Suriye’de pizza ve votka anlaşması
Aslı Aydıntaşbaş
Son Köşe Yazıları

Suriye’de pizza ve votka anlaşması

11.09.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov tam bir eski kurt. Yıllardır aynı görevde. Putin’i değil devleti temsil ediyor. Hali, tavrı, esprileriyle neo-emperyal Rusya’nın tüm özelliklerini taşıyor.
O yüzden de Lavrov’un Cenevre’de ABD ve Rusya arasındaki tarihi Suriye zirvesinde bir ara dışarıda bekleyen muhabirlere jest olarak pizza ve votka yollamasına çok güldüm. Lavrov muhabirlerin yanına gelip Amerikan tarafının bir türlü karar veremediğini söylemiş ve ABD Başkanı Obama’yla alay etmiş.
Ruslar hafif nobran davranmakta haksız değil. Son yıllarda ABD ambargosuna rağmen yıkılmadılar; kendi tek-adam otoriter yönetim biçimlerini dünyaya makbul bir yönetim şekli olarak kabul ettirdiler; Suriye ve Ukrayna meselelerine ağırlıklarını koyarak yakın coğrafyalarında Rusya’nın izni olmadan adım atılmayacağını kanıtladılar. Ben de olsam Lavrov kadar özgüven içinde davranırdım.
“Pizza ve votka”, aynı zamanda iki süper güç arasında Suriye’deki savaşa son vermek için varılan anlaşmayı da özetliyor aslında. Votka ne kadar Rus içkisiyse pizza da bir o kadar Amerikan milli yiyeceği. (İtalyanlar bulmuş olabilir; ABD kadar pizza tüketen ülke yok.)
Anlaşmanın votka boyutunda, Esad kalıyor, muhalifler Baas rejimini kabul ediyor, Suriye devleti de ateşkes karşılığında kademeli bir geçiş sürecine evet diyor. ABD, “Nihai çözümde Esad olmamalı” dese de Esad’ın gideceğine dair herhangi bir garanti yok. Muhalifler Esad’ı ve Halep’teki yeni durumu kabul etmek zorunda. Onun yerine ateşkes, siyasi af ve uzun vadede kontrollü bir demokratik açılım var. Ölme eşeğim ölme.
İşin pizza tarafında ise Kuzey Suriye’de ABD’nin IŞİD’e karşı operasyonlarının devamı, Rakka’ya yönelik operasyonda ortak Rus-ABD askeri koordinasyonu, ABD destekli muhaliflerin masada olması var. Kürtlerle de Türklerle de işbirliğine devam var. Washington’un planında Türkiye’ye de bir rol var; o da Şam’ın geleceğini belirlemekten ziyade, kendi sınırlarında IŞİD’e karşı bir hat çekmek.
Rusya’nın temel arzusu, rejimin düşmemesi. ABD’nin önceliği ise IŞİD’le mücadele. Pizza-votka anlaşmasında ikisi de gerçekleşiyor. Böylelikle 5 yıl önce Suriye’de demokrasi talebiyle başlayan trajik iç savaş, son derece yavan bir ABD-Rus anlaşması ve küçük hedeflerle sona yaklaşıyor. Ölümü gören dünya, Suriye’ye sıtmayı razı ediyor.
Ankara açısından bu anlaşmanın olumlu ve olumsuz yanları var. Ankara’nın Şam’da rejim değişikliği ve oradaki Emevi camisinde namaz kılmak gibi emellerin gerçekleşmeyeceği artık apaçık ortada. Ortada yalancıktan bir “geçiş süreci” lafı olsa da Esad kalıyor; zaman içinde Ankara’da Suriye rejimiyle iletişime geçmek zorunda kalacak.
Ankara açısından savaşın bitme ihtimali olumlu. Dünya, Türkiye’ye Suriye’de “oyun kurucu” olma imkânı vermedi; onun yerine “Kendi sınırlarını korumak” ve “Mültecileri Avrupa’ya salmamak” gibi iki askeri görev var önümüzde.
ABD ve Rusya arasındaki mutabakata göre Türkiye kendi sınırında o çok istediği tampon bölgeyi kendi imkânlarıyla kuracak. Ben, kendi adıma Suriye’de sadece “Kürt karşıtı” bir refleksle hareket etmenin yanlış olduğunu defalarca yazdım ancak dinleyen yok. Türkiye bu bölgede Sultan Murat Tugayları gibi CIA ile ortak eğitmiş olduğu muhalif grupları kullanacak. Bu muhalifler Halep civarından geleceği için Halep’te rejim varlığı güçlenecek. Nusra izole olacak. Türkiye de belki de 100 yıl sonra ilk kez Arap toprağında bir yönetim modeli deneyecek.
ABD de Rusya da buna itiraz etmiyor; ama fazla katkı da sunmuyor. Ruslar, bunun başarılı bir deneyim olmayacağını ve Türkiye’nin pişman olacağını düşünüyor. Amerikalılar ise memnun; “Birileri IŞİD’le savaşsın da kim savaşırsa savaşsın” havasındalar. Suriye bağlamında Türkler ve Kürtler arasındaki rekabeti “yönetebileceklerini” düşünüyorlar. Müşteri kızıştırmak yöntemiyle ikisini de Rakka’ya sürecekler. Türkler de Kürtler de “Hayır o değil, ben, ben, ben!” havasında.
İşte pizza-votka anlaşmasının özeti de bu.  

Yazarın Son Yazıları

Yaklaşan facia

Yaklaşan facia

Devamını Oku
06.09.2018
Yalancı bahar mı ikinci bahar mı?

Yalancı bahar mı ikinci bahar mı?

Devamını Oku
30.08.2018
Bu mu devlet aklı?

Bu mu devlet aklı?

Devamını Oku
26.08.2018
Lale Devri bitti!

Lale Devri bitti!

Devamını Oku
23.08.2018
Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter

Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter

Devamını Oku
19.08.2018
Avrupa ile yakınlaşmak için

Avrupa ile yakınlaşmak için

Devamını Oku
17.08.2018
Trump, Brunson’la ilgili ne demiş?

Trump, Brunson’la ilgili ne demiş?

Devamını Oku
12.08.2018
Alis harikalar diyarında

Alis harikalar diyarında

Devamını Oku
09.08.2018
Takas formülü: Önce Rahip Brunson sonra Hakan Atilla

Türkiye ile ABD arasında tarihin en büyük krizinde gerilim düşüyor. Henüz bir “el sıkışma” olmasa da, Brunson krizinin nasıl aşılacağı konusunda bir formül yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Formül, iki ülkenin de aylardır konuştuğu “Andrew Brunson-Hakan Atilla” takası. Brunson’ın ABD’ye gönderilmesi karşılığında Atilla bir süre sonra Türkiye’ye gelecek.

Devamını Oku
05.08.2018
Brunson yaptırımları ve devam eden pazarlıklar

Brunson yaptırımları ve devam eden pazarlıklar

Devamını Oku
02.08.2018
Brunson’la takas fikri kimden çıktı

Brunson’la takas fikri kimden çıktı

Devamını Oku
29.07.2018
Al Papaz’ı ver Halkbank’ı

Al Papaz’ı ver Halkbank’ı

Devamını Oku
26.07.2018
Sessizlik

Sessizlik

Devamını Oku
22.07.2018
Bir demokrasi kendini nasıl savunur?

Bir demokrasi kendini nasıl savunur?

Devamını Oku
19.07.2018
Batı’yla pazarlık

Batı’yla pazarlık

Devamını Oku
15.07.2018
Osmanlı bu değildi

Osmanlı bu değildi

Devamını Oku
12.07.2018
Yeni dönem ne olur?

Yeni dönem ne olur?

Devamını Oku
08.07.2018
Dünya karıştıkça biz geriliyoruz

Dünya karıştıkça biz geriliyoruz

Devamını Oku
05.07.2018
Hüzün

Hüzün

Devamını Oku
01.07.2018
Sonuçlara bir de böyle bakın

Sonuçlara bir de böyle bakın

Devamını Oku
28.06.2018
Kazanacağız

Kazanacağız

Devamını Oku
24.06.2018
25 Haziran Türkiye’si

25 Haziran Türkiye’si

Devamını Oku
21.06.2018
Emanetim sende saklı

Emanetim sende saklı

Devamını Oku
17.06.2018
İki seçim arası

İki seçim arası

Devamını Oku
14.06.2018
MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim

MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim

Devamını Oku
11.06.2018
"Akşener'in İnce'yi desteklemesinin önünü kesmeye çalışacaklar"

Oyun büyük

Devamını Oku
10.06.2018
Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i

Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i

Devamını Oku
07.06.2018
Ben sana iktidar olamazsın demedim...

Ben sana iktidar olamazsın demedim...

Devamını Oku
03.06.2018
Sessiz çoğunluk

Sessiz çoğunluk

Devamını Oku
31.05.2018
Burası Rusya değil kardeşim

Burası Rusya değil kardeşim

Devamını Oku
27.05.2018
Ne yapmalı? (24.05.2018)

Ne yapmalı?

Devamını Oku
24.05.2018
Dip dalga ne gösteriyor?

Dip dalga ne gösteriyor?

Devamını Oku
20.05.2018
Baskıda kaosa geçiş süreci

Baskıda kaosa geçiş süreci

Devamını Oku
17.05.2018
Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?

Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?

Devamını Oku
13.05.2018
Attım bunu cebe

Attım bunu cebe

Devamını Oku
11.05.2018
Bilinenler, bilinmeyenler

Bilinenler, bilinmeyenler

Devamını Oku
06.05.2018
Piyesin son sahnesi

Piyesin son sahnesi

Devamını Oku
03.05.2018
Diktatörlüğün sıradanlaşması

Diktatörlüğün sıradanlaşması

Devamını Oku
29.04.2018
CHP’nin zor kararı

CHP’nin zor kararı

Devamını Oku
26.04.2018
İki çift lafım var...

İki çift lafım var...

Devamını Oku
22.04.2018