Gazi Mustafa Kemal Paşa, Latife Hanım ile evleniyor - 1

KONUK YAZAR | Atatürk Araştırmacısı Ahmet Gürel, Cumhuriyet'in Ege'si için yazdı...

20 Aralık 2021 Pazartesi, 09:45
Gazi Mustafa Kemal Paşa, Latife Hanım ile evleniyor - 1
Abone Ol google-news

Uşakizade Köşkü’nün, Gazi ve Latife Hanım’ın evliliklerine tanıklık yaptığı ve ileride ‘Medeni Kanunu’nun bir adımı olarak nitelendirebileceğimiz nikâh güne gelelim. Gazi, İzmir’de bulunan tüm arkadaşlarını yapılacak nikâhtan habersiz olarak Uşakizade Köşkü’ne beş çayına davet etmiş ve gelen misafirleri kendi çalışma odası olan başodasında ağırlanmıştır. Uşakizade Ailesi ise, nikâhtan haberli olarak, köşkün ikinci misafir odası olan karşı odada yer almışlardır. Latife Hanım’ın kardeşleri Rukiye ve Vecihe Hanım’lar misafirlere hizmet ederken, erkek kardeşi Ömer Bey de misafirleri kapıda karşılamıştır. İzmir Müftüsü Rahmetullah Efendi köşke gelince, konuklar, Gazi’nin nikâhına davetli olduklarını anlamışlardır. Köşk’ün yemek salonunda kıyılan nikâhı Asım Bey şöyle anlatmıştır:   

 “‘Efendim, Müftü Rahmetullah Efendi geldi’ dedi. Gazi de:     

‘Buyursunlar’ diyerek ayağa kalkıp müftüyü karşıladı. 

Davetlilerden biri olan Naşit Hakkı Bey, nikâh törenini ve yaşananları şöyle anlatmıştır: 

“…Dört buçuğa doğru köşkte idim. Uşakizade ailesinin hemen hemen bütün fertlerini orada görmüş oldum. Latife Hanım’ın büyükleri içeride bir salondaydılar. İki genç kız kardeşleri, erkek kardeşlerinden rahmetli Ömer misafirleri karşılayıp ağırlıyordu.       

Köşkün üst kat sofasına kapısı açılan büyücek bir odaya, bir masa konmuş, iki tarafına koltuk ve sandalyeler dizilmişti. Biraz sonra, İzmir kadısı odaya girdi. Onu Gazi, yanında hayat arkadaşı seçtiği insan takip etti. Mareşal Fevzi Paşa, Kazım Karabekir Paşa asker elbisesi ile odaya girip Gazi’nin tarafına geçtiler. İzmir Valisi Mustafa Abdülhalik Bey’i, Başyaver Salih Bey odaya davet etti, onlar da Latife Hanım’ın oturduğu tarafta yer aldılar.       

Gazi, sivil lacivert kruvaze bir elbise giyinmişti, başında her zamanki gibi yassı, koyu renkli güzel bir astragan kalpak vardı. Latife Hanım da koyu renkli bir rop giymiş ve başını da ölçülü bir şekilde örtmüştü. Bu sade dekor içinde nikâh töreni başlıyordu. Fevzi ve Kazım Paşa’lar Gazi’nin, Abdülhalik ve Salih Bey’ler Latife Hanım’ın şahitleri idiler. Muammer Bey gözleri yaşarmış olarak pencerenin yanında yer almıştı, ailenin fertleri, Gazi’nin yanındaki çalışma arkadaşları ve biz koridoru dolduruyorduk.   

Ses seda kesilmişti, Gazi’nin kadıya hitaben, biraz kısık ve ağırbaşlı sesi duyuldu:   

‘Efendi Hazretleri, biz, Latife Hanım’la evlenmeye karar verdik, lütfen gerekli işlemi yapar mısınız?’ Bu sözleri büyük dikkat içinde dinleyen kadı efendi, Latife Hanım’a döndü ve sordu:   

‘Hanımefendi, on dirhem gümüş mihri müeccel ve aranızda kararlaştırılan mihri muaccel ile hazır bulunanların önünde Gazi ile evlenmeyi kabul ediyor musunuz?’     

‘Kabul ettim’ cevabını alan kadı efendi, bu sefer de Gazi’ye dönerek aynı soruyu sordu, Gazi de:    

‘Kabul ettim’ deyince, hayatının en şerefli bir hizmetini başarı ile yaptığına sevinen kadı efendi, cübbesinin kollarını süratle sıvayarak ellerini göğe doğru kaldırdı, yeni evlilerin mutluluk ve sıhhatine ve bu evliliğin vatanımıza hayırlı olması için orada bulunanları duaya davet etti.”

Uşakizade Köşkü’nün, Gazi ve Latife Hanım’ın evlilikleri üç yıl sonra ‘Medeni Kanunu’ ile taçlanacaktır. 30 yıl kadın haklarını düşünen Atatürk, kendi nikahını sırasında; “Bir gün gelir nikahı vali kıyar” demiştir. Kendi nikah şeklini beğenmeyen Gazi, nikahında fotoğraf çektirmemiştir, onun anıya ve fotoğrafa ne kadar düşkün olduğunu hepimiz bilmekteyiz, o, din adamı önünde poz vermeyerek, hep ileriyi düşünmüştür. 

Önümüzdeki hafta, nikahının detaylarını ve basındaki değerlendirmeleri yazacağım.