik intihar denemeleri, başvuruların büyük bölümünü oluşturuyor ve burada da genç kızlar ilk sırada.

 

Benzer sonuçlar

9 Eylül Üniversitesi İlaç ve Zehir Danışma Merkezi'nden Yeşim Tunçok da, merkezin işlevlerini anlattı, 2007'de merkeze büyük çoğunluğu zehirlenme ile ilgili 2576 başvuru yapıldığını açıkladı. Tüm zehirlenmelerin yüzde 65,5'i isteyerek alınan zehirlenme araçlarıyla gerçekleşmiş. Burada da ilaçlar başı çekiyor. Burada da 13-18 ve 19-20 yaş gruplarında zehirlenmeler çoğunlukta. Bu gruplar arasında da kadınların oranı en yüksek. İntihara kalkışanlar arasında 19-29 yaş aralığının en yüksek olduğu ve kadınların sayıca çok olduğu görülmüş. İzleyebildikleri vakalar çerçevesinde, ölüm oranı ise yüzde 0.8.

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Dr. Çetin Kaymak, hastane yoğun bakımında tedaviye alınan zehirlenme vakalarıyla ilgili bilgi verdi. Kaymak, 80 bin kimyasal ürünün varlığından bahsetti ve yiyecek içeceklere 3 bin madde katıldığına işaret etti. Hastane kayıtlarına göre, beş yılda 300 zehirlenme vakasının yüzde 90'ının özkıyım (kendi canına kıyma-intihar) amaçlı olduğunu belirten Kaymak'a göre, özkıyım aracı olarak yüzde 90 merkezi sinir sistemini tutan ilaçlar kullanılıyor.

Dünya Sağlık Örgütü kimyasal Güvenliği Çevre Programı örgütünden Nida Besbelli, dünya zehir merkezlerinin kuruluş ve işlevleri üzerine açıklamalar yaptı. İlk zehir merkezi 1950'de ABD'de kurulmuş. 1960'lı yıllarda Avrupa'da çok yayılmış. Zehirlenme merkezleri, giderek halk sağlığı, araştırma ve eğitim rolleri de üstlenmişler. Besbelli, uluslararası düzeyde kimyasal maddeler ve sağlıkla ilgili düzenlemeler konusunda da bilgi verdi. Türkiye ile gelişmiş ülkelerde zehir merkezlerine başvuruların dağılımında ise farklılık var. ABD'de en çok birey ve ev başvuruları çoğunlukta iken, Türkiye'de sağlık kuruluşları birinci sırada.

 

Bilimsel program

Toksikoloji Ulusal Kongresi, zengin bir programla sürdü. Biz buraya sadece zehirlenme ile ilgili oturumda sunulan bildiriler hakkında bir özet bilgi veriyoruz. Yerimiz çok değişik ancak hepimizin sağlığıyla ilgili konuları benzer şekilde ele almaya uygun değil. Ancak bildirilerin derneğin web sitesine konması durumunda geniş kesimler bunlardan yararlanabilir.

Kongrenin ana teması "İnsan Sağlığı ve Çevrenin Korunmasında Toksikolojinin Rasyonel Kullanımı" olarak belirlenmişti. "Kongrenin bilimsel programı 6 konferans, 10 oturumda toplam 42 çağrılı tebliğ, 28 sözlü sunum ve 111 poster sunumu ile gerçekleşti. 42 değişik üniversite, başta Sağlık, Tarım ve Ormancılık, Çevre ve Orman, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları ve bunların alt birimlerinden olmak üzere toplam 17 değişik kamu kuruşundan ve 10 değişik özel kuruluş ve firmadan katılımcılar ülkenin dört bir yanından gelerek kongreye katkı verdiler."