Fırtına gibi bir üç yıl geçti. 14-28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından CHP’de değişim tartışması başladı. 4-5 Kasım 2023’teki 38. olağan kurultayda partinin tarihinde ilk kez yarışmalı bir seçimle birlikte genel başkan değişti. Bu, sadece CHP’deki parti içi demokrasi değil, genel anlamda demokrasimiz açısından çok büyük bir kazanımdı.
Özgür Özel sekizinci genel başkan oldu.
Özel, daha koltuğu ısıtmadan yerel seçimi kucağında buldu. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde elde edilen tarihi başarı, CHP’deki iç değişimin ardından Türkiye’de de değişimin başladığını gösteriyordu. AKP ilk kez bir seçimi ikinci bitirdi. CHP Türkiye’nin birinci partisiydi.
Özgür Özel lider oldu.
İkinci olan AKP’nin bu durumu kabul etmesi doğasına aykırıydı. 2024 yazı iktidar açısından “normalleşme” perdesinin ardında yeni bir hazırlıkla geçti. 30 Ekim’de Esenyurt’la başlayan “CHP’yi silkeleme” operasyonları 23 Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla zirve yaptı. CHP lideri, Saraçhane’yi direniş kalesi haline getirdi. Bir yandan tutuklanan belediye başkanlarına sahip çıktı, bir yandan butlana karşı olağanolağanüstü kurultaylarla partiyi bütün tutmayı başardı.
Özgür Özel mücadele önderi oldu.
***
Geldik bugüne...
Genel başkanlık, liderlik ve ardından mücadele önderliği bayrağını taşıyan Özgür Özel’in 100’ü aşan “Millet iradesine sahip çıkıyor” mitingleriyle maratona çevirdiği yürüyüşü, mutlak butlan kararıyla yeni bir aşamanın eşiğinde.
Bu sürecin ucu Özel’e dördüncü bir bayrağı taşıma fırsatı da verebilir:
Demokrasi kahramanı!
CHP’ye butlan bir CHP sorunu değildir. Şunlardır:
Siyasi partiler sisteminin rafa kaldırılması...
Millet iradesinin kaderinin yargıya, yargıyı kullanan iktidara teslim edilmesi...
Başta ekonomi olmak üzere her alanda gereksinim duyulan güven ortamının kaybolması...
Anayasal bütün siyasi hakların anlamsız hale gelmesi...
İktidarın seçimde yenebileceği rakiplerini tek tek belirleyip ondan sonra seçime gittiği bir monarşinin yerleşmesi...
Tanımlamalar çoğaltılabilir. Gelişmeler çok sıcak olduğu için her şeyi yerli yerine oturtmak zor. Tarihi günlerden geçiyoruz!
Özgür Özel’in çok büyük zorlukları ve çok büyük avantajları var.
Başlıca zorluğu; iktidarın işe yarayacağını düşündüğü her yöntemi acımadan, bedelinin ne olacağını sorgulamadan, hukuku hiçe sayarak hayata geçirecek olması!
Başlıca avantajı; büyük bir toplumsal kabule sahip olması. Neredeyse tüm muhalefet partilerinin destek vermesi. Ulusal ve uluslararası kamuoyunun arkasında durması.
***
Önceki akşam CHP Genel Merkezi’nin önündeydik. Sol partilerin hemen tümü oradaydı. En çok karşılığı olan sloganların başında şu geliyordu:
Faşizme karşı omuz omuza!
ODTÜ’lü gençler ayrı bir grup olarak meydana girdi.
Örgütlü yapının parçası olanların yanı sıra kendiliğinden gelmiş olanlar da dikkati çekiyordu.
Gençler, Saraçhane’de olduğu gibi Söğütözü’nde de marşlarla, hareketli toplumsal içerikli sözleri olan şarkılarla mücadele etmekten yana değildi. Bunu özellikle vurgulamamızı istediler.
Kemal Bey’le ilgili atılan sloganları her şeye karşın bu sütunlarda yazmaya elimiz gitmiyor!
Kılıçdaroğlu’nun videosu ile butlanı birleştirip şunu vurgulamakla yetinelim:
Butlan kararının gerekçesini Kılıçdaroğlu duyurdu, karar metnini mahkeme yazdı!
Özgür Özel’le noktayı koyalım.
Saraçhane’den sonra Söğütözü direnişi gündemde!
Böylesi mücadelelerin iki özelliği vardır:
1- Onda dokuzu cesarettir.
2- Haklı olmak yetmez, haklı kalmak gerekir.