A Milli Futbol Takımımız tarihi bir maça çıkacak. Kosova ile 2026 Dünya Kupası Play-Off finali oynayacağız. Ya “Varız” diyecek Bizim Çocuklar ya da genç kadromuzla rotamızı 2028 Avrupa Şampiyonası’na çevireceğiz. Peki yenebilir miyiz Kosova’yı? Evet. Gerçi, 2026 eleme gruplarının en kötüsü, grup üçüncüsü ve Avrupa Uluslar Ligi biletiyle baraja gelen Romanya’yı zor geçtik ama Kenan-Hakan-ArdaBarış-Orkun-İsmail gibi her an skoru değiştirecek isimler, forma aşkıyla oynayan Kosova’yı eler. Yeter ki, futbol karakterimizi sahaya yansıtalım.
Karakter ne güzel söz değil mi? Gelgelelim, kıymeti kendinden menkul TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun Romanya galibiyeti sonrası “Tarihin en karakterli milli takımı” sözleri Kosova maçı öncesi büyük bir tartışma başlattı. Hiç gerek yoktu bu demece! Ama o, bırakın danışmanları, TFF yönetimindeki Mecnun Otyakmaz, Ural Aküzüm gibi deneyimli isimlere bile danışmıyor. Aklına geleni, mantık süzgecinden geçirmeden söylüyor. Hacıosmanoğlu, bu demeciyle Sabri Kiraz’lardan, Coşkun Özarı’lara, Mustafa Denizli’lerden, Fatih Terim’lere, Şenol Güneş’lerden Abdullah Avcı’lara, Adnan Dinçer’lere, Halit Deringör’lere büyük saygısızlık yapmıştır. Ve daha nice milli futbolcuya ayıp etmiştir. Yukarıda saydığım ve unuttuğum o isimlere özür borcu vardır Hacıosmanoğlu’nun!
Geçen hafta spor filmleri festivalinde 1981 belgeseli vardı AKM’de. Türk basketbolunun dönüm noktası sayılan 1981 Balkan Şampiyonluğu’na imza atan altın adamlar Efe, Melih, Necati, Erman, Remzi, Ömer, Emir, Aytek yarattıkları mucizeyi beyaz perdede izlediler. BİDEV’in (Basketbol İçin Destek ve Eğitim Vakfı) katkılarıyla çekilen belgeselin gösterimi gerçek bir galaydı. O jenerasyonun bir, iki altı, sonrasındaki tüm paydaşları salona koşmuştu. Bu altın madalya sonrası Eczacıbaşı, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, KSK, Daçka, İTÜ, Ülker ve elbette Efes’le Türkiye büyük başarılar yakaladı, dünya ve Avrupa ikincilikleri, kulüpler Avrupa şampiyonlukları. Ve o gün orada, kimse, “En karakterli takım bizdik” demedi. Çünkü oradaki herkes Ay-Yıldızlı formayı giyen, lig maratonunda mücadele eden tüm paydaşlarının zaten üstün karakterli insanlar olduğuna inanan eğitim düzeyindeydi. O yüzden basketbolun yeri ayrıdır!