Mutlak ahlaksızlık
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Mutlak ahlaksızlık

23.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

AKP “hükümeti” bu hafta da CHP’nin 38. olağan kurultayını “mutlak butlan/kesin hükümsüzlük kararıyla” iptal ederek ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i görevden alarak, kurultay delegelerinin ve parti üyelerinin seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Yargı bağımsızlığını ortadan kaldırarak diktatörlüğünü kuran AKP “hükümeti” böylece, ana muhalefetin hem cumhurbaşkanı adayını hem de genel başkanını belirleme girişimi gerçekleştirdi; 18-19 Mart 2025 darbesinden sonra, 21 Mayıs 2026 darbesiyle, tarihe bir kere daha kara bir leke olarak geçti.

***

AKP’nin demokrasinin bir unsuru olmadığı, siyasi partiler yasasına ve anayasaya aykırı bir örgütlenme olduğu, demokrasiyi ortadan kaldırmayı amaçlayan bir örgüt olduğu, 2007 yılından beri belliydi.

“Ergenekon”, “Balyoz”, “Oda TV”, “casusluk” kumpas “davaları” bunun ilk işaretiydi. AKP “hükümeti” o tarihten bugüne kadar anayasanın halk egemenliğiyle; düşünceyi ifade, yayınlama, örgütleme özgürlüğüyle; yargı bağımsızlığıyla; laiklikle ilgili 2., 6., 7., 8., 9., 11.,14., 24., 25., 26., 28., 34., 42., 136. ve 138. maddelerini defalarca ihlal etti, anayasal düzeni ortadan kaldırdı ve Türk Ceza Yasası’nın 309. maddesine göre ağır suç işledi.

AKP iktidarının bu eylemleri sadece bir hukuksuzluk değil, aynı zamanda bir ahlaksızlık ve erdemsizlik örneğidir.

CHP’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun böyle bir operasyonun parçası olması da ayrı bir hukuksuzluk, ahlaksızlık ve erdemsizliktir.

***

AKP diktatörlüğünün Türkiye’ye yaşattıkları sadece CHP ile ilgili bir konu değildir, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve anayasal düzenin varlığıyla ilgili varoluşsal bir konudur. Bu nedenle 2007 yılından beri yaşananlara karşı örgütlü ve birleşik bir tepki ortaya koymak tüm siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin ve vatandaşların sorumluluğunda olan bir şeydir.

Bu konuda sorumluluk almayan sözde yetişkinler hak edildikleri gibi yönetilirler; ancak bu sorumsuzluk nedeniyle masum olan çocuklarını ve torunlarını da karanlık bir geleceğe kendi elleriyle emanet etmiş olurlar, çocuklarının ve torunlarının hak etmedikleri biçimde yönetilmelerine neden olurlar.

Bundan sonra herkes bencilliğinden kurtulmalı, çocuklarını, torunlarını ve gençleri düşünerek hareket etmelidir; iyi bir baba, anne ve vatandaş olduğunu böyle kanıtlamalıdır!

***

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkezi’ni terk etmeyeceğini, gerekirse genel toplu grev çağrısı yapacağını, hayatı durduracağını, meydanlarda toplanmakla yetinmeyeceğini, yürünmesi gereken yerlere doğru daha kalabalık kitlelerle yürüyeceğini ve bundan sonra olacaklardan AKP’nin sorumlu olacağını açıkladı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu millet iradesine müdahale edildiğini ve “mutlak butlan kararının” kendisinin mutlak butlan olduğunu ilan etti.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ programını iptal ederek CHP Genel Merkezi’ni ziyaret etti ve “kararın” demokrasiye indirilmiş bir darbe olduğunu açıkladı.

Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, “mutlak butlan kararını” ve hükümet icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi tanımayacaklarını ifade etti.

TKP, SP, EMEP, TKH, HKP, YRP, YYP, DEM de “mutlak butlan” kararına karşı sert tepki verdiler.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bile CHP’nin bölünüp parçalanmaması gerektiğini, Kılıçdaroğlu’nun “feragat etmesi” gerektiğini açıkladı.

Bu arada “mutlak butlan” kararıyla birlikte ekonomik göstergeler de çöküşe geçti, AKP’nin halkın çektiği ekonomik sıkıntıyı da umursamadığı bir defa daha kanıtlandı!

Yazarın Son Yazıları

Tutsak kent

Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, emperyalizme karşı yürüttüğü Kurtuluş Savaşı’nı kazanıp Cumhuriyeti kurduktan sonra, Ankara’yı Türkiye’nin başkenti yaptı.

Devamını Oku
06.07.2026
NATO’dan çıkış

1949 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne karşı emperyalist amaçlarla kurulan NATO adlı askeri ittifak örgütü, SSCB ve NATO’ya karşı bir tepki olarak kurulan “Varşova Paktı” yıkıldıktan sonra da varlığını sürdürdü.

Devamını Oku
04.07.2026
NATO

NATO adlı askeri ittifak örgütü, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1949 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dünyadaki etkisini kırmak için kuruldu.

Devamını Oku
29.06.2026
Ne yapmalı?

Türkiye’de halk, AKP iktidarının kurduğu baskı rejimine karşı nasıl mücadele edileceği konusunda bir çaresizlik yaşıyor.

Devamını Oku
27.06.2026
Müfettiş Kemal

Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkileri gasp edilerek hukuka aykırı biçimde AKP tarafından CHP’nin “yönetimine” getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu’nun çelişkilerini ve samimiyetsizliklerini bir kere daha ortaya çıkardı.

Devamını Oku
22.06.2026
Genel manzara ve yeni parti

AKP’nin “mutlak butlan” darbesiyle işbaşına gelen CHP’nin fiili kayyumu Kemal Kılıçdaroğlu, “göreve” atanır atanmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, kararın hukuka aykırı olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkilerinin gasp edildiğini, Özel’in dört ayrı kurultayda farklı delegeler tarafından seçilmiş genel başkan olduğunu, bu nedenle olağanüstü kurultayı acilen toplayacağını ve kendisinin de kurultayda aday olmayacağını aktarmış olsaydı, CHP’de bugün yaşananlar yaşanmayacağı gibi, Kılıçdaroğlu’nun iyi niyetli olduğu sonucuna da varılabilirdi.

Devamını Oku
20.06.2026