Kabotaj, Mavi Vatan ve vatanseverlik
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

Kabotaj, Mavi Vatan ve vatanseverlik

29.06.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Vatan, kara parçasından ibaret değildir; o kara parçasının üstündeki hava sahası da vatandır, denizlerimiz de...

Peki, denizlerimiz derken Akdeniz’in, Ege’nin, Karadeniz’in ne kadarı bizimdir, ne kadarı Mavi Vatan’ımızdır?

Deniz yetki alanları

Karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge, bir ülkenin deniz yetki alanlarıdır.

Karasuları; egemen devletin topraklarına bitişik, egemenliği kendisine ait olan deniz alanıdır. Türkiye’nin Akdeniz ve Karadeniz’de karasuları 12 mil, Ege’de 6 mildir.

Kıta sahanlığı; ülkeyi oluşturan kara parçasının denizaltındaki uzantısıdır, derin deniz yatağına kadar olan mesafedir ancak 350 mili aşamaz.

Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ise 200 deniz mili mesafeye kadar olan bölgedir. BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre kıyı devletine Münhasır Ekonomik Bölge içindeki canlı ve cansız kaynaklar üzerinde bazı ekonomik haklar verilmiştir.

Karasularının deniz yatağı, deniz yatağının altı, denizaltı, deniz yüzeyi ve üstü tamamen egemen devletin mülküdür; Münhasır Ekonomik Bölge ise mülk değildir; kıyı devletinin bazı ekonomik haklarının olduğu bölgedir. O nedenle kelimenin gerçek anlamı içinde Mavi Vatan karasularıdır. Ancak yetki varlığı nedeniyle bunun ötesindeki alana da Mavi Vatan demek sorun değildir; nihayetinde denizcileşme politikasına bakış açısı kazandırmaktadır.

Deniz egemenliği

Kabotaj, kelime anlamı itibarıyla “Bir ülkenin iskele veya limanları arasında gemi işletme işi”dir. Kabotaj hakkı, bu işi yapmaktaki egemenliktir.

I. Dünya Savaşı’ndan önce Osmanlı Devleti’nde deniz ulaşımının yüzde 90’ı yabancıların elindeydi. 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türk devleti denizdeki egemenliğini eline almış oldu.

Böylece Cumhuriyetin kurucularının “ulusal ekonomi” anlayışı, denizcilik alanında da uygulamaya geçmiş oldu. Ki kanunun temeli daha Cumhuriyetin ilanından önce, 17 Şubat 1923’te İzmir İktisat Kongresi’nde atılmıştı.

Nitekim ancak bu “egemenlik ve ulusal ekonomi” anlayışı ile iskeleler ve limanlar kamulaştırılabilirdi, millileştirilebilirdi...

Bugünkü tablo

Atatürk ve İnönü’den sonra, neredeyse denizle arası “çok iyi” olan tek bir cumhurbaşkanı, tek bir başbakan göremedi Türkiye... Hatta son 20 yılda, denizde fotoğrafı olan bir başbakan ya da cumhurbaşkanımız bile olmadı!

Bunun denizcilik kültürümüze nasıl olumsuz yansıdığı ortada...

O kültür, koy kapatmak, denize nazır ormanları imara açmak, oteller için ranta dönüştürmek ve deniz manzaralı villalar yapmakla sınırlı neredeyse...

Kuşkusuz eksiklik sadece deniz kültürünün olmamasından kaynaklanmamaktadır. Esas sorun, “ulusal ekonomi” anlayışındaki eksikliktir.

O anlayışın varlığı nasıl ki limanları kamulaştırmış, millileştirmiş ise olmaması ya da eksikliği de limanların özelleştirilmesi, hatta bazılarının ortaklık yoluyla yabancılaştırılması sonucunu doğurmuştur!

Üç denizdeki sorunlar

Üstelik bugün üç denizimizde de büyük sorunlarla karşı karşıyayız:

Doğu Akdeniz’de, AKP hükümetinin Annan Planı’nı desteklemesi ve çözümün önünde engel gördüğü Rauf Denktaş’ı devre dışı bırakmasıyla başlayan yanlışlar, sonrasında kimi doğru hamleler yapılsa da düzeltilemedi.

Doğu Akdeniz’de ortaya çıkan hidrokarbon yataklarının nasıl paylaşılacağı sorununda, Kıbrıs sorunundaki yanlışlara eklenen bir dizi sorun, bugün Türkiye’yi bölgede yalnızlaştırmış durumda. AKP hükümetinin Doğu Akdeniz’in kıyı devletleri olan Suriye’de Şam yönetimini devirme hedefi ve Mısır’da Müslüman Kardeşler karşıtı diye Kahire yönetimini tanımaması, Ankara’yı müttefiklerinden etmiştir.

Nitekim yine Libya’da ABD ve Fransa’yla birlikte Kaddafi’yi devirme operasyonuna dahil olan AKP hükümeti, şimdilerde durumu düzeltmek adına “sorunlu ve pahalı bir çözüm” yolu izlemeye yönelmiştir.

Öte yandan Ege’de işgal edilmiş ada ve adacıkların iktidarın umurunda olmadığı bir tablo yaşıyoruz. Dahası genel başkan yardımcısının milletvekillerine gönderdiği bilgi notundan da biliyoruz ki, bu sorun artık ana muhalefet partisinin de umurunda değil!

Karadeniz’de ise AKP hükümetinin Kanal İstanbul projesi nedeniyle potansiyel bir sorun bizi beklemekte. Yapay bir boğaz, mevcut boğazlara dair 1936’da imzalanmış Montrö Anlaşması’nı delmek için yıllardır pusuda bekleyen emperyalist ABD’ye, o anlaşmayı yeniden masaya getirme fırsatı doğurmaktadır.

Egemenlik milletindir

Kısacası üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde üç denizde de “yanlış dış politikalardan” kaynaklı sorunlarla karşı karşıya olduğumuz bir süreçte kutluyoruz 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramımızı...

1876 I. Meşrutiyet Devrimi ile başlayan, 1908 II. Meşrutiyet Devrimi ile gelişen, 1920 Türk Devrimi ile yükselen ve 1923 Cumhuriyet Devrimi ile taçlanan sürecin şu günlerde “yeni rejim inşası ve yeni tarih yazımı” ile kesintiye uğraması kimseyi heveslendirmesin.

En nihayetinde egemenlik, karada olduğu gibi denizde de kayıtsız şartsız milletindir!

Vatanseverliğin en önemli ölçütü, ulusal bağımsızlığa ve egemenliğe sahip çıkabilmektir.

Yazarın Son Yazıları

AKP’nin Yemen zikzakları

AKP hükümetinin Suudi Arabistan’ın Yemen’de Husilere operasyonu konusundaki tutumu 11 yılda üç kez değişti.

Devamını Oku
10.10.2026
AKP’ye Ortadoğu’da yeni görev

Mekke İttifakı’ndan Suudi Arabistan’a “askeri destek” kararı çıkmasını ilk kutlayan kişinin ABD’li Senatör Joe Wilson olması bile yeterince uyarıcı olmalı.

Devamını Oku
08.10.2026
ABD-İsrail’in yapamadığını Türkiye neden yapsın?

Okurlarımızın en çok sorduğu soru şu: İktidar, TBMM’de onaylatmadan Mekke ittifakı anlaşmasını Yemen’de hayata geçirebilir mi?

Devamını Oku
05.10.2026
Mekke ittifakına Kâbe tuzağı

Daha imzalanmış metni ve parlamentolardan alınmış onayı bile yok ama bir müdahale aracı olarak kullanılması yönünde baskı altında.

Devamını Oku
03.10.2026
Zorunlu ‘yük paylaşımı stratejisi’

ABD dün itibarıyla Irak’tan tamamen çekildi.

Devamını Oku
01.10.2026
MİT’ten beklenen yazı

Bakalım MİT’ten beklenen yazı yarınki duruşmaya gelecek mi?

Devamını Oku
28.09.2026
Tukidides kapanının önündeki zirve

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Şi Cinping’in zirvesi, Tukidides kapanının önünde yapıldı.

Devamını Oku
26.09.2026
Ortadoğu 1’den büyük değil mi?

BM Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kez daha “Dünya beşten büyüktür” diyerek BM Güvenlik Konseyi için reform talep etti.

Devamını Oku
24.09.2026
Mekke ittifakı Yemen için mi?

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman, Yemen’de Ensarullah hareketine karşı ABD’den destek istedi alamadı, İngiltere’den destek istedi alamadı. Ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamasına bakılırsa Ankara Riyad yönetimine destek vermeye yeşil ışık yaktı.

Devamını Oku
21.09.2026
Atlantik 3.0

NATO 3.0’ı konuşuyoruz ama Atlantik 3.0’ı da konuşmalıyız.

Devamını Oku
19.09.2026
S-400 İsrail’in müttefikine mi veriliyor?

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yeni Şafak’a yaptığı açıklamada, S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye satışı için görüşmelerin sürdüğünü belirterek “İlgili tüm ülkeler arasında teknik müzakereler devam ediyor” dedi.

Devamını Oku
17.09.2026
Tiyatro ve danışıklı dövüş meselesi

Tiyatrocular haklı olarak kızıyorlar ama ne yazık ki mahkeme tutanağına geçtiği için tiyatroyu, bu makalede, siyasette bir benzetme olarak kullanmak durumundayım.

Devamını Oku
14.09.2026
İsrail’in ‘üç güvenlik halkası’ hedefi

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Suriye topraklarında yaptığı açıklama, dar anlamda seçim kampanyasıdır ama geniş planda İsrail’in geniş Ortadoğu güvenlik mimarisi yaklaşımıdır.

Devamını Oku
12.09.2026
Ortadoğu’da 7 ABD-Çin farkı

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 2 Eylül 2026’da Kahire’de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es Sisi ile yaptığı görüşmede, Ortadoğu için kapsamlı bir “yeni güvenlik mimarisi” önerdi.

Devamını Oku
10.09.2026
Yapay zekânın gözünden AK-Yargı

Emekli Tuğamiral Türker Ertürk 20 gündür tutuklu. Yarın hâkim karşısına çıkacak. Neden tutuklu? 3.5 yıl önce yaptığı bir siyasi değerlendirme nedeniyle!

Devamını Oku
07.09.2026
ABD’den Donroe ile İsrail’e nefes

ABD’nin Güney Amerika üzerinde tam hegemonya kurma stratejisinden İsrail de kazanıyor.

Devamını Oku
05.09.2026
Öcalan’ın ‘Yavuz-İdris’ karnesi

Aleviler, Öcalan’ın 20 Temmuz ve 2 Ağustos tarihli tutanaklarında işaret ettiği “Yavuz-Kürt İdris” ittifakına tepki gösterince, DEM Parti bir açıklama yaptı.

Devamını Oku
03.09.2026
Haydut Trump

ABD ile Kanada arasındaki sosyal medyada süren animasyon savaşına hiç denk geldiniz mi?

Devamını Oku
31.08.2026
İki model

Sürece “Entelektüel destek neden yok” diye yakınanlar var.

Devamını Oku
29.08.2026
Entegrasyon ama nasıl?

ABD Büyükelçisi Tom Barrack, SDG’nin kendini feshedip Şam’daki HTŞ yönetimine entegre olmasını “Trump’ın Ortadoğu planının bir parçası” diye yorumluyor.

Devamını Oku
27.08.2026
Öcalan’ın mesajlarının analizi

Siyasal Kürt aktörlerin bir kısmı, Öcalan’ın “Kürt davasını” sattığını düşünüyor.

Devamını Oku
24.08.2026
Suriye’de iki nüfuz alanı sorunu

İsrail’in 18 Ağustos’ta Ebu Zuhur üssünü vurması, yeni bir aşamaya işaret ediyor.

Devamını Oku
22.08.2026
Medine, ümmet, 1926 Brüksel hattı

AKP iktidarının 23 yıllık tarihi, aynı zamanda “döne döne Kürt açılımı yapma” tarihidir.

Devamını Oku
17.08.2026
ABD’nin bölgesel yük paylaşımı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistan ve Suudi Arabistan’la imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın 2 yıl 8 ay süren bir hazırlık aşaması olduğunu belirtti.

Devamını Oku
15.08.2026
Türkiye’nin ideolojik karargâh ihtiyacı

AKP, iyi yönettiği için değil, CHP kötü muhalefet ettiği için 24 yıldır iktidardır.

Devamını Oku
13.08.2026
Ortadoğu’nun ABD sorunu

İlişkilerinin en gerildiği süreçte, İran ile Suudi Arabistan, Çin’in başkenti Pekin’de 10 Mart 2023’te bir araya gelerek normalleşme kararı almıştı.

Devamını Oku
10.08.2026
Mekke Paktı sorunu

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın Mekke’de imzaladığı ortak savunma anlaşması, bölgenin güvenlik mimarisi açısından yeni bir dönemin başlangıcıdır.

Devamını Oku
08.08.2026
Açılımın 10 tezi

1) TBMM’ye gelen “çerçeve yasa teklifi”, MİT-Öcalan yasa teklifidir.

Devamını Oku
06.08.2026
Irak’ta Ukrayna hücresi

Irak’ı, ABD-İran savaşının bir alt cephesi yapmaya dönük olaylar yaşandı son bir haftada.

Devamını Oku
03.08.2026
ABD’nin istediği Japon neo-militarizmi

İkinci Dünya Savaşı sonrası ABDJaponya ilişkilerini üç bölüme ayırabiliriz...

Devamını Oku
01.08.2026
Hazar’da ortak cephe olasılığı

Yinelemek pahasına şu iki saptamayla başlayalım...

Devamını Oku
30.07.2026
AKP Asırlık Gece’de neyi kararttı?

TRT, Asırlık Gece isimli bir belgesel dizi hazırladı. Amaç 15 Temmuz darbe girişimini tarihe not etmek.

Devamını Oku
27.07.2026
Altı ok Çin’de

Yeni Parti-CHP ayrışmasının konularından biri de altı ok.

Devamını Oku
25.07.2026
Rakip belirleme operasyonları

Gazeteci kökenli AKP’li Şamil Tayyar, AKP-FETÖ’nün ErgenekonBalyoz kumpaslarına yaptığı “kitaplı” katkılarla biliniyor.

Devamını Oku
23.07.2026
NATO hukuku ve 4. aşama

12 Eylül 1980 darbesi, 5 Ocak 1980 ekonomi dönüşümünün uygulama sopasıydı: Karma ekonomiye son verildi ve Türkiye neoliberal program ile ABD’nin liberal küresel piyasasına çıpalandı.

Devamını Oku
20.07.2026
ABD’nin saadet zinciri

Ankara’daki NATO zirvesi, ABD ile Avrupalılar arasındaki iki yıldır derinleşmiş olan sorunları çözmedi, geçiştirmiş oldu.

Devamını Oku
11.07.2026
Türkiye 3.0: NATO’nun merkez cephe ülkesi

NATO 3.0, ne yazık ki aynı zamanda Türkiye 3.0’dır. NATO 1.0, NATO’nun kurulmasından SSCB’nin 1991’de dağılmasına kadarki süreçtir.

Devamını Oku
09.07.2026
Tele1, RTÜK, AKP, NATO, ABD

Silivri’de, “dört kişilik casusluk örgütü” iddiasının duruşmasındayım. Bu kumpasın en önemli nedeninin Tele1’e el koymak olduğu süreç boyunca net şekilde görüldü.

Devamını Oku
06.07.2026
Nasrettin Hoca’nın torununa tutuklama

Nasrettin Hoca bir gün camiden çıkıp evine doğru giderken tanımadığı bir adamla karşılaşır.

Devamını Oku
04.07.2026
NATO zirvesinin ekonomi-politiği

Anadolu Ajansı’na konuşan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara zirvesinde üç temel başlığın ele alınacağını açıkladı.

Devamını Oku
02.07.2026