Sivil itaatsizlik hem hak hem görevdir
Ahmet İnsel
Son Köşe Yazıları

Sivil itaatsizlik hem hak hem görevdir

20.05.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Modern dünyada bir hukuk düzeninin meşru olmasının başat ölçütü özgürlüktür. Hukuk düzenlerinden özgürlüğü sağlamaları beklenir. Bu, aynı zamanda, iktidarın meşruiyetinin en önemli dayanaklarından biridir. Özgürlükleri keyfi biçimde sınırlayan, haklı ve adil olmayan düzenleme ve uygulamaları yürürlüğe koyan iktidarlar ve onların dayandıkları hukuk düzenleri meşruluklarını yitirirler. Bu uygulamaların süreklilik kazanması, baskı ve zulüm derecesine varmaları, sivil itaatsizlik hareketlerini doğurabilir.
Sivil itaatsizlik tabirini, ilk kez, 1849’da Amerika’da Henri Thoreau, hükümetin Meksika’ya karşı yürüttüğü savaşı finanse etmek için topladığı vergiyi haksız bularak ve ırk ayrımcılığını reddetmek için yurttaşları şiddet içermeyen eylemlere davet ettiği bir kitapçıkta kullandı. (1997’de Ayrıntı Yayınları’nın yayımladığı İtaatsizlik, Kamu Vicdanına Çağrı başlıklı derlemede bu metin de yer alıyor.) Tiranlaşmış iktidara karşı özgürlüklere yeniden kavuşmanın yolunun itaatsizlik olduğunu birçok düşünür daha önce belirtmişti. Bunların başında 16. yüzyılda Etienne de la Boétie gelir (Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, İmge Yayınları). Thoreau bu fikre bir isim verdi. Daha sonra, yürürlükteki yasalara aykırı ama hepsi sonradan aklanmış, insanlığa özgürlük mücadelesinde eşik atlatmış birçok eylemin adı oldu. Bir ülkede ve belli bir zamanda yasal olan ama toplumsal vicdanın meşru kabul etmediği uygulamalara karşı, şiddete başvurmadan harekete geçmek sivil itaatsizliktir.
Sivil itaatsizlik kavramında sivil sözcüğü itaatsizlik kadar önemlidir. Sivil, bir yandan yurttaş olma niteliğine, yurttaşın talep etme hakkına vurgu yapar. Sergilenen itaatsizlik, yurttaşlık ilişkisini koparmak amacıyla değil, tam tersine bunu güçlendirmek için yapılır. Sivil itaatsizlik bireysel yarar amaçlı değil, genel yarar amaçlıdır. Bu nedenle, gizli saklı yapılmaz. Kamusal alanda gerçekleştirilir ve mümkün olan en geniş iletişimin sağlanmasına çalışılır. Diğer yandan, Latince “civilis” kavramından da türeyen sivil, aynı zamanda “criminalis”in karşıtıdır. Sivil itaatsizlik, yürürlükteki yasa ve hâkim otoriteye itaatsizliktir ama medeni/sivil olmanın ilkelerine, kurallarına riayet ederek, kriminal olmayarak bunu yapmayı öngörür.
Halen Avrupa Parlamentosu üyesi olan Fransız siyasetçi ve eylemci José Bové, Gilles Luneau ile yazdıkları İtaatsizliğe Çağrı başlıklı kitabında (İletişim Yayınları, 2006), bir eylemin sivil itaatsizlik olarak nitelendirilmesi için birkaç kriteri yerine getirmesi gerektiğini belirtiyorlar. Bunların başında, sivil itaatsizliğin “yüzü açık yapılan bir eylem” olduğu geliyor. Bunun anlamı, bu tür eylemlerin kamunun gözü önünde yapılması ve eylemi yapanların yaptıklarından dolayı yürürlükteki yasalar çerçevesinde cezalandırılma riskini bilerek göze almalarıdır. Diğer kriter, şiddetsizliktir. Sivil itaatsizlikte amaç, bir karşı şiddeti kışkırtmak, polis veya asker şiddetini, silahlı tepkiyi tetiklemek değil, kamuoyunu ve özellikle karşı tarafı ikna etmektir. Eylem, bireysel çıkar elde etmek için değil, genel yarara aykırı bir yasa veya uygulamaya karşı yürütülür. Başka bütün diyalog ve yasal başvuru yolları tükenince veya ortadan kaldırılınca sivil itaatsizliğe başvurulur.
Nazi savaş suçlularının yargılandığı Nürnberg askeri mahkemesinde tartışılan konulardan biri, “ne dereceye kadar yasallık ilkesi adalet ilkesinden üstün addedilebilir” sorusuydu. Sanıklar genellikle askeri disiplin, devlet hiyerarşisine tabi olma gibi nedenlerle, şimdi savaş suçu addedilen işleri yaptıklarını beyan ediyorlardı. Nürnberg yargıçları, kişilerin şerir yasalara boyun eğmeme hakkını vurgulamakla yetinmedi. Bu tür yasalara, kararnamelere, emirlere uyup bunları harfiyen uygulayanları da mahkûm ettiler. Böylece, şerir yasalara boyun eğmemeyi yalnız bir hak değil aynı zamanda insanlık değerleri adına bir görev olarak tanımladılar.
Sivil itaatsizlik hukukun genel reddi değildir. Ne de herkesin kendi kafasına göre kendi yasallığını ilan etmesidir. Evrensel kabul görmüş ilkeler adına, hak ve özgürlükler alanının genişletilmesi için veya bunun daratılmasına karşı çıkmak için verilen, şiddet içermeyen mücadelelerin bir parçasıdır. Meşru olmayan yasaya, meşruluğunu yitirmiş iktidara hayır demek ve bu meşruluk yitimi devam ettikçe bunda ısrar etmektir. Adam sendeciliğe, her şey boşunacılığa, kısacası sinizme ve konformizme teslim olmamak, insanlık onurunu savunmak demektir.  

Yazarın Son Yazıları

Hınç politikaları ve nihilizm

Hınç politikaları ve nihilizm

Devamını Oku
04.09.2018
Bir otokrat prototipi

Bir otokrat prototipi

Devamını Oku
01.09.2018
Kayırma ekonomisinin bedeli

Kayırma ekonomisinin bedeli

Devamını Oku
28.08.2018
Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Devamını Oku
25.08.2018
Trump ve yeni otoriterizm

Trump ve yeni otoriterizm

Devamını Oku
21.08.2018
Büyük kriz gözüktü

Büyük kriz gözüktü

Devamını Oku
14.08.2018
İş Allah’a kalınca....

İş Allah’a kalınca....

Devamını Oku
11.08.2018
Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Devamını Oku
07.08.2018
Yeni-patrimonyalizm üzerine

Yeni-patrimonyalizm üzerine

Devamını Oku
04.08.2018
Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Devamını Oku
14.07.2018
Erdoğanizm Türkiyesi

Erdoğanizm Türkiyesi

Devamını Oku
10.07.2018
Post-komünist otoriter kapitalizm

Post-komünist otoriter kapitalizm

Devamını Oku
07.07.2018
Otoriter kapitalizmin geleceği

Otoriter kapitalizmin geleceği

Devamını Oku
03.07.2018
Kindar nesil böyle yetiştirilir

Kindar nesil böyle yetiştirilir

Devamını Oku
30.06.2018
Durum budur…

Durum budur…

Devamını Oku
26.06.2018
Yarın ve ötesi

Yarın ve ötesi

Devamını Oku
23.06.2018
Paçalardan akan ne?

Paçalardan akan ne?

Devamını Oku
19.06.2018
Kibrin otokrat hali

Kibrin otokrat hali

Devamını Oku
16.06.2018
Siyasette yalan ve yanlış

Siyasette yalan ve yanlış

Devamını Oku
12.06.2018
Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Devamını Oku
05.06.2018
Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Devamını Oku
02.06.2018
Dindaş/ırktaş demokrasisi

Dindaş/ırktaş demokrasisi

Devamını Oku
29.05.2018
Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Devamını Oku
26.05.2018
Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Devamını Oku
22.05.2018
HDP’nin alacağı oyun önemi

HDP’nin alacağı oyun önemi

Devamını Oku
19.05.2018
AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

Devamını Oku
15.05.2018
Enkaza işaret etmek yeterli değil

Enkaza işaret etmek yeterli değil

Devamını Oku
12.05.2018
Diktatörler seçimle gider mi?

Diktatörler seçimle gider mi?

Devamını Oku
08.05.2018
HDP kilit parti olabilir

HDP kilit parti olabilir

Devamını Oku
05.05.2018
Seçim öncesi 1 Mayıs

Seçim öncesi 1 Mayıs

Devamını Oku
01.05.2018
Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Devamını Oku
24.04.2018
Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Devamını Oku
21.04.2018
Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Devamını Oku
17.04.2018
Trump’ın kuyruğundaki Macron

Trump’ın kuyruğundaki Macron

Devamını Oku
15.04.2018
Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Devamını Oku
14.04.2018
Satranççıya karşı tavlacı

Satranççıya karşı tavlacı

Devamını Oku
10.04.2018
Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Devamını Oku
07.04.2018
Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Devamını Oku
03.04.2018
Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Devamını Oku
31.03.2018
Irkçılığı besleyen yalan haberler

Irkçılığı besleyen yalan haberler

Devamını Oku
27.03.2018