Şehit askerlerin tahlilleri ne söylüyor
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Şehit askerlerin tahlilleri ne söylüyor

04.08.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Milletler yaşamdan öğrendikçe gelişir. Çöküş dönemlerinde ise ancak ölüm öğreticidir.

İskenderun’da deniz er eğitim alayında iki askerin şehit olmasına dair yeni bilgiler ve belgeler var.

Şöyle anlatayım...

Kaynaklara göre, askerler İskenderun’da hastaneye getirildiğinde zehirlendiklerinden şüphelenmişler. Askerlerde yoğun iç kanama olması da bu kanıyı güçlendirmiş. Böcek ilacı ya da fare zehiri şüphesi bile olmuş. Acil müdahale de bu tespite göre yapılmış.

Gelgelelim...

Askerlerden ikisi şehit oldu. Beşi yaşıyor. Yaşayan erler tedavi için GATA’ya getirildi. Şu an bilinçleri yerinde. Anlattıklarına göre dört saat güneş altında tutulmuşlar. Su içmek isteyene izin verilmemiş. Spor yapamaz raporu olanların raporu umursanmamış. Sonunda bayılanlar olunca iş ciddiye binmiş. Ambulans çağrılmış. Haliyle yaşayan askerlerin anlatımları güneşte tutulma sonucu ölümü doğruluyor.

ŞEHİT ASKERLERİN TAHLİLLERİ

Konuyu araştırırken bazı kaynaklarla konuştum. Şehit Hayrullah Halit Karaman ve şehit Semih Erdoğan’ın hastaneye getirildiğinde yapılan tahlil sonuçlarını benimle paylaştılar.

Çok sayıda satırda, kan değerlerinin olması gerekenden farklı olduğu görülüyordu. Elbette uzmanı olmadığım sonuçları yorumlamam mümkün değildi. Bunun için tanıdığım doktorlara başvurdum. Tahlilleri okumalarını istedim. Yaptıkları yorumları not aldım. Biraz teknik. Ancak sonunda daha anlaşılır dille söyleyeceğim.

Hayrullah Halit Karaman’ın değerleri için şunu söylediler: “Kişide elektrolidler düşmüş. Na ve Cl düşüklüğü ter, ishal, kusma yoluyla vücuttan kaybedilmiş olabilir. Olay bazında değerlendirildiğinde sıcakta-terleme yoluyla kaybedildiği düşünülebilir. Serum fizyolojik sıvılarla (Na ve Cl içerirler) zamanında yerine konulamadığı, eksikliğin karşılanamadığı düşünülebilir. Kalp, pankreas, kan pıhtılaşması, tam kan hücreleri, böbrekler, karaciğer fonksiyonlarında bozulma var. Laktat ancak çok derin düzeyde bozulmalar değil, klinik anlamda. Özellikle kişinin yaşı-gençliği dikkate alındığında kolay tolere edilebilecek düzeyde bozulmalar olduğu dikkat çekici. Laktat düzeyinde belirlenen hafif artış, organ ve yaşamsal sistemlerdeki perfüzyon=kanlanma yetersizliğini gösteriyor.

Kanda oksijen miktarında/ dolayısıyle dokulara/hücrelere taşınmasında belirgin düşüklük mevcut. Bu durum muhtemelen solunum sıkıntısı nedeniyle gelişmiş. Kanda karbondioksit aşırı yüksekliği (88) ve kandaki derin asidoz oldukça ciddi.”

Semih Erdoğan için şunu söylediler: “Bir miktar Na ve Cl düşüklüğü var ancak yaşamı tehdit edecek düzeyde değil. Bu olguda esas önemli olan pankreas fonksiyonlarında, kanama-pıhtılaşma sisteminde ve kalp kası hasarlanma derecesi oldukça ciddi. Bu kişi de başlangıçta kan gazı analizine göre derin asidozda gelmiş, hemoglobinde oksijen düşük, tekrarlanan ölçümlerde hızla düzeltilmiş/ ya da düzelmiş, hatta alkaloz tarafına bile kaymış. Laktat yüksekliği daha ciddi olmuş. (Vücutta oksijenlenme, dokuların kanlanmasında azalma durumunda yükselir). Zehirlenme sebebi olarak kayıtlara geçmiş 120’nin üzerinde madde olmasına rağmen, burada kan düzeyi bakılmış sadece 5 madde var. (Benzodiazepin, kannabinoid, opiatlar, kokain, amfetamin). Bunlar da negatif, yani zehir bulgusu yok.”

Peki bunlar ne demek?

Doktorların tahlillerdeki ilk kanısı şu: Sıcak çarpması, dehidratasyon, elektrolidli sıvıların zamanında yeterince verilmemesi her iki olguda da kuvvetli olasılık.

Zehirlenme açısından olgularda spesifik bir zehirlenme tablosuna uygunluk yok. (Kesin tanı için, zehirlenmeye neden olan maddenin/molekülün vücut sıvı ve dokularında tespit edilmesi gerekir.)

TAHLİLLER ANLATIMI DOĞRULUYOR

Sonuç olarak, tahlillere doktor bakışı askerlerin anlattıklarını doğruluyor. Doktorlar, sıcak altında efor harcamanın sonucunda ölümü daha olası görüyor. Bu koşullarda her bünyenin yaşananlara farklı tepki verebileceğini, aynı birlikteki 7 askerin fenalaşmasının, ikisinin ölmesinin tutarsızlık olmadığını söylüyorlar. 1300 kişilik birliğin aynı yemeği yediği koşullarda sadece yedi kişinin yemekten zehirlenmesi ise daha zor. Ancak kasti zehirleme ya da kene ısırması gibi nedenlerle bu tablo oluşabilirdi ki bunları doğrulayan bir bulgu yok.

Askeri kaynakların verdiği bir bilgi daha...

İskenderun’da bir deniz üssü var. Bir de deniz er eğitim alayı. Geçmişte alay, üsse bağlıydı. Üssün komutanı sık sık alayı denetlemeye geliyordu. TSK’de yaşanan dönüşüm sürecinde eğitim alayı Derince’deki eğitim merkezine bağlandı. Haliyle denetim dışı kaldı. Bu da eğitimdeki erlere keyfi muamelelerin önünü açtı. (Kurtulan askerlerin aileleri bazı kötü muamelelerden de bahsediyor.) Açık bir gerçek var ki Türkiye, gerek yangınlarda gerek TSK’deki sıradışı ölümlerde, kurumlarının çöküşünün sonuçlarını yaşıyor. Ülkede birikimin yerini keyfiyet alırken sonucu gencecik çocukların ölümü oluyor. Her şeyi ölümle sınıyor, her şeyi ölümden öğreniyor. Öyle ki vatanı karşılıksız savunsun diye askere giden çocuklar kantinden su alırken ölümlerden sonra koğuşlara sebil konmasına karar verilmiş.

Ölümün öğreticiliği kuşkusuz daha kesindir ancak yıkımı yaşamın üzerinden çekilmeyen bir gölge bırakır.

İlgili Konular: #Şehit #İskenderun

Yazarın Son Yazıları

Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025