Vitrindekiler...

Cumhuriyet Kitap'tan, raflarda yerini alan çeşitli alanlardan yayımlanmış kitaplardan kısa bir seçki...

31 Ekim 2021 Pazar, 00:03
Abone Ol google-news

Kızıl Ordu Süvarisi Trabzonlu Hacı Hasan ve Yedinci Oğlu / Hakkı Keskin / Cumhuriyet Kitapları / 456 s.

Bir babanın yaşadığı inanılması güç, acı dolu büyük serüvenin, yedinci oğul tarafından zirveye taşınışıdır Kızıl Ordu Süvarisi Trabzonlu Hacı Hasan ve Yedinci Oğlu’nda anlatılan. Yarım yüzyıldır sıra dışı örgütleme yeteneğiyle Almanya’daki Türk toplumunun hakları için sonu gelmeyen bir savaşım içinde olan Hakkı Keskin kişisel bir biyografi olmanın çok ötesindeki kitabında; bu savaşımında; son elli yılda yaşanan göç ve göçmenlikle birlikte, uyum politikalarını, Türkiye-Almanya, Türkiye-Avrupa ilişkilerinin iç ve dış politikalarında yaşanan değişim sürecini ortaya koyuyor.

Ankara’nın Kördüğümü Sakarya - Mustafa Kemal Paşa’nın Dehası / Kadim Koç / Bilgi Yay. / 358 s.

Makedonya Kralı Büyük İskender’in M.Ö 334 yılında çözemediği düğümü, 1921’de Yunan Kral Konstantin de çözememişti. Gordion’un kördüğümünü Sakarya Meydan Muharebesi’nde Türk Milletinin gösterdiği fedakârlık ve çabası ile sabırla çözen Mustafa Kemal Paşa olmuştur. 238 yıllık geri çekilme, Polatlı ve Haymana topraklarında durdurularak Anadolu’nun o kördüğümü çözülmüş ve ileriye doğru ilk adımlar Dua Tepe’de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa önderliğinde atılmıştır. Bu kurtuluş destanının 100. yılında yayımlanan kitapta, isimlerini mezar taşlarına yazamadığımız şehitlerimizin ve sahne arkasında kalan kahramanların o destansı günlerde yaşadıkları anlatılmaktadır.

Yakın Siyasi Tarihimizde Demokrasi Yolculuğu ve Yaşadıklarım / Ahmet Fuat Özkan / Sevli Yay. / 352 s.

Eğitimci yazar Ahmet Fuat Özkan’ın on bölümden oluşan kitabı yakın siyasi tarihimiz, demokrasi ve demokrasi mücadelesi konusunda uzun yıllardır emek verdiği çalışmalarından oluşuyor. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarındaki atılımların irdelenmesiyle başlayan kitapta, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyada ve ülkemizde esen demokrasi rüzgârının siyasi tarihimizde darbelerle yolunun kesilişi ve inişli çıkışlı yolculuğuylü seren kitapta; Cumhuriyet Aydınlanmasının birikimi olan 68 Kuşağı, 1980 öncesi Cumhuriyet ve demokrasi mücadelesinde toplumsal muhalefete damgasını vuran TÖB-DER (Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği) ve TÖB-DER’lilerin öyküsü anlatılıyor.

Fikir ve Sanat Âlemimize Bu Hürriyet Kâfi Değildir / Asri Rüyalar, Fetiş Rejimler / Vâ Nû (Vâlâ Nureddin) / Derleyen ve Yayına Haz. Tuncay Birkan / Can Yay. / 432 s. - 420 s.

Vâlâ Nureddin ‘Vâ-Nû’, günümüzde sadece Nâzım Hikmet’in yakın dostu ve biyograficisi olarak hatırlanıyor. Oysa çok uzun yıllar “Türkiye’nin bir numaralı fıkracısı” kabul edilmiş; fıkracılık mesaisini, 1920’lerin ikinci yarısından 1960’ların ortalarına kadar kesintisiz, belli bir dünya görüşü etrafında sürdürmüş istisnai bir kalem adamıydı. Hep şu kaygıyı gözetmişti: Yeni kurulan Cumhuriyet’in yurttaşlarını modern, seküler bir kamusal ahlak ve bu ahlakı kurumsallaştıracak bir örgütlülük geliştirmeye teşvik etmek; toplumsal kültürümüzün bu ahlakın geliştirilmesine engel olan yanlarını tatlı bir dille ama kıyasıya eleştirmek. Tuncay Birkan, Vâ-Nû’nün on binlerce yazısı arasından üç yüz kadar fıkrasını iki cilt olarak derleyip yayına hazırladı. Fikir ve Sanat Âlemimize Bu Hürriyet Kâfi Değildir’de, Vâ-Nû’nün edebiyat, dil, din ve ahlak, fikir ve sanatla ilgili yazıları; Asri Rüyalar, Fetiş Rejimler’de de, gündelik hayatı ve toplumsal kültürümüzü eleştiren yazıların yanı sıra çalışma hayatı ve siyasetle ilgili yazıları yer alıyor.

Büyümek İstedim / Ali Balkız / Literatür Yay. / 244 s.

“Dilinin yetkinliği, kültürel bir ortamla ülke gerçeklerini iç içe vermesindeki sağlam kurgusu, doğal bir anlatımla yarattığı biçemle özellikle köy toplumunun kültürel havasını güçlü gözlemlerle yansıtması, alaysamalı bir söylemle yapaylığa düşmeden kör inançlara bağlı töreler karşısında halkta toplumsal bilinç yaratması, onun ardında yatan gerçeği olayların içinden görerek etkili biçimde vermesi” nedeniyle Çiğli Belediyesi 2021 Fakir Baykurt Roman Ödülü’nü kazandığı romanını Ali Balkız; olağanüstü meraklı ve bir an önce büyüyüp hayata atılmak / katılmak isteyen ilkokul öğrencisi Gollik Ali’nin bakışından anlatıyor. Balkız, 27 Mayıs 1960’ın arifesinde, siyasî çatışmaların yansımasını gördüğümüz Orta Anadolu’daki biri Alevî, öteki Sünnî olan iki köydeki yaşam biçimini, sert doğa koşullarını, insanlarını, ilişkilerini imgesel betimlemelerle kaleme alıyor. Farklı âdet, kültür ve inanç içinde yaşasalar da hep dayanışma içinde olan bu iki komşu köy, “bir değirmen kurma” meselesi yüzünden - biraz da iki Ağa’nın rekabetinden - birbirine giriyor ve ardından da amansız bir yarış başlıyor...