Atilla Kart, CHP’nin eski milletvekili, CHP’ye, CHP’li seçmene tamamen ihanet anlamına gelen 2017 referandumunda mühürsüz oyların yasalara, kurallara, YSK seçim yönergelerine aykırı bir şekilde kabul edilmesine KK’nin itiraz etmemesi konusunu bir süredir gündemde tutuyor.
Konu önemli, bugünkü tek adam rejiminin kurulmasına neden olan referandumdan bahsediyoruz.
16 Nisan 2017’deki anayasa değişikliği referandumunda “Evet” ve “Hayır” oyları arasındaki fark 1 milyon 379 bin idi. Yüzde 51.41 oranında “Evet”, yüzde 48,59 oranında “Hayır” çıkmıştı.
Sandıklardan mühürsüz oy pusulaları çıkıyor; binlerce değil yüz binlerce değil, milyonlarca.
REFERANDUMU KAYBETMİŞTİ
Başkanlık sistemini garanti altına mak, halkın iradesini iğdiş etmek/çalmak için tüm tedbirleri almışlar. Üstelik olağanüstü koşullar, yani sıkıyönetim var bazı bölgelerde, devlet güçlerinin evet verilmesi için de baskıları yansıyor medyaya ve partilere.
Herkes isyanda, mühürsüz oyların iptali isteniyor.
Fakat Yüksek Seçim Kurulu (YSK) yaklaşık 2.5 milyon mühürsüz oyu geçerli sayıyor. İtiraz yok.
Yasalar çalışsa, mühürsüz oylar iptal edilseydi, referandum sonuçları tersine dönecek, sistem değişikliği kabul edilmeyecek; başbakanlık feshedilmeyecek, Meclis etkisizleşmeyecekti. Tek adamın yönetimine girilmeyecek, her alanda bugünkü çöküşler belki de olmayacaktı! (Ama AKP ne yapar eder yine bugünkü durumu yaratabilirdi!)
YSK’DEN 10 DAKİKA SONRA
Atilla Kart’ın AİHM’ye başvuru macerası var, diyor ki son anda KK ve Bülent Tezcan parti adına başvuru yapmamı yasaklıyorlar. Kendi adına başvuru diyorlar.
YSK’nin gerekçesi hukuk ve adalet adına ve tabii kendi kurumu adına da içler acısı: Eğer mühürsüz pusulalar dışarıdan getirilmemişse bir sorun yok, geçerlidir.
Dışarıdan getirilmemişse, 2.5 milyon oy hazır bir şekilde sandığa atılmışsa hiç bir mesele yok, yapılan sahtekârlığa utanmaz bir kılıf uydurulmuş oluyor.
KK ne yapıyor? Tüm parti teşkilatına hemen YSK kesinleştirdikten 10 dakika sonra acil mesaj göndererek YSK’nin mühürsüz oyları kabul ettiğini ve sonucun kesinleştiğini belirtiyor. Yani partiden kimse itiraz etmesin!
ÖRÜLEN ÇORABIN ADI
Tam bir kara örümcek ağı operasyonu.
AKP ülkeyi tek adam rejimine götürüyor. MHP Meclis’te destek veriyor. KK yönetimindeki CHP, Meclis’te referandum için hayır oyu veriyor.
Ama mühürsüz oylara itiraz edilmesini ve seçimin iptalini başkan olmanın gücüyle engelliyor ve referandumu onaylıyor.
Türkiye’ye, partiye, partinin iradesine, hayır oyu veren 23 milyon 700 binden fazla seçmene, aydınlık insana ihanetin adıdır bu.
Geleceğe olan güvenin yerle bir edildiği an...
***
Sürekli AKP’nin ve sevgili rakibi Tayyip Bey’in iktidarda kalmasına büyük bir hizmet.
Soruyorum: KK ve o zaman yanındaki yönetici ekibi, hangi düşünceyle bunu engellediler?
Hukukun, adaletin daha o zamanlar rafa kaldırıldığının bilindiği koşullarda; başkanlık sisteminin ülkeyi büyük bir çıkmaza sürükleyeceğini göremeyecek kadar kör müydüler?
Devletin bazı kurumlarından yoksa talimat mı aldılar?
İktidar kendilerine bir söz mü verdi? AKP iktidarının ve CHP yönetiminin bu karanlık dönemi mutlaka aydınlatılmalıdır.
***
Dünkü yazımda belirtmiştim: Tayyip Bey’in iktidarına hizmet için gerçekten iki yıldır iktidara yürüyen Özgür Özel ve arkadaşlarının bu büyük yürüyüşünü engellemek için üzerine yattıkları mutlak butlanla partiye el koymalarına izin verilmesi, iktidarın KK’ye yaptığı referanduma itiraz etmemesine bir borç ödeme midir?
Yani yeni bir görev mi: CHP’nin iktidarını önle!
Benim görüşümü sorarsanız, evet...