79. Cannes Film Festivali bu akşam son buluyor: Kişisel özgürlükler, küresel savaşlar ve direniş...
Mehmet Basutçu
Son Köşe Yazıları

79. Cannes Film Festivali bu akşam son buluyor: Kişisel özgürlükler, küresel savaşlar ve direniş...

23.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kişisel özgürlüklerin önemli bir parçası olan cinsel tercihler konusunu işleyenler yanında (Koji Fukada, Charline BourgeoisTacquet), küresel ölçekli, geçmiş ya da güncel savaş gerçeklerine el atan yönetmenlerin (Pawel Pawlikowski, Laszlo Nemes, Andreï Zviaguintsev...) filmleriyle başlamıştık festivale.

Aynı temalardan farklı yansımalar getiren filmlerle sürdürdük ve bitiriyoruz.

Üstelik, bu akşam açıklanacak ödül listesinin üst sıralarında yer alması beklenen üç film, son günlerde gerilimi oldukça yükseltti, farklı sinemasal tatlar eşliğinde yeni heyecanlar yarattı.

Önce, eşcinselliği savaş ortamında işleyerek söz konusu ana temaları birlikte harmanlayan iki filmden söz etmek gerekiyor.

İspanyol sinemasının ana seçkide yer alan üçüncü örneği, Javier Ambrossi (1984) ile Javier Calvo’nun (1991) birlikte yönettikleri “La bola negra” (Siyah Küre) ve Belçikalı yönetmen Lukas Dhont’un (1991) aynı gün yarışan “Coward” (Korkak) adlı üçüncü uzun filmi.

Lukas Dhont, genç yaşına rağmen ödülleri bol bir sanatçı. İlk filmi “Girl” ile 2012’de Cannes’da “altın kamera” ve FIPRESCİ ödüllerini kazanmış; ikinci filmi “Close” ile de 2022’de jüri büyük ödülü almıştı. Bu yıl da üst basamaklara tırmanma olasılığı oldukça yüksek. “Coward”, her şeyden önce bir mizansen başarısı. İç tutarlılığı sağlam bir film. Şiirsel yoğunluğu yüksek kimi görüntülerle; yer yer aşırı çiğ sayılabilecek kanlı savaş sahnelerini bir bütünün ayrılmaz parçaları olarak sunmayı başaran, çok farklı, özgün bir deneme.

Birinci Dünya Savaşı sırasında aynı siperleri paylaşan, toplumsal kökenleri farklı iki genç askerin yaşadıkları katıksız eşcinsel tutkunun izlerini, 1918 sonrasına dek süren “Coward”, ne sahte ne de zorlama sahneler içeren, içtenlikli, duyarlı bir deneme. Belki de bir başyapıt.

FEDERİCO GARCİA LORCA’NIN ÖLDÜRÜLMESİ

İspanyol Xavier ikilisine, iki kafadar demek de mümkün. Üstelik, çok yetenekli iki kafadar. Daha çok televizyon için çalışmış olan Xavier’ler, belki de birbirlerini çok iyi tamamlayan sahte “ikiz kardeşler”!... “Altın Palmiye”nin olası sürpriz isimleri olarak hemen su yüzüne çıkmayı başarıyorlar.

“La bola Negra” 1930-2020 yılları arasında, değişik dönemlerde yaşamış birçok eşcinsel çiftin yollarını, gelgitleri bol mizansen cilveleriyle kesiştiriyor.

Farklı cinsel tercihi yaşamanın tarihsel zorluklarını, İspanya İç Savaşı öncesinden (1930’lar) günümüze dek gelen süreç içinde, üç kuşağı kucaklayan çapraz bir senaryo eşliğinde anlatıyor.

“La bola Negra”nın çıkış noktası, büyük İspanyol şairi, dramaturg Federico Garcia Lorca’nın (1898- 1936) homoseksüelliği... İç savaş çıktığında, faşist milliyetçi güçler tarafından öldürülen Lorca ve yaşadığı ilişkiler, filmin ana çıkış noktasını oluşturmakta. Böylece, eşcinsellerin, İspanya’da yüzyıllar boyunca göğüs vermek zorunda kaldığı baskılar, gösterdikleri direnç günümüze dek uzanan süreç içinde sahnelenmekte. Glenn Close ile Penélope Cruz gibi yıldız oyuncuların da filme misafir olmaları, “La bola negra”yı birçok açıdan çekici kılmakta. Ayrıca estetik düzeyde özenli bir çalışma olması, filmin getirdiği görsel keyfi de yükseltiyor.

İYİ OYUNCU BOLLUĞU 

Bağımsız Amerikan sinemasının temsilcisi İra Sachs (1965), “The Man I Love” (Sevdiğim Adam) adlı filminde yine “eşcinsel bir tutkuyu, bu kez savaşlardan uzak bir ortamda, 1980’lerin New York’unda anlatırken özellikle baş oyuncusu Rami Malek’in yorumuyla dikkati çekiyor.

Sadece İkinci Dünya Savaşı’na odaklanan Fransız yönetmen Emmanuel Marre’ın (1980) filmi “Notre salut” (Kurtuluşumuz) de son günlerin beğenilenlerinden biri olarak, başroldeki Swann Arlaud’ya erkek oyuncu ödülünü kazandırabilir. Ancak, erkek oyuncu Palmiyesi için bol bol aday var. Amerikan sinemasının yarışmalı bölümdeki ikinci temsilcisi olan James Gray’in dikkat çeken filmi “Paper Tiger”daki rolüyle Adam Driver’ı katmak da mümkün... Kadın oyuncu Palmiyesi için de Lea Drucker, Léa Seydoux, Virginie Efira gibi birçok oyuncu daha var.

Oyuncu ödülleri, bazen, listede başka bir yer bulunamayan filmleri dolaylı yoldan onurlandırmak için de veriliyor olabilir!

Yazarın Son Yazıları

Hem sanatsal hem de politik

Festival seçkilerinin yüksek düzeyi, içeriksel ve biçimsel zenginliğin bir arada olmasıyla daha da önem kazanmıştı.

Devamını Oku
14.09.2026
Gazze’de katledilen, işyerlerinde ezilen insanlar

Mostra’nın sonuna geldik.

Devamını Oku
12.09.2026
83. Venedik Film Festivali’nden notlar: Gerçeğin içinde ve sınırların ötesinde...

Ana seçkinin en çarpıcı filmlerinden biri olan “Dau”, Rus asıllı yönetmen İlya Khrzhanovsky’nin (1975) yirmi yıldan bu yana üzerinde çalıştığı devasa bir projenin son noktası.

Devamını Oku
11.09.2026
Aşkın dayanılmaz hafifliği ve ağırlığı...

“Mostra” perdelerinde bu hafta sonu, hiç beklemediğimiz kadar hafif ama derinlikli, ummadığımız kadar da hoş ve eğlendirici, üstelik çok boyutlu ve düşündürücü filmlerden oluşan güzel bir “aşk” parantezi yaşadık.

Devamını Oku
09.09.2026
83. Venedik Film Festivali’nden notlar - Kanayan yaralar mozaiği

Son iki gün içinde izlediğimiz beş ilginç film, anlamlı bir bütün oluşturdu.

Devamını Oku
06.09.2026
83. Venedik Film Festivali’nden notlar - Söylemler klişeye dönüşürken...

Daha ilk günden, Altın Aslan adayı politik içerikli filmler henüz izlenmeden sinemanın içinde bulunduğu siyasal ve kurumsal ortamla ilgili polemik söylemler ön plana çıktı.

Devamını Oku
05.09.2026
83. Venedik Film Festivali’nden notlar - Dünden bugüne...

Venedik Film Festivali’nde dün akşam yapılan resmi açılış töreninden önce, 1 Eylül gecesi ön açılış vardı.

Devamını Oku
03.09.2026
83'üncü Venedik Film Festivali bu akşam başlıyor - Sinemanın değişen yüzü...

Bu akşam, İngiliz yönetmen Danny Boyle’un (1956) “Ink” adlı filmiyle başlamadan önce yapılacak açılış töreninde, Georges Clooney’in oyuncu, yönetmen ve yapımcı kimlikleriyle, mesleki yaşamının tümü için “Onur Altın Aslanı” alacağı 83’üncü Venedik Film Festivali, her zamanki gibi, sadece bir film yarışması değil, sinemanın hangi yöne evrildiğini, “auteur” kavramının bugün ne anlama geldiğini ve sinema salonu ile dijital platform arasındaki sınırların ne ölçüde eridiğini görmek için de önemli bir barometre olmayı sürdürecek.

Devamını Oku
02.09.2026
‘Kurtuluş’ filmi gösterime giriyor, Demirkubuz’un DVD paketi piyasaya sürülüyor: Fransa’da Türk sineması sonbaharı...

Fransa’da uzun zamandan beri, Türk sineması için bu denli zengin bir mevsim açılışı yaşamamıştık...

Devamını Oku
01.09.2026
79. Cannes Film Festivali bu akşam son buluyor: Kişisel özgürlükler, küresel savaşlar ve direniş...

Kişisel özgürlüklerin önemli bir parçası olan cinsel tercihler konusunu işleyenler yanında (Koji Fukada, Charline BourgeoisTacquet), küresel ölçekli, geçmiş ya da güncel savaş gerçeklerine el atan yönetmenlerin (Pawel Pawlikowski, Laszlo Nemes, Andreï Zviaguintsev...) filmleriyle başlamıştık festivale.

Devamını Oku
23.05.2026
82. Venedik Film Festivali Ardından: ‘Önce estetik mi, politik içerik mi?’

İşte, ödül listeleriyle birlikte durmadan ısıtılıp önümüze sürülen dilemma. Sanatsal etkinliklerde yarışma düzenlemenin temelindeki anlamsızlığı yeniden vurgulama olanağı getirmesi dışında, ne yararı olabilir ki bu sorunun?

Devamını Oku
08.09.2025
Oyun Atölyesi, Avrupa turnesinin ilk adımını Paris’te Gymnase Marie Bell tiyatrosunda attı

Oyun Atölyesi, Avrupa turnesinin ilk adımını Paris’te Gymnase Marie Bell tiyatrosunda attı

Devamını Oku
24.09.2024
81. Venedik Festivali son buldu, yönetmen Pedro Almodovar filmiyle Altın Aslan’ı kazandı: Geniş yelpaze...

81. Venedik Festivali son buldu, yönetmen Pedro Almodovar filmiyle Altın Aslan’ı kazandı: Geniş yelpaze...

Devamını Oku
09.09.2024
81 Venedik Festivali bu gece son buluyor: Memleketimizden insan manzaraları...

Memleketimizden insan manzaraları...

Devamını Oku
07.09.2024
Alt, üst ve çift kimlikler...

Alt, üst ve çift kimlikler...

Devamını Oku
06.09.2024
Tarih hesap sorar...

Tarih hesap sorar...

Devamını Oku
04.09.2024
Aşk ve yalanlar

Aşk, seks ve gerçek yalanlar...

Devamını Oku
02.09.2024
Sanatçının yalnızlığı

Sanatçının yalnızlığı

Devamını Oku
31.08.2024
Hepimiz yoğun bakımda mıyız?

Hepimiz yoğun bakımda mıyız?

Devamını Oku
29.08.2024
Kabuk değiştiren sinema ve savaş...

Kabuk değiştiren sinema ve savaş...

Devamını Oku
28.08.2024
Genç Türk sineması yine Venedik’te!

Genç Türk sineması yine Venedik’te!

Devamını Oku
24.07.2024
Cansu Baydar kısa filmiyle Venedik’te

Cansu Baydar kısa filmiyle Venedik’te

Devamını Oku
15.07.2024
Başa güreşmek... Bu yıl 77. kez düzenlenecek Cannes Film Festivali’nin seçkileri açıklandı

Başa güreşmek...

Devamını Oku
13.04.2024
Sorumlu ve yaratıcı sinema

80. Venedik Film Festivali sonuçlandı: Dengeli, çok odaklı ödül listesinde Türk sinemasına yer bulunamadı: Sorumlu ve yaratıcı sinema

Devamını Oku
11.09.2023
80. Venedik Film Festivali’nden notlar: Genç Türk sinemasının olgunluğu

80. Venedik Film Festivali’nden notlar: Genç Türk sinemasının olgunluğu

Devamını Oku
07.09.2023
80. Venedik Film Festivali’nden notlar: Yapay zekâ şaşkın insanlar

80. Venedik Film Festivali’nden notlar: Yapay zekâ şaşkın insanlar

Devamını Oku
05.09.2023
Venedik’te sinema tarihi

Venedik’te sinema tarihi

Devamını Oku
30.08.2023
Türk sinemasının Mostra’lıkları

Türk sinemasının Mostra’lıkları

Devamını Oku
27.07.2023
Evrim mi, devrim mi?

Evrim mi, devrim mi?

Devamını Oku
16.05.2023
Yenilikçi, genç jüri!

Yenilikçi, genç jüri!

Devamını Oku
09.05.2023