PENCERE
İLHAN SELÇUK
Her Genelkurmay Başkanı Komutan Değildir...
Her Genelkurmay Başkanı dört dörtlük olamaz...
Orduda terfi süreci, karmaşık bir yapılanmanın içeriğini taşır...
Değerli subaylar talihli ya da talihsiz rastlantılarla sicillerini belirleyen hayat ve meslek sınavından geçerek terfi süreçlerini yaşamak zorunda kalırlar...
Askerlik bu...
Barış zamanında yıldızı parlayan edilgin kişilikli bir subayın savaş zamanında ne yapacağı pek bilinemez...
Savaş süreçlerinde komutanlığını kanıtlayan bir subay da barış zamanında yetilerini tam anlamında gösteremez...
Eğer savaş süreçlerinde yaşamasaydı, Mustafa Kemal, Atatürk olabilir miydi?..
*
Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök barış zamanında bu mertebeye yükselmiştir; savaş sınavında ne yapacağı elbette bilinemez; ama, komutanlık kimliğindeki eksiklikleri emekli olduktan sonra kendi ağzıyla dile getirmesi hazin bir manzara oluşturuyor.
Olay nedir?..
Ergenekon davası olarak bilinen tertipte “Ayışığı, Sarıkız, Yakamoz ve Eldiven” adlı darbe planları olduğu ileri sürüldü...
İddianameye göre bütün bu darbe planları Orgeneral Hilmi Özkök’ün Genelkurmay Başkanlığı zamanında hazırlanmıştı...
Sayın Özkök bu yolda ifade vermek üzere savcılığa çağrıldı...
*
Eski Genelkurmay Başkanı şöyle bir ifade verdi:
“- Ayışığı ve Yakamoz konularını biliyordum. Bilgi geliyordu, ancak delil bulamadığım için işlem yapmadım.” (Milliyet, 28 Temmuz 2009)
Eğer bu ifade doğruysa, Hilmi Özkök’ün gradosu da ortaya çıkıyor...
Nasıl?...
*
Geçen gün Genelkurmay’da görevli bir kurmay albayın bugünkü iktidarı “bitirmek” için hazırlık yaptığı, bir belgeyle iddia edildi...
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hemen yetkili görevlileri harekete geçirerek gerekli araştırmayı yapmalarını istedi.
Araştırma sonunda anlaşıldı ki böyle bir şey yoktur.
Orgeneral İlker Başbuğ kamuoyu önünde iddianın boşluğunu, asılsızlığını, belge denilen şeyin “bir kâğıt parçası” olduğunu açıkladı.
*
Oysa eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök “vahim” bir itirafta bulunuyor:
“- Ayışığı ve Yakamoz konularını biliyordum. Bilgi geliyordu, ancak delil bulamadığım için işlem yapmadım...”
Bu ifade bir Genelkurmay Başkanı’na, bir orgenerale, bir komutana, bir subaya yakışmıyor...
Genelkurmay Başkanı böyle bir durumda “delil” aramaz; TSK’deki yetkili makamları harekete geçirir...
Nasıl?..
Orgeneral İlker Başbuğ’un yaptığını yapar...
Yapmazsa suç ortağı olur...
Genelkurmay Başkanı “delil” aramakla yükümlü değildir...
Genelkurmay Başkanı “delilini bulamadığı” kuşkulu bir darbe girişiminden yıllar sonra bu ağızla konuşursa etik olmaz, askerliğe yakışmaz, komutanlığa sığmaz...
*
Öyle görünüyor ki, Sayın Hilmi Özkök olayları değerlendirmekte yetersizdir...
Demek ki her Genelkurmay Başkanı komutan olamıyor...
İlhan Selçuk
Son Köşe Yazıları
Her Genelkurmay Başkanı Komutan Değildir...
İlgili Konular:
#İlhan Selçuk
Yazarın Son Yazıları
Savcının geleceği parlak görünmüyor
Savcının geleceği parlak görünmüyor
Devamını Oku
12.08.2015
Patrikhanenin Sicili...
Patrikhanenin Sicili...
Devamını Oku
11.06.2012
Mumcu'nun Saptamaları...
Mumcu'nun Saptamaları...
Devamını Oku
07.06.2012
Kardeşimi Kutluyorum
Aydınlığın bilgesi İlhan Selçuk'un 14 Mart 2010 tarihli yazısı...
Devamını Oku
14.03.2010
Karikatüre Övgü...
İlhan Selçuk'un "Penceresi" bugün son yolcuğuna uğurlanacak olan ağabeyi Turhan Selçuk için açıldı. Usta yazar yayınlanmış yazılarından biri olan 'Karikatüre övgü..."de çizginin gücünü anlatıyor.
Devamını Oku
13.03.2010
"Gördüğümüz rüyanın birbirine benzemesi doğaldı"
Turhan Selçuk'un sanatta 60. yılında basılan 'Önce Çizgi Vardı... "çizgide 60.yıl"' adlı derleme kitabında İlhan Selçuk ağabeyini duygu dolu sözlerle kaleme almıştı. Ağabeyine 'gördüğümüz rüyanın birbirine benzemesi doğaldı' diyen Selçuk'un kaleminden Turhan Selçuk...
Devamını Oku
11.03.2010