Barış Doster

Yeni Osmanlıcılık ve Türk karşıtlığı

31 Mart 2021 Çarşamba

Tarihte ve günümüzde, Avrupa’da bazen öne çıkan, bazen gerileyen ama asla ortadan kalkmayan bir Türk karşıtlığı vardır. Bunun nedenleri farklıdır. Döneme, siyasal iklime göre değişir. İster Türklerin Müslüman oluşuyla izah edin ister Haçlı Seferleri’ne dek götürün ister Selçuklu ve ardından Osmanlı’nın güçlü oldukları dönemlere atıf verin ister Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’nda emperyalizmi yenmesini öne çıkarın, sonuç değişmez. Ortalama Batılı için tarihsel, siyasal, kültürel, dinsel kimliğiyle Türkler, ötekidir. Tarihsel bellek, kültürel kodlar, bilinçaltı, günlük siyaset, eğitim politikaları ve kilise; Türkleri Müslüman, Doğulu, Asyalı bir ulus olarak öteki kapsamında kodlamıştır.  

Türk karşıtlığı Araplar arasında da görülür, lakin nedenleri Avrupa’dakinden farklıdır. Öncelikle Osmanlı Devleti’nin Arap coğrafyasındaki varlığından kaynaklanır. Özellikle tutucu, bağnaz Araplar, gerçekçi ve tutarlı bir özeleştiri yapıp geri kalmışlıklarının nedenlerine çare bulmak yerine, kolaya kaçıp geri kalmışlıklarını, Osmanlı idaresine bağlar. Osmanlı’yı suçlar. Bu yanlış tutumda ve tepkisellikte, Arap milliyetçiliğinin, gecikmiş ulus milliyetçiliği olması da etkilidir. Bazı Araplar; Atatürk önderliğinde Türklerin başardığını takdir ederken, bazıları da kıskanır. Kaldı ki mağripten maşrıka geniş bir coğrafyaya yayılan Arapların hepsi de aynı kefeye konulamaz. Fas, Tunus, Cezayir Arapları ile Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt Arapları farklıdır. Dolayısıyla Türklere ve Türkiye’ye bakışları da aynı değildir. 

TÜRK KARŞITLIĞININ BOYUTLARI 

Peki, Türkiye’de siyasal İslamcı, yeni Osmanlıcı çevrelerdeki Türk ve Türkiye karşıtlığı nasıl izah edilebilir? Bu çevrelerdeki Arap hayranlığıyla mı, hilafet ve saltanat özlemiyle mi? Başka sebepleri de var mıdır? Açılım sürecinde, T.C. ibaresi kamu kurumlarından kaldırılmıştı. Süreç bitince, yerine döndü. Geçen günlerde Danıştay, okullarda okutulan Andımız ve Atatürk kabartmasının devlet nişanlarından kaldırılmasına karar verdi. Milliyetçiliğin her türlüsünü ayaklar altına alan; ulus devletle hesaplaşmak isteyen; Türk kimliğini ulus kimlik, ortak kimlik, üst kimlik olarak değil, Anadolu’daki herhangi bir etnik topluluk, azınlık kimliği olarak gören sözler belleğimizde. Atatürk adı stadyumlardan, caddelerden, havaalanlarından, okullardan kaldırılıyor. Atatürk’e hakaret edenler baş tacı ediliyor. Lozan ve Montrö karşıtlığı hız kesmiyor. Atatürk’ü anmadan Çanakkale Zaferi kutlanıyor. Son olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı, bakanlığa bağlı bazı müzik ve dans topluluklarının adındaki Türk ibaresini kaldırdı.  

Dahası var. Birkaç yıl önce, Ermenistan açılımı yapanların, Dağlık Karabağ konusunda Azerbaycan’ı desteklemesi, kimseyi yanıltmasın. Yunanistan’ın işgal ettiği 20 ada konusunda hiç ses çıkarmıyorlar. Birkaç gün önce, Irak Türkmenlerinin çatı örgütü Irak Türkmen Cephesi’nin lideri Erşat Salihi, Türkiye’nin talebiyle, görevinden istifa etti. Yerine, İhvan çizgisindeki yardımcısı Hasan Turan getirildi. Salihi, Irak Türkmenlerinin birliği için çalışan, Türkmenler arasında mezhep farkını değil, milli kimliği öne çıkaran, görev yaptığı dönemde Irak Türkmen Cephesi’ni güçlendiren kişiydi. Türkiye, Türk milleti, Atatürk konusunda hassastı. Kuzey Irak’taki bağımsızlık referandumuna karşı çıkmıştı. Mesut Barzani’yle gerilim yaşıyordu. IŞİD terör örgütünün hedefindeydi. Salihi’nin istifası Barzani ve ABD’yi sevindirdi. Türkiye ve Türkmenlerin elini zayıflattı. 

 Unutmayalım; Atatürk’e ve Cumhuriyete karşıtlık, Türklere ve Türkiye’ye karşıtlıktır. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları