Aslı Aydıntaşbaş

Seçimin kaderini Kürtler belirleyecek

30 Mart 2017 Perşembe

Geçenlerde HDP’lilerin sosyal medyada #TürkülerimizDemirtaşa hashtag’iyle başlattığı kampanyayı gördünüz mü? Türkiye’nin birçok yerinden vatandaşlar hapisteki HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a türkü yolladı. Kimisi kendi söyledi; kimisi video yolladı; link attı...
Aynı saatlerde neredeyse 10 bakan İstanbul’da “Evet” kampanyası için oy istiyordu. İktidar partisinin cebinde rahat bir “Evet” yok. Bu yüzden son haftalarda İstanbul’a ağırlık veriyorlar. Kapı kapı hemşeri dernekleri, mahalle toplantıları, dini cemaatleri dolaşıyorlar. En önemli hedef, geçmişte Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy vermiş muhafazakâr Kürtler...
Çünkü kampanyanın son ayağında Adalet ve Kalkınma Partisi yapmış olduğu vahim hatayı, yani Kürtleri kaybetmiş olduğunu anladı.
Kasım 2015’ten bu yana onca yıkım, onca baskı, o bozkurt selamlarıyla yapılan neşeli şakalaşmalar sonrasında bir anda kafalara “dank” etti. Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olduklarını fark ettiler.
Demek ki Cizre ve Sur’un Google Earth’den silinmesinin, Ahmet Türk’ü elleri kelepçeli adli kontrollere götürmenin, böbürlene böbürlene “Bugün şu kadar adam tutukladık” diye demeçler vermenin, Kürt kimliğiyle siyaset yapan insanları tutuklamanın ya da Suriye’ye dalıp Kürtlerle savaşma hevesinin belli bir faturası varmış. Demek ki bir Kürt aptes alıyor, cumaya gidiyor diye çantada keklik değilmiş. Bir de bakmışsın ki, Kürtler bir gün sessiz sedasız sırtlarını dönüvermiş.
Tabii burada iktidarı kaygılandıran, HDP seçmeni Kürt vatandaşlar değil. Onların zaten gidebildiği ölçüde sandığa gideceğine, “Hayır”ı basacağına tereddüt yok.
Ama bir de kamuoyunda “muhafazakâr Kürtler” denilen kesim var. Yıllar yılı iktidar partisine oy vermiş, bir ara Haziran 2015’te büyük ölçüde Selahattin Demirtaş’ın hatırına HDP’ye yönelip Kasım 2015’te PKK’ye kızıp yeniden AKP’ye dönen Kürtler... Haymana’dan Esenyurt’a Türkiye’nin her yerine dağılmış ve sayıları 4-5 milyon arasında olduğu sanılan bir seçmen grubundan söz ediyorum.
İşte AKP’nin, Kasım 2015’ten bu yana Kürt bölgesindeki politikalar ve MHP’yle yeni kurduğu ittifakın heyecanıyla küstürdüğü kesim bu...
Ve bu referandumun kaderini, bu insanlar belirleyecek...
İktidar partisi sanıyor ki, hem kamuoyunda milliyetçilik pompalayıp hem de kısık sesle İstanbul hemşeri derneklerine “Merak etmeyin referandumdan sonra çözüm süreci başlar” deyince, Kürtler inanacak. Bir yandan ABD’ye “Referandumdan sonra biz Kobani üzerinden Rakka’ya gireriz” mesajları verip, diğer yandan Kürt kamuoyuna “Barajı düşürebiliriz” sinyalleri verince, yelkenler inecek.
Öyle olmuyor ama. AKP’nin sorunu tam da bu: İnandırıcılık. 15 yıl önce baskıcı bir düzenin reddi üzerine kurulan bir parti olarak sahneye çıkıp 15 yıl sonra o baskı ve ideolojik pranganın resmi temsilcisi haline gelmiş olması...
Düşünün ki iktidar partisinin gönül gözü artık o kadar körelmiş ki, Ahmet Türk’e yapılan muameleye bile sesini çıkarmıyor; sonunda duruma itiraz Devlet Bahçeli’den geliyor.
Ve insanlar da bunları, Kürt vekilleri cezaevine yollamak için Meclis’te verilen demeçleri unutmuyor. HDP’li olmasa bile bundan gocunuyor.
Haliyle ben seçime iki hafta kala ağzıyla kuş tutsa artık AKP’nin Kürt oylarını yanına çekebileceğini sanmıyorum. Bu kadar zulüm yaşanmışken, bir anda şapkadan tavşan çıkarmak zor. Türkiye genelinde gördüğüm, ister muhafazakâr ister laik, ister Alevi ister Şafi, Kürt onurunun incindiği... Ama vekillerin tutuklanması ve MHP’yle Türk milliyetçiliği teması üzerinden kurulan ittifak, bu vazonun kırılmasına neden oldu. HDP’li Kürtlerle AKP’ye oy vermiş Kürtlerin itirazları, öfkesi, kaygıları aynı.
Ve bıçak sırtı giden seçimin sonucunu bu kaygılar belirleyecek...


Yazarın Son Yazıları

Yaklaşan facia 6 Eylül 2018
Bu mu devlet aklı? 26 Ağustos 2018
Lale Devri bitti! 23 Ağustos 2018
Alis harikalar diyarında 9 Ağustos 2018
Sessizlik 22 Temmuz 2018
Batı’yla pazarlık 15 Temmuz 2018