‘Bir Numara Sendromu’ ve emperyalizm
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

‘Bir Numara Sendromu’ ve emperyalizm

16.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Trump ikinci kez ABD başkanı seçildiğinde, Amerikalı yazar Susan Jacoby’nin kitabına (The Age of American Unreason) atıfla, George W. Bush iktidarına benzer bir dönemin başladığını ve Trump’la birlikte Mantıksızlık Çağı’nın zafer çanlarının yeniden çaldığını yazmıştım.

Böyle dönemlerde ABD’de hamaset çığlıkları artar; “Önce Amerika!” sloganlarını daha çok duyarsınız, özellikle Trump’ın seçmen kitlesinin derdinin, “Amerikan üstünlüğü” iddiası olduğunu görürsünüz.

Mantıksızlık Çağı’nda Amerikan üstünlüğü iddiası, Amerikan emperyalizmini Trump’la birlikte azdıran düşüncedir. Kendi ülkesinde iktidarını sürdürmek için işi Kongre baskınına destek vermeye kadar götüren narsisist ve faşist biridir Trump.

Çocukların da kullanıldığı fuhuş skandalına ilişkin Epstein belgelerinde kendi adı da geçince, önce Venezuela’da kanlı bir darbe yaparak Maduro ile eşini kaçırdı, ardından İran’da ekonomik kriz nedeniyle başlayan protestoları fırsat bilerek saldırı sinyali verdi, Grönland’ın ABD’ye ait olması gerektiğini yineledi, Küba, Kolombiya ve Meksika’yı tehdit etti.

‘ÖNCE AMERİKA!’ MOTTOSU

Bütün bu işgal, darbe ve tehditlerin ardında dünyadaki petrol ve nadir element yataklarına yönelik dizginlenemeyen iştah yatıyor. Yükselen Çin ve Rusya’ya karşı dünya liderliğini sürdürmek isteyen Amerika, Trump gibi bir narsisistin yönetimi altında, “Önce Amerika!” mottosuyla işi haydutlaşmaya vardırdı.

Daha önce Ronald Reagan’ın 1980 başkanlık seçimi sırasında kullandığı “Let’s Make America Great Again” (Amerika’yı Yeniden Büyük/Harika Yap) sloganının, Trump tarafından yeniden popülerleştirilmesinin nedeni de rastlantı değildir.

Bunun temelinde Amerika’daki “Bir Numara Sendromu” yatar. 1960’larda ABD Başkanı Richard Nixon, “Amerika hâlâ bir numaradır” demişti. 1992 seçim kampanyasında George Bush, Amerika’nın bir numara olduğu konusunda halka güvence verdi. Amerikalı politikacıların dilinde hep bu iddia vardır.

NEYİN BİRİNCİLİĞİ?

Yazar Michael Parenti, “The Land of Idols” (Putlar Diyarı) adlı kitabında “Bir Numara Sendromu”nu çarpıcı şekilde açıklar:

“Amerika Birleşik Devletleri hangi alanda birinci sırada? Anladığım kadarıyla konu iki şeye indirgeniyor: servet ve askeri güç. Fakat böylesine yoksulluğun hüküm sürdüğü bir dünyada, ‘dünyanın en zengin ülkesiyiz’ gerçeğini kutlamak ne anlama geliyor? Peki bu zengin ulusu oluşturan ‘biz’ kimdir? Zenginlik, farklılaşmamış bir bütün olarak ele alınan bir ulusta bulunmaz. Bu ülkedeki bireylerin çoğu zengin değil. (...) Ekonomik merdivenin tepesindeki küçük bir grup insanın, geri kalanımızın toplamından daha fazla servete sahip olduğu ve nüfusumuzun yüzde 90’ının neredeyse hiç net finansal varlığa sahip olmadığı bir durumda, ‘bizim’ zenginliğimizle neden gurur duyalım ki?

Benzer şekilde, askeri güçte bir numara olmanın neden bu kadar büyük bir başarı olduğunu da sorgulayabiliriz. 1992’de Başkan Bush, ‘Askeri bir süper güç olmalıyız’ demişti; bu da Amerika Birleşik Devletleri’nin diğer uluslara büyük çaplı ölüm ve yıkım getirme yeteneğine sahip olmaya devam etmesi gerektiği anlamına geliyordu.”

SAVAŞ MAKİNESİ İÇİN KURULAN ÇARK

Amerika, emperyalizmi körükleyen “Bir Numara Sendromu”ndan kurtulmadığı sürece, dünyanın başına bela olmaya devam edecek. Çünkü bu düşünceyi savunanlar, Amerika’yı “dünyanın ağası” gibi görür. Sanki kendi ülkelerinde örnek bir demokrasi varmış gibi, sağa sola demokrasi ihraç eder gibi yapıp bu yolla istedikleri yeri işgal ederler. Milyonlarca insanın ölümüne yol açar ve katliamlara “savaş gerçeği” deyip geçerler.

Savaş için dünyaya milyarlarca dolarlık silah satarlar, ülkeleri yakıp yıkarlar, inşa sürecinde yine Amerikan şirketleri milyarlarca dolar kazanır.

NATO ve AB gibi uluslararası kuruluşlar ise tamamen ABD’nin hâkimiyetindedir. Amerika’nın uluslararası hukuk kurallarını çiğneyen zorbalıkları karşısında hiçbirinden ses çıkmaz.

Hepsi ABD emperyalizminin aracıdır!

***

NOT: 14.1.2026 tarihli yazımda geçen “eşit yurttaşlık” ifadeleri, benim dışımda gelişen teknik bir arıza nedeniyle “elit yurttaşlık” şeklinde basılmış ve yazının anlamını etkilemiştir. Okurlarımızdan özür dileriz.

Yazarın Son Yazıları

‘Bir Numara Sendromu’ ve emperyalizm

Trump ikinci kez ABD başkanı seçildiğinde, Amerikalı yazar Susan Jacoby’nin kitabına (The Age of American Unreason) atıfla, George W. Bush iktidarına benzer bir dönemin başladığını ve Trump’la birlikte Mantıksızlık Çağı’nın zafer çanlarının yeniden çaldığını yazmıştım.

Devamını Oku
16.01.2026
İsmet Özel, Samuel Huntington, açılım...

Ekrem İmamoğlu, T24 portalından Cansu Çamlıbel’in sorularını yanıtlamış.

Devamını Oku
14.01.2026
Taktikler, yalanlar ve gerçekler!

Başından beri uyardığımız oldu.

Devamını Oku
11.01.2026
Kaygan zeminde kaypaklar

CHP listelerinden milletvekili seçilen üç milletvekilinin AKP’ye geçmesi, artık bir seriye dönüşen İLKESİZ SİYASET yazılarımın dördüncüsünü yazmamı gerektirdi.

Devamını Oku
09.01.2026
‘Demokrasi’ yalanıyla bir darbe daha!

Dünya siyasi tarihi “demokrasi” yalanıyla yapılan darbelerle dolu.

Devamını Oku
07.01.2026
Esir kampları kapatılsın!

Tahmin ederim; başlığı görünce çoğu kişinin aklına insanların tutsak edilmesi gelmiştir.

Devamını Oku
04.01.2026
Gazetecilikte 30. yılımda bir değerlendirme

Okurlarım bilir, köşe yazılarımda özel yaşantımdan söz etmem.

Devamını Oku
02.01.2026
TBMM’de yaptırılamayan, halk kışkırtılarak mı yapılacak?

2025’in son yazısı daha farklı olsun isterdim ama bir gazetecinin halka sorumlu olduğu gerçeğini hiç unutmadığım için, ülkemizin içinde bulunduğu koşullarda yine endişe duyduğum bir konuda yazıyorum.

Devamını Oku
31.12.2025
‘Demokratik’ bir cihat!

1970’lerin sonunda “Marksist-Leninist” bir örgüt iddiasıyla PKK terör örgütünü kuran terörist başı Öcalan, son dönemde tam bir açılım içinde!

Devamını Oku
28.12.2025
İşçi sınıfı için idam fermanı çıkardılar!

Asgari ücret tespit komisyonundan işçi sınıfı için İDAM FERMANI çıktı!

Devamını Oku
26.12.2025
Uyuşturucu operasyonları ve çürümüşlük!

Günlerdir sosyal medyada ve geleneksel medyada birtakım tanınmış kişilerin yazışmaları ve görüntüleri paylaşılıyor, hatta “gazeteci” denen bazı kişiler, bunları köşelerine taşıyor.

Devamını Oku
24.12.2025
Halktan gizlenen açılım gerçekleri!

“Açılım süreci” adı altında kapalı kapılar ardında dönen pazarlıkları yaklaşık bir buçuk yıldır bu köşede yazıyorum.

Devamını Oku
21.12.2025
Kararsızları kim kazanacak?

Çarşamba günü medyaya yansıyan bir haber vardı.

Devamını Oku
19.12.2025
Özgür Özel’in yanıtlaması gereken sorular

Özgür Özel, 12 Aralık’ta İlke TV’de bazı sorular sorulmasını gerektiren değerlendirmelerde bulundu.

Devamını Oku
17.12.2025
Kadınların önüne duvar örenler!

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, gerici açıklamalarına bir yenisini daha ekledi.

Devamını Oku
14.12.2025
Açık ve gizli süren ilişkiler!

Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesud Barzani’nin 29 Kasım’da bir sempozyuma katılma bahanesiyle uzun namlulu silahlı korumalarıyla Cizre’ye gelmesi, aklıma Uğur Mumcu’nun 7 Ocak 1993 tarihli gazetemizdeki yazısını getirdi.

Devamını Oku
12.12.2025
‘Yerel demokrasi’ diyorlar, siz özerklik anlayın!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Cumhuriyet ilan edilmiş ama eksik bırakılmıştır” diyerek yine Cumhuriyeti hedefe koydu, anayasa değişikliği isteyerek yine 1921 Anayasası’nı övdü ve Bahçeli tarafından alkışlandı.

Devamını Oku
10.12.2025
Gizliyorsunuz çünkü hedef çok büyük!

Öcalan açılımı için kurulan TBMM komisyonunda basına kapalı oturumlar yapılmasından sonra, AKP milletvekili Hüseyin Yayman Öcalan’ın ayağına İmralı’ya giden heyette yer aldığını halktan gizlemeye çalıştı.

Devamını Oku
07.12.2025
5 Aralık 1934’ten bugüne kadın hakları!

Yıl 1934...

Devamını Oku
05.12.2025
AYM, bilimsel gerçekleri reddetti!

Hani bazen hayatınızı adadığınız bir mücadelede öyle bir an gelir ve yıllarca yalnızca duvarlara bağırdığınızı düşünürsünüz..

Devamını Oku
03.12.2025
Türkiye üzerine karanlık planlar!

Yaklaşık bir yıldır birçok yazımda uyardığım bir tehlike, DEM Partisi çevresinden ilk kez açık açık dile getirildi.

Devamını Oku
30.11.2025
Hapishane ‘doğal yaşam alanı’ değildir!

İçinde yaşadığımız dönemin en berbat özelliklerinden birisi, kavramlara farklı anlamlar yükleyerek insanları kolayca kandırmanın çok yaygınlaşmış olması.

Devamını Oku
28.11.2025
Teröristler ana muhalefeti tehdit ediyor!

Sonunda bu da oldu.

Devamını Oku
26.11.2025
Tarih bu yıkım ittifakını yazacak!

Cuma günü TBMM’de yapılan İmralı oylamasından sonra bir TV kanalında bir siyasal iletişimcinin konuşmasına rastladım.

Devamını Oku
23.11.2025
Bahçeli’nin daha çok işi var!

Dün gazetemizde Aytunç Ürkmez imzasıyla yayımlanan bir haber...

Devamını Oku
21.11.2025
'Açın Bahçeli'nin yolunu, İmralı'ya gitsin!'

Tarih 31 Temmuz 2025.

Devamını Oku
19.11.2025
Şiddete tanıklık etmek

Geçen hafta Uluslararası Hayvan Politikaları Konferansı’na katılmak için ilk kez Marakeş’e gittim.

Devamını Oku
16.11.2025
Mesele 1923 Cumhuriyeti’nin tasfiyesi!

AKP-MHP koalisyonunun CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na karşı yürüttüğü operasyon...

Devamını Oku
14.11.2025
Hadi oradan!

Yazımın başlığına güzel Türkçemizde birçok düşünce ve duyguyu aynı anda iki sözcükle anlatabilen işlevsel bir deyimi koydum.

Devamını Oku
09.11.2025
Sosyalizm en kapitalist ikinci partiyle gelmez!

Kendisini “demokratik sosyalist ve Müslüman” olarak niteleyen Uganda asıllı 34 yaşındaki Zohran Mamdani’nin New York Belediye başkanlığına seçilmesi hakkındaki bazı yorumlar, birkaç yılda bir yinelemem gereken gerçekleri hatırlattı.

Devamını Oku
07.11.2025
Ümmetçi çakma ‘sosyalistler’!

1923 Cumhuriyet Devrimi’ni hedefe koyanlar, 102. yıldönümünde de boş durmadı.

Devamını Oku
05.11.2025
Türkiye, goril Zeytin’i de esir etti!

22 Aralık 2024’te Nijerya’dan Tayland’a kaçak olarak götürülmek istenirken İstanbul Havalimanı’nın kargo biriminde travma halinde yavru bir goril bulundu.

Devamını Oku
02.11.2025
Casusluk davası ve déjà vu!

Geçen hafta hayatımıza bir casusluk davası girdi ve beş gün önce de Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu’nun seçim kampanyası direktörü Necati Özkan ile Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında tutuklama kararı verildi.

Devamını Oku
31.10.2025
Cumhuriyetçi geçinenler ve gerçekler!

“En hafif rüzgârdan bile korunması lazım gelen yeni doğmuş yavrunun, onu beslediğini söyleyenler tarafından böyle hırpalanması caiz miydi?”

Devamını Oku
29.10.2025
Diziden al haberi!

İsrail’in büyük dostu ABD Başkanı Trump, bir süredir kameralar önünde Erdoğan’a övgüler yağdırıyor, buluşurken Beyaz Saray’ın kapısında ayakta bekliyor, “iyi dostuz” diyor, rahat otursun diye sandalyesini tutuyor ve ayrılırken kapıya kadar uğurluyor.

Devamını Oku
26.10.2025
Cumhuriyet Yürüyüşü!

2025 yılında, Cumhuriyet Devrimi’nin 102. yıldönümünde Türkiye’de cumhuriyetçilere düşen önemli görevler var.

Devamını Oku
24.10.2025
Cumhuriyeti kuranlar!

Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşanan rezalet, ülkenin içine sokulduğu durumun vahametini tam olarak gözler önüne serdi.

Devamını Oku
22.10.2025
Siyasetçilerin anayasayı çiğneme özgürlüğü mü var?

Başlıktaki soruyu sormak zorunda kalmamın sayısız nedeni var.

Devamını Oku
19.10.2025
Alçak düzenin resmi!

ABD Başkanı Trump, 13 Ekim’de İsrail Parlamentosu’unda ayakta alkışlandığı bir konuşma yaptı.

Devamını Oku
17.10.2025
Paçalardan akan ‘demokrasi’ yalanı!

“Sayın Öcalan, bu son görüşmede çok rahatsız olduğu bir mesele üzerinde durdu.

Devamını Oku
15.10.2025