Cumhuriyetin Karlofça Antlaşması
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Cumhuriyetin Karlofça Antlaşması

13.05.2025 08:25
Güncellenme:
Takip Et:

Bu topraklarda, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk yılları hariç, yaklaşık 350 yıldır siyaset ile uğraşanlar doğru kararlar alamıyor, yaşananları analiz edemiyor. Daha doğrusu halkı düşünerek hareket eden yok. 

Sırf bu yüzden de olan hep Anadolu’da yaşayan insanımıza oluyor. 

Bakın PKK, “12. kongre” adını verdikleri bir toplantının ardından “silahlı mücadeleyi sonlandırdıklarını ve örgütü feshettiklerini” ilan etti. 

Bazı çevreler bu açıklamayı “tarihi fırsat” olarak pazarlamaya başladı bile. 

Halbuki bu anlaşma Cumhuriyet döneminin Karlofça Antlaşmasıdır. Türkiye duraklama döneminden gerileme dönemine geçmiştir. 

Karlofça Antlaşması da Avusturya ile olan savaşı sonlandırmıştı. O zaman da payitahtın üzerinden büyük bir yük kalktığı savunulmuştu. Askerler evlerine dönecekti. Uzun yıllardır süren çatışmalar son bulacaktı. Köyler basılıp yakılmayacak, artık ekinler ekilecekti. 

Karlofça’dan iki asır sonra kendimizi Ankara önlerinde savaşırken bulduk. 

Bugün de aslında pek bir şey değişmedi. 

PKK’nin açıklamasının satır aralarını okursanız, ortada bir bitme değil, yeni bir taktik dönüşüm olduğunu anlıyorsunuz. 

Açıklama doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini hedef alıyor. 

1921 Anayasası’na “Türkiye halkı” diyerek gönderme yapıyorlar ama 1924 Anayasası’na “inkârın ve imhanın belgesi” diyerek saldırıyorlar. 

Neden? 

Çünkü “Türk milleti” kavramı onların ideolojisine uymuyor. 

Onlara göre Türkiye, Türklerin devleti olmamalı, halkların cumhuriyeti olmalı! 

Peki, bu fikir nerede son bulur? 

Üniter devletin parçalanmasında! 

Sınırların esnetilmesinde! 

Etnik temelli siyasi statülerin kurulmasında! 

Açıklamada Lozan’a yapılan vurgu da bir başka tehlikeyi ortaya koyuyor. 

Diyorlar ki: 

“Lozan’da statümüz yok sayıldı. Artık uluslararası kamuoyunun da bu hesabı görmesi gerek.” 

Kimse kusura bakmasın ama bu söylem doğrudan uluslararası arenaya “Devreye girin” çağrısıdır. 

Lozan’ı yırtıp atma gayretidir. Tarihi anlaşmayı kadük hale getirmek istemektir. 

Türkiye’nin içişlerini uluslararası bir müdahale meselesine çevirmek için atılmış bir adımdır. 

Açıklamada, “PKK adıyla yürütülen çalışmalar sonlandırıldı” deniyor. 

Peki, ne anlama geliyor? 

PKK’nin zaten işlevi bitti, biz YPG olarak, PYD olarak, KCK, SDG, YJA-Star olarak devam ediyoruz, demek. 

Bu yapılar zaten PKK’nin yan kolları olarak yıllardır faaliyet gösteriyor. 

Şimdi PKK tabelasını indirip uluslararası meşruiyet kazanmaya çalışacaklar. 

Batı kamuoyuna, “Suriye’de IŞİD’e karşı savaşan seküler güç” maskesini yeniden pazarlayacaklar. 

Unutmadık! 

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Suriye’de statü elde edildi, şimdi üçüncü faza geçiliyor” demişti. 

Peki üçüncü faz ne? 

Türkiye’ye dönük siyasi ve sosyal dizayn hamlesi. 

Bunun için PKK, “Silahlı mücadeleyi sonlandırdık” diyerek kamuoyu yaratıyor, aynı zamanda “Öcalan süreci yönetmeli” diyerek siyasi pazarlığın kapısını aralıyor. 

Bu, silah bırakmadan, hesap vermeden, hukuki meşruiyet kazanmaya çalışma planıdır. 

İsrail-Gazze savaşı artarak sürüyor. Lübnan’a Suriye’ye sıçradı, Türkiye’ye sıçramayacağının garantisi var mı? 

Türkiye’yi İsrailleştirmeye çalışıyorlar. Güneydoğu illerini de Gazze gibi gösterecekler. 

İran, Lübnan, Suriye hattı zaten diken üstünde. 

ABD, Trump’ın döneminde bölgeden geri çekilme planını devreye soktu. 

Tam da bu ortamda PKK sahneye çıkıyor. 

Zamanlama tesadüf değil! 

Dengeler yeniden kurulurken Türkiye’yi “barış ve demokratik çözüm” ambalajıyla yeni bir masaya oturtmaya çalışıyorlar Siyasetçiler değil, halk bu yaşananları iyi okumalı. 

AKP’li ve neoliberal siyasetçilerin nasıl davranacağını biliyoruz, “Taraf” tayfası da mantar gibi ortaya çıkacak. FETÖ’cüler bile bu “kumpanyadan” faydalanıp aralara sızacak. 

Bakın tam dönüşüm değişim sırası gelmişken bir el İmamoğlu’nu, Ümit Özdağ’ı içeri attı. 

Karlofça Antlaşması’na geri dönelim. 

Cumhuriyet, AKP ile birlikte duraklama dönemine girmişti. Ne ekonomik ne hukuki ne de demokratik olarak ileriye gidebildi. 

PKK ile masaya oturup Lozan pazarlık konusu yapılarak maalesef gerileme dönemine girildi. Hiçbir tarihi gerçeklikle bağdaşmayan Lozan’ın sözde “hezimet” olduğu savsatalarının savunulduğu ve Cumhuriyeti kuran kadroların hedefe oturtulduğu dönem boşa değilmiş anlıyoruz. 

Yoksulluğun daha da artacağı, hakkın hukukun adaletin biraz daha silineceği, yoksul kentlinin, köylünün daha da ezileceği karmaşa dolu yıllara merhaba dendi. 

Bu yazım da tarihe not olarak düşsün.

İlgili Konular: #pkk

Yazarın Son Yazıları

POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025