Bu öfke iz bırakır!
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

Bu öfke iz bırakır!

09.06.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Siyasette iki kere iki her zaman dört etmez. Gün olur üç eder, gün olur sekiz!

Bu toplama, çıkarma işlemini millet yapar. Yakın-uzak geçmişte masadaki hesabın sandığa uymadığı çok seçimler olmuştur.

Butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yükselen öfkeye ilişkin tutumu da masa başında yapılmış bir hesaba benziyor. Kemal Bey; öfkenin en çok üç-dört hafta içinde dineceği düşüncesini çevresiyle de paylaşmış. Bu kulis bilgisini genel merkezin sözcülüğünü üstlenen Müslim Sarı da doğruladı. Arkadaşımız İklim Öngel’le söyleşisinde “güçlü tepkiyi” kabul etti, ancak her geçen gün kırılmakta olduğunu, devamında biteceğini söyledi.

***

Bize göre bu hesap yanlış!

Siyasette genel olarak halkın reflekse dayalı tepki verdiğine inanılır. Refleks, sözcük anlamıyla ani ve kalıplaşmış olarak verilen tepkiyi ifade ediyor.

Öncelikle şunu vurgulayalım; CHP’ye yapılanlara öfke, sadece CHP tabanında değil, CHP’li olmayan ama ülkede en azından seçme-seçilme hakkının korunmasını benimseyen kesimler de en az CHP’liler kadar öfkeli.

Diyelim ki öfke dindi. Dinse bile iz bırakır!

Nasıl bir iz bırakır?

Değişik zamanlarda şunu söyleyen insanlar tanıdım:

-Futbol oynarken ayağım kırıldı.

Birkaç ay sonra iyileşti. Doktor, “Normal yaşantını sürdürebilirsin ama artık eskisi gibi futbol oynayamazsın” dedi. O gün futbol hayatım bitti!

Kemal Kılıçdaroğlu öyle bir güven kırılması yarattı ki! Bu kırılma kendi deyimiyle, unutulsa, iyileşse bile iz bırakır. Eskisi gibi siyaset yapmasına izin vermez!

Ancak Kılıçdaroğlu’nun kırılmanın boyutu ne olursa olsun devam kararı aldığı anlaşılıyor. Önümüzde iki sıcak gün var. Birincisi bugünkü CHP grup toplantısı, ikincisi 11 Haziran Perşembe günü Kılıçdaroğlu’nun çağrısıyla toplanacak 2020 yılında seçilmiş, 4-5 Kasım 2023’teki 38. olağan kurultaya dek varlığını sürdüren parti meclisi (PM)!

Bugünkü grup toplantısı için Özel de Kılıçdaroğlu da saat 13.30’a TBMM’de randevu verdi. CHP Genel Merkezi’ne bibergazı ve polis balyozuyla giren Kılıçdaroğlu CHP’nin TBMM grup toplantısına da aynı yöntemle girer mi?

Onu yapan bunu da yapar!

Sonuç ne olur?

Çok acı olur.

CHP’nin kurumsal kimliği büyük bir yara daha alır.

***

Perşembe günü PM toplantısına katılacak üyelerin çoğunu kamuoyu tanımıyor. Zira pek çok üyelik belediye başkanı seçilmekten parti değiştirmeye kadar farklı nedenlerle düştü. Yerlerine yedek listeden yeni isimler geldi.

Sözümüz PM Üyelerine...

Tek çıkış yolu var; karşılıklı mutabakatla olabilecek en kısa zamanda kurultay.

Yargıya gidilerek elde edilecek bir sonuç kalmadı. Buna CHP’nin kendi söküğünü kendisinin dikmesi için son fırsat denebilir.

Elbette siyasette son diye bir şey yoktur. Ancak zaman süreci buzlaştırıyor. “Buzlaşmanın” “B”sini kaldırmak giderek zorlaşıyor.

Kırılmayı karılmaya çevirmek için bu hafta çok ama çok önemli.

CHP’nin içine sokulan nifak çubuğunu fırsat çubuğu olarak gören CHP’liler de olabilir. Onların da bu sürece akılcı yaklaşması, bu çubuğun hayra alamet olmadığını görmesi gerekir!

Bu haftanın sonunda farklı şeyler konuşacağız!

Oksijen kaynağımız şu:

Toplumda Cumhuriyeti ve demokrasiyi koruma bilinci olan kesim ayakta.

Oranı ayrı konu; mıknatısa çekim gücü veren içindeki yüzde 7’lik maddedir!