Kaos teorisi ve öze dönüş

30 Mart 2020 Pazartesi

Dünyanın bir noktasında, bir yarasadan kaynaklandığı düşünülen bir virüs, şu an tüm yerkürede hayatı durma noktasına getirdi. Kendimizi bir gerilim filmi içerisinde hissetmemize sebep olan, içerisinden Netflix’e yüzlerce içerik çıkarabilecek korona dönemi, yepyeni bir dünyanın inşasına doğru götürüyor bizleri.

“Biz hiç etkilenmedik” diyebilecek bir alanın bulunmadığı bu dönemde, spor ve özellikle futbol, hiç olmadığı kadar kördüğüm durumda. Plansız harcamalar, bonkör futbolcu transferleri, yer yer sermaye aklama alanı olan futbol, tüm dünyada durma noktasına geldi. Yarım kalan ligler ne olacak, futbolcu ödemeleri ne oranda gerçekleştirilebilecek, yayıncı kuruluşlar kulüplere ödeme yapmadığı takdirde kulüp finansmanı nereden sağlayacak, Euro 2020, Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi gibi onlarca konu, tamamıyla virüsün varlığını sürdürme inisiyatifine bağlı olarak çözüm bekliyor. Zira birçok ülke, böyle bir global salgın karşısında sınıfta kaldığını fiilen ilan etmiş durumda.

Kayıp uçsuz bucaksız

Zaten normal şartlarda nakit akışında sıkıntı yaşayan tüm dünya, bu virüsle birlikte çok ciddi ekonomik sıkıntılarla boğuşmak durumunda kalacak. Görünen ilk direkt gelir kaybı, maçların oynanamamasına bağlı olarak maç günü gelirleri. Bu maddeyi ise sponsorluklar ve ticari operasyonlar takip ediyor. Tabii ki televizyon gelirleri -ki kulüplerin gelir modellerinde en önemli paya sahip- ve UEFA müsabakalarına katılım gösteren kulüplerin gelir kaybı da bir başka önemli kayıp kalemi.

Ancak kulüplerin asıl başını ağrıtacak nokta, sözleşmelere bağlı olarak sahip oldukları yükümlülükler. Futbolcu ödemeleri, personel maaşları, sabit giderler gibi konuların ardından bir dizi finansal sorumluluğa sahip spor kulüplerinin, tünelin ucu görünmeyen bu karanlık süreci adım adım planlaması gerekiyor. Dünyanın en büyük spor kulüplerinden biri olan Barcelona, bu bağlamda oyuncularıyla garanti ücretlerinin azaltılması konusunda görüşmelere başladı, bazılarıyla da anlaştı. Kadrosunda birçok yıldız olan Juventus, toplamda 90 milyon Avro’yu bulan maaş inidirimi konusunda oyuncularıyla anlaştı. Bu yöntem akla yatan ilk yöntem çünkü ortada icra edilen bir futbol yok; dolayısıyla sorumluluğu sadece kulübün sırtına yüklemek çok da insaflı değil. Bundesliga’nın Borussia Mönchengladbach kulübü oyuncuları, kendi inisiyatifleriyle garanti ücretlerinden fedakârlık yapmayı kulüplerine teklif ettiler. Tabii her kulübün oyuncuları bu kadar kolektif ve merhametli değil. İsviçre’nin FC Sion kulübünde, ücretlerinde indirime gitmeyen 9 oyuncuya, kulüp başkanı kapıyı gösterdi. Bu da takdir edersiniz ki çok ideal bir yöntem değil; bir orta yol bulunması, dahası kısa, orta ve uzun vadeli planların hayata geçirilmesi gerekiyor.

Altyapı mecburi istikamet

Futbolumuzun sözde en çok kullanılan ancak genelde uygulanmayan enstrümanlarından biri altyapı. Koronavirüsün futbol kapitalizmini yerle bir etmesinin ardından mecburi istikamet altyapı olacak. Ne var ki bu da aslında hiç kolay değil. Altyapınızın sağlam temellere oturtabilmeniz için altyapıyı icra edebileceğiniz, yeterli imkânlara sahip tesisleriniz ve bu tesislerde altyapı organizasyonunu doğru bir biçimde inşa edebilecek bir eğitimci kadronuz bulunması gerekiyor.

Belçika futbolunun bugünkü noktaya ulaşmasında çok etkili bir isim olan futbol adamı Chris van Puyvelde, bir sunumu sırasında “11 milyonluk Belçika, Fifa Ülkeler sıralamasında ilk 5’te yer alırken ilk 3’ü hedefliyor. 80 milyon nüfuslu Türkiye ise turnuvalara katılamıyor. Bu kabul edilemez” demiş, ardından da o dönemde İletişim Direktörlüğü’nü yürüttüğüm Fenerbahçe Spor Kulübü’nün altyapısında kaç sahası olduğunu sormuştu.

Kapitalizmin tüm insanlığa dayattığı tüketim sisteminden, koronavirüsün mecbur bıraktığı üretim sistemine dönüş... Yepyeni bir başlangıç tüm dünyayı bekliyor; çok üreten kazanır!


Yazarın Son Yazıları