BAZI işlerin gecikmesi hayra alamet sayılmaz, doğru düzeltilmezse de daha fazla gecikir. Kurallar eskiden “hesab-ı muhasebat” denen Sayıştay hesaplarının Meclis’e gönderilmesini emrediyor ki, halktan kesilen paralar doğru harcansın.
Yasa, anayasa ve yasa kurallarının doğru uygulanmaması veya doğru düzeltilmemesi yüzünden yaşanan yanlışların sonu gelmiyor. Son pişmanlık diye bir kavram var. Madem Sayıştay diye bir denetim kurumu kurulmuş, onun da yeterince doğru zamanda devreye girmesi gerekiyordu.
Türlü türlü insanlar arasında yaşanan yanlışların sonuçları böyle olabiliyorsa, devletler arasında da aynı durumlar ve yanlışlar olmaz mı? Devletler de insanlardan oluştuğuna göre, olur elbette.
O zaman devletler arasında da insanlarda olduğu gibi, pişmanlık, affetme, barışma gibi durumlara da kapıyı açık tutmak gerekiyor.
Kuşkuyu saklamak, ölçüyü kaçırmamak, dengeyi fazla bozmamak koşuluyla tabii. Yoksa, yanlış dış politika, aldanma, bilgi eksikliği benzeri kusurlar her zaman ve her yerde var.
Kısacası, hangi iş yapılacaksa demek ki başından başlayarak doğru yapılması gerekiyor. Devlet işlerine getirilen eleştirinin de yapıcı, hatta yaratıcı olması ihmal edilmemeli. Dolayısıyla, eleştirinin çok açık, kesin, yol gösterici, kolaylaştırıcı ve çabuklaştırıcı olmasından kaçınılmamalıdır. Sık sık yeni kurumlar kuruyoruz diye nafile, vakti geçmiş, yararsız işlerle uğraşmak yerine aynı amaç için başka çareler üretmeli ve aynı zaman diliminde doğru kurumlar kurulmalıdır.
Mümtaz Soysal
Son Köşe Yazıları
Sayıştay Kararları
Yazarın Son Yazıları
Çelişki Korkusu
Çelişki Korkusu
Devamını Oku
19.03.2014
Kırım ve Komşumuz Rusya
Kırım ve Komşumuz Rusya
Devamını Oku
17.03.2014
Acı
Acı
Devamını Oku
14.03.2014
Sayıştay Kararları
Sayıştay Kararları
Devamını Oku
12.03.2014
İnsan
İnsan
Devamını Oku
10.03.2014
Durgunlukta Dinlenme
Durgunlukta Dinlenme
Devamını Oku
07.03.2014