Kürtler ve referandum

Kürtler ve referandum

24.02.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Kürt çevrelerinde neler oluyor, merak ediyorum. Belli ki, AK Partili Kürtler, bölgede, başkanlık sistemine ilişkin olarak, yine ‘hele bir referandumdan geçsin,
Kürtler bu işten kârlı çıkacak’ propagandası yapıyor. Ama asıl önemlisi, bu söylem sadece AK Parti’nin bölge tabanını tahkim etmek için değil, daha geniş bir çevreyi ikna etmek için dolaşıma sokuluyor. Başından beri, AK Partili Kürtler dışındaki bazı Kürt çevrelerinin ‘Bu işi çözerse Erdoğan çözer’ anlayışı zaten kullanışlı bir zemin, bir kez daha devreye girmesi şaşırtıcı olmaz.
Diğer taraftan, PKK’nin 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra, HDP’nin demokratik siyaset alanında ulaştığı kazanımı heba eden çatışmacı siyasete dönüş kararı, başarı şansı olmayan halk savaşı hamlesi, hendek siyaseti, HDP çevresinin bu siyasetin gölgesine düşmesi, bölge halkını bezdirmiş, savrulmaya terk etmiş vaziyette. O boşluk, yeniden başkanlık pazarlanmasına alan açıyor. ‘Rojava devrimi’ hayali de benzer biçimde işledi, sadece, Rojava’yı öncelemek adına demokratik siyaset imkânını heba edenler, sadece Kürtlere kaybettirmedi, genel olarak Türkiye’de demokratik siyasetin alanını daralttı, meydanı ‘terörle mücadele’ siyasetine terk etti.
Uzunca zamandır, bu siyasetin faturası da, HDP’nin ‘sol siyaset’ ile yaptığı ittifaka çıkarılmakta. HDP’nin bazı sol siyaset çevreleri ile ittifakına en çok karşı çıkanlardan biriyim, ancak mesele, HDP’nin bir yandan, demokratik siyaset anlayışına uzak sol gruplar, diğer yandan Beyaz Türk sol liberalleri ile, ufuksuz, savruk ittifakı idi. Ancak, mesele, ‘HDPnin, sol ile ittifak yüzünden Başkanlık sistemi pazarlığından uzaklaşması’ olarak resmedildiği ölçüde, şimdilerde Kürt çevrelerini yeniden Başkanlık pazarlığına ısındırılmaya çalışmak şeklinde devreye giriyor. Oysa, siyaset ufku dar ve/veya toplumsal karşılığı olmayan sol ile ittifak başka, adı her gün değişen Başkanlık sistemine demokratik karşı duruş başka mesele idi, halen de öyle. Yine de, belli ki, ‘Seni Başkan yaptırmayacağız dediniz, başımıza neler geldi, yeniden o kapıyı açarsanız, işler düzelecek’, ‘bakmayın AK Parti ile MHP ile ittifakına, Başkanlık Referandumdan geçerse, yeniden müzakere siyasetine dönülecek’ söylemlerinin önü açılmış vaziyette. Pek çok alamet ve bu arada, öncelikle Figen Yüksekdağ’ın, milletvekilliğinin düşmesi, Kürtlere bu yönde mesaj veriyor gibi.
Tabii bir de, Suriye üzerinden hesapların devreye girmesi ve Türkiye’de demokratik siyaset kaygısının önüne geçmesini mümkün kılacak beklentiler yine dolaşımda. ‘Referandumun sonucu ne olursa olsun Kürt meselesi bir şekilde çözülecek’ ne demek; ‘Türkiye’de demokratik siyasetin geri çekilmesi durumunda dahi bir Kürt çözümü, bunun pazarlığını yapmak mümkün’ demek değil mi? ‘Toz duman kalksın, ABD de devreye girip PYD ile Türkiye arasında bir uzlaşma sağlanabilir’ demek ne demek; ‘Türkiye’de sistem ne olursa olsun, Kürtlerin Suriye’deki kazanımları alanında bir gelişme olabilir’ demek değil mi? Bu tür akıl yürütmeler de, ‘Başkanlık referandumu Kürtlerin meselesi değil’ yaklaşımı da, ‘Kürdi’ gibi görünse veya pazarlansa da sadece Kürtleri ‘Evet’ kampanyasının yedeğine düşürecek, başkaca da karşılığı olmayacak diye düşünüyorum.
Ben, Kürtlerin kazanımlarını çok önemseyen, ancak bunun Türkiye’de demokrasinin kazanımları ile paralel giden bir süreç olmasını destekleyen biriyim. O nedenle, kusura bakmasınlar ama, bazı arkadaşların, Kürtlerin Türkiye siyasetini ‘Suriye’deki kazanımları’nın peşine takma anlayışını hiç kabullenemedim. Dahası bu sadece, benim ve benim gibi düşünenlerin, ‘İlkesel olarak, Kürt meselesinin çözümünü Türkiye’nin demokratikleşme siyaseti çerçevesinde görmesi’ veya bazılarının iddia ettiği gibi ‘Türkiye’nin demokratikleşmesi yükünü Kürtlerin sırtına yüklemek’ meselesi değil. Bu, reel siyaset açısından da, düpedüz siyasi şaşılık veya kandırmaca. Nitekim, Türkiye’de demokrasiden uzaklaşılmasından en çok Kürtler zarar görüyor, bundan sonra tersinin olacağını sanmak veya pazarlamak büyük bir körlük veya düpedüz vicdansızlık. Bir yandan ‘Bu tür işler en çok karşı çıkan taraf ile hallolur, bakın Öcalan idamdan MHP’nin onayı ile kurtuldu’ safsatası, diğer yandan ‘devlet aklı çözer’ şeklinde tezahür eden siyaset felsefesi acemiliği, bunlar ile gidilecek yol zaten yoktu, ama artık tamamen tükendi.
Özetle, Kürt çevreleri üzerinde, bir yandan siyasi ufuksuzluğun, diğer yandan cinlikler ve hesapların yeniden devrede olduğunu, Kürtlerin hiç olmazsa sandığa gitmeyerek, bu yolu açmasının hedeflendiğini gözlemliyebiliyoruz, ama ne kadar karşılığı var onu bilemiyoruz. Benim bildiğim, getirilmeye çalışılan ‘çoğunluk sultası’ rejiminin, ne Kürtlere, ne Türklere, ne dindara, ne dinsize, ne arada kalanlara, bu ülkede yaşayan hiç kimseye hayrı olmayacağı.

Yazarın Son Yazıları

‘Yeni devlet’

‘Yeni devlet’

Devamını Oku
07.08.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim

Müftü nikâhı ve İslami rejim

Devamını Oku
04.08.2017
‘Hans’ın ne dediği’

‘Hans’ın ne dediği’

Devamını Oku
31.07.2017
‘Evrim teorisi’

‘Evrim teorisi’

Devamını Oku
28.07.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı

Yeni Türkiye’nin tarih yazımı

Devamını Oku
24.07.2017
15 Temmuz’un anlamı

15 Temmuz’un anlamı

Devamını Oku
17.07.2017
15 Temmuz

15 Temmuz

Devamını Oku
14.07.2017
Parayla saadet olmaz

Parayla saadet olmaz

Devamını Oku
10.07.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz

‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz

Devamını Oku
07.07.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri

Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri

Devamını Oku
03.07.2017
Katar krizi

Katar krizi

Devamını Oku
30.06.2017
Yine hüzünlü bir bayram

Yine hüzünlü bir bayram

Devamını Oku
26.06.2017
Adalet istiyoruz! (23.06.2017)

Adalet istiyoruz!

Devamını Oku
23.06.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak

Nerden başlasak nasıl anlatsak

Devamını Oku
19.06.2017
Katar’ın başına gelenler

Katar’ın başına gelenler

Devamını Oku
09.06.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler

ABD, Türkiye ve Kürtler

Devamını Oku
05.06.2017
Toplum yorgunluğu

Toplum yorgunluğu

Devamını Oku
02.06.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti

Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti

Devamını Oku
29.05.2017
İki veda

İki veda

Devamını Oku
26.05.2017
‘Devrime hazır olun’

‘Devrime hazır olun’

Devamını Oku
22.05.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti

Kötü yönetim ve dış siyaseti

Devamını Oku
19.05.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’

‘Türbe, tarih, siyaset’

Devamını Oku
15.05.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi

Fransız seçimleri ve demokrasi krizi

Devamını Oku
12.05.2017
İslamcılık, çirkin itiraf

İslamcılık, çirkin itiraf

Devamını Oku
08.05.2017
Yeni siyasi arayışlar

Yeni siyasi arayışlar

Devamını Oku
05.05.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar

Hindistan ziyareti ve İslamcılar

Devamını Oku
01.05.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi

Referandum sonrası Kürt meselesi

Devamını Oku
28.04.2017
Nafile analizler

Nafile analizler

Devamını Oku
24.04.2017
Her şeye rağmen

Her şeye rağmen

Devamını Oku
17.04.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!

Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!

Devamını Oku
14.04.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı

İslamcıların Suriye ile İmtihanı

Devamını Oku
10.04.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?

Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?

Devamını Oku
03.04.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’

‘Vicdan ve adalet nöbeti’

Devamını Oku
31.03.2017
En büyük tehlike (27.03.2017)

En büyük tehlike

Devamını Oku
27.03.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet

Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet

Devamını Oku
24.03.2017
En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset

En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset

Devamını Oku
20.03.2017
18 yaşında seçilme hakkı

18 yaşında seçilme hakkı

Devamını Oku
17.03.2017
‘Hollanda krizi’nin ötesinde

‘Hollanda krizi’nin ötesinde

Devamını Oku
13.03.2017
‘Erdoğan ve liderlik’

‘Erdoğan ve liderlik’

Devamını Oku
10.03.2017
‘Milli Kültür Şûrası’

‘Milli Kültür Şûrası’

Devamını Oku
06.03.2017