Gül’ün unutmak istediği kararı

26 Ekim 2021 Salı

“Elçiye zeval olmaz!”

Sözcü gazetesinden Deniz Zeyrek’e konuşan Abdullah Gül böyle demiş. 10 büyükelçinin kendi ülkelerinin talimatıyla hareket ettiğini anımsatmış.

“Kendisi zeval vermişti” dedim okuyunca…

Yıllar yıllar önceydi.

Abdullah Gül, Dışişleri Bakanı’ydı. 2003’te bir genelge hazırlamıştı. Tüm büyükelçilerimizden bulundukları ülkelerdeki Fethullahçılarla işbirliğinde olmasını istemişti. Örgütün okullarının “Türkiye kurumu” olarak tanıtılması talimatını vermişti. 

Tarih: 10 Eylül 2008.

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’teki ABD Büyükelçisi, Washington’a bir kripto geçti. ABD’li diplomat Tatiana C. Gfoeller, Türk Büyükelçi Serpil Alpman ile tanışma toplantısının notlarını yazmıştı. 

Serpil Alpman

İşte o notlarda, yani ABD’ye giden kriptoda Büyükelçi Alpman’ın Fethullahçılarla ilgili eleştirileri vardı. Alpman, örgütün okullarından endişe duyuyordu. Kırgız gençliğini olumsuz etkilediğini mevkidaşına aktarıyordu.  

Sonra ne mi oldu? 

ABD’ye Fethullahçıları şikâyet eden Büyükelçi Serpil Alpman için gereği yapıldı! 

Bu kriptodan bir süre sonra Alpman görevden alındı ve merkeze çekildi. 

Yerine atanan yeni Bişkek Büyükelçisi Nejat Akçal ise göreve başladığı gün Fethullahçıların yayın organına konuştu. Ve FETÖ okullarına övgüler dizdi. 

İşte… 

Türkiye’nin Orta Asya’daki ilk kadın büyükelçisi Serpil Alpman’ı merkeze çeken kişi, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den başkası değildi. 

Arşiv unutmuyordu. 


TÜSİAD üyesi TÜSİAD’ı görmedi

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısı yapıldı geçen hafta. Orada TÜSİAD’ın 50. yılı projesi olarak hazırladığı “Yeni Bir Anlayışla Geleceği İnşa: İnsan, Bilim, Kurumlar” adlı çalışma tanıtıldı. İki yıldır üzerinde çalışılan bir rapordu bu.

Toplantıya hükümetin politikalarına karşı yapılan sert eleştiriler damga vurdu. Laiklik ve bağımsız yargı çağrısı net bir şekilde yapıldı.

Peki...

TÜSİAD’ın çok uzun süredir üzerinde çalıştığı ve 50. yılına özel kamuoyu ile paylaştığı bu raporu kim haber yapmadı?

TÜSİAD’ın üyesi Yıldırım Demirören’in gazetesi Hürriyet!

Evet, bir dönem TÜSİAD haberlerinden geçilmeyen Hürriyet’ten bahsediyorum. Basılı gazetede de internet sitelerinde de görmemişlerdi TÜSİAD’ı.

Livaneli’nin şarkısını hatırlattılar: Kardeşin duymaz, eloğlu duyar!


FARKINDA MISINIZ?

“Cesaret bulmuş.” 

Balyoz kumpasının hâkimi Ali Efendi Peksak’ın dilekçesini okuyunca böyle dedim. Bolu Cezaevi’nde, terör örgütü üyeliğinden cezalandırılmış bir şekilde yatarken yazmıştı. Yargıtay’ın yedi sanık için “Tekrar yargılayın” diyerek devam ettirdiği kumpasın mahkemesine göndermişti. 

Ali Efendi Peksak

Dilekçeden okuyorum... 

- Meğer yüzlerce askeri Balyoz’da cezalandırmasının doğru olduğu ispatlanmış! 

- Meğer suçlu gibi afişe edilmiş ama şimdi anlaşılmış ki ihraç edilmesi hukuksuzmuş!  

- Meğer askerler değil, asıl kendisi zarar görmüş ve mağdurmuş! 

Evet... 

Türkiye’yi 15 Temmuz’a götüren en büyük taş döşeyicilerinden Peksak böyle diyordu. Balyoz sanıklarının yeniden yargılandığı davaya “mağdur” sıfatıyla katılmak istiyordu. 

Neyse ki mahkeme, “yasal şartlar oluşmadığı” gerekçesiyle bu talebi reddetti.  

Lakin asıl mesele başka. 

Örgütün medya tetikçisi Mehmet Baransu da “Haklı olduğum ortaya çıktı” diyor şimdi. 

Türkiye’nin yakın tarihine böylesi ihanetlere imza atan isimlerin nasıl bir psikolojiye büründüklerinin farkında mısınız? 


DENKTAŞ’A ‘MANYAK’ DİYEN CAFER ÖLDÜ

“Baba yadigârı Caferimizi kaybettik” diye duyurdu kızı Ender Denktaş

KKTC’nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın ünlü papağanıydı Cafer. 

Zamanında kaybolup bulununca Denktaş’a “manyak” diyebilen “terbiyesiz” dostlarındandı.

“Son 10 yılı onsuz yaşadı” diyordu Denktaş’ın kızı... Şu sözlerle veda etti: 

“O şimdi babasının yanında. Yaşayan her canlı değerli bir aile bireyidir. Kaybedilişi en az bir insana duyulan acı kadardır. Güle güle Cafer. Seni hiç unutmayacağız.”


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

AKP’deki casuslar 2 Aralık 2021