Muhalefet, kendini topla! - Erendiz ATASÜ
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Muhalefet, kendini topla! - Erendiz ATASÜ

01.06.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sayın muhalefet, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez, Türk ve Türkiye sözcüklerinden rahatsız olduğunu açıkça ifade eden, şeriatçı, kadın karşıtı kimi sayınlar TBMM’ye girdiler; haberin var mı? Meclis’in açılış günü bir gösteriyle karşılaşabiliriz; düşündün mü? Hayatta her şeyin bir zamanı var, sevmenin de ölmenin de demiş bir düşünür. İç hesaplaşmanın da hesaplaşmayı ertelemenin de farkında mısın?

CHP’yi ve Kılıçdaroğlu’nu yıllardır, bıkıp usanmadan sürdürdükleri etkisiz muhalefet yüzünden en çok eleştiren yurttaşlardan biriyim. Ama doğruya doğru. Son aylarda Kemal Bey, adeta insan üstü bir enerjiyle, şaşmayan bir kararlılıkla, şaşılası bir sabırla, arı gibi çalışarak çok etkili bir muhalefet sürdürdü. İşin en başından beri bu ülkenin yarısı AKP’ye karşıydı, fakat bölük pörçüktü. Kemal Bey laik muhalefeti ilk kez sağ ucundan sol ucuna kadar, bu toprakların bin yıllık İslam geleneğinin “İbadet de kabahat gibi saklıdır” düsturundan ayrılmamış samimi Müslümanlarından inançsızlarına kadar, ortak bir ulusal cephede buluşturdu. Bu zor işte hata yapmamak ancak insanlığın yüzlerce yılda bir yetiştirebildiği bir “sosyal deha”ya nasip olabilirdi. Hatalar oldu. Ancak acaba seçimin kaybedilmesine bu hataların katkısı ne derecedeydi?...

Halkımız on yıllardır, ne sadece ekonomiye, ne sadece teröre, ne sadece laikliğin yıllardır uğradığı hakaretlere, ne de sadece sığınmacılar sorununa indirgenebilen, ağır ve karmaşık bir psikososyal kriz sürecinin etkisindedir. Bu krizin varlığını kabul etmeden, niteliğini bilimsel olarak çözümlemeden, herhangi bir seçimin kazanılması mümkün değildir. Üstelik kriz bir karapara dolambacında cereyan etmektedir. 

BİRLEŞME

Muhalefetin belki en büyük hatası, karapara dolambacı hakkında sesli düşünmek olmuştur. Siz sesli düşünürken onların eli armut mu toplayacak? 

(İkinci büyük hata kaybetme halinde bir B planının bulunmayışı!) 

Olan olmuştur ve şimdi muhalefetin birlikteliğini dağıtma değil, güçlendirme zamanıdır. Önümüzdeki zor günlere, belki RTE’yi bile rahatsız edebilecek olası gelişmelere, ancak saflarını sıkıştırmış bir muhalefetle dayanabiliriz. Şu anda muhalefet üçüncü büyük hatayı işlemekle meşgul: 6’lı masadaki parti liderleri hep birlikte sıkı bir muhalefeti sürdüreceklerini topluma ilan etmeliydiler. Hâlâ yapabilirler. Sadece 6’lı masa değil, tüm muhalif güçler, kritik dönemeçlerde birlikteliğin yeniden oluşturulacağının sinyallerini topluma ve iktidara vermek zorundalar. 

Televizyonlarda boy gösteren kimi siyasetçi sayınların, yasaların çiğnendiği, son derece eşitsiz ve haksız bir yarıştan ve soru işaretleriyle dolu bir seçimden sonra, her şey güllük gülistanlık yaşanmış gibi davranmalarını, seçmene şirin gözükme çabalamalarını izlerken “İnsanın böyle müttefikleri varsa, rakibe ne gerek var!” diye düşündüm. Yurdumuzun yüz yüze kaldığı yıkım tehlikesi karşısında, kişisel hırslarının sergilediği acınası zavallılığı göremeyen kimi muhalif sayınlar, tez elden kendinize gelin! Gün dağılma değil, birleşme günüdür.

ERENDİZ ATASÜ

Yazarın Son Yazıları

Mustafa Kemal ve ‘Çanakkale Efsanesi’ - Hüner Tuncer

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı’nda yenilgiye uğratılan müttefik güçler, Çanakkale Boğazı’nı yalnızca donanma ile geçemeyeceklerini anlamıştı.

Devamını Oku
25.04.2026
Okul kapısında biriken öfke - Deniz Öztürk

Şiddet, Türkiye’de artık tekil bir davranış değil; dilde kurulan, kültürde beslenen ve kurumlarda derinleşen yapısal bir sorundur.

Devamını Oku
25.04.2026
BİÇİM, İÇERİK VE KALKINMA - Necdet Adabağ

Biçim, bir şeyin dış görünüşüdür.

Devamını Oku
25.04.2026
Şeffaflaşan baskı - Fadime Uslu

Ulusal egemenlik tam bu noktada kırılıyor: 23 Nisan’da makam koltuklarının çocuklara devredilmesi sırasında.

Devamını Oku
24.04.2026
Güç zehirlenmesi - Suna Türkoğlu

Anayasamıza göre “Devletin temel amaç ve görevleri” Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak olarak; çok açık, kesin ve net bir biçimde belirlenmiştir.

Devamını Oku
24.04.2026
Egemenliğin adı: 23 Nisan - Hamza Kiye

23 Nisan 1920, yalnızca bir meclisin açıldığı tarih değildir.

Devamını Oku
23.04.2026