Ülkemizin siyasal yaşamında fırtınalar yaratan “mutlak butlan” kararının etkileşimleri sürüyor. Siyaset alanında ilk kez karşılaşılan böylesi bir müdahaleyle, siyasal düzen ve demokratik yaşam ağır darbe aldı. CHP’ye yönelik butlan kararını ve sonrasında yaşananları; iktidarın yansıtmak istediği gibi, yalnızca CHP’yi ve CHP’lileri ilgilendiren bir konuymuş gibi ele almak çok yanıltıcı olur. Tam tersine, ülkemizi ve halkımızı tümüyle ilgilendiren çok önemli bir meseledir.
Biz kararın ilanında ve sonrasında çok uzaklardaydık. Yaşananlar doğrusu tam anlamıyla yüreğimizi acıttı! Ülkemiz, halkımız ve geleceğimiz adına büyük endişe duyduk. Hele Cumhuriyetin kurucu partisinin genel merkezine kapılar kırılarak ve gaz bombaları atılarak girilmesi, belleklerde derin izler bıraktı. Yaşananların ve bu görüntülerin yıllarca unutulmayacağını düşünüyoruz.
HUKUKA DARBE
Olayın ilk sıcaklığı geçtikten sonra, şimdi bu süreci ve yaşananları serinkanlılıkla çok yönlü değerlendirmek gerekiyor. Öncelikle bu uygulamayı, yerleşik hukuk sistemimize bir müdahale olarak değerlendiriyoruz. Bilindiği gibi, ülkemizde siyasi partiler ve seçim hukuku Yüksek Seçim Kurulu tarafından yürütülmektedir. Şimdi bir partinin kurultayı ile ilgili kararın mahkemeler eliyle alınması ve bunun belirleyici olması, hukuk sistemimize aykırıdır.
Bu yanlış uygulamayla siyasal alanda kaos yaratılmakta ve bütün partilere, onların iç yapılarına müdahalenin önü açılmaktadır. Konuyu tarafsızca değerlendiren pek çok bağımsız hukuk uzmanının yorumu da bu yöndedir.
SİYASETE DARBE
Açılan yolla bundan sonra önüne gelen bir mahkemeden karar alarak, partilerin kongre ve seçimlerine itiraz edip onların çalışmalarını kilitleyebilecektir! Bu bağlamda, bugün CHP’nin başına gelen yarın başka partilerin de başına gelebilir. Biz bunu siyaset alanına yapılmış ağır bir müdahale olarak değerlendiriyoruz.
Bu bağlamda, tüm partilerin ve temsilcilerinin, siyaset alanına yapılan müdahaleye karşı çıkması gerektiğini düşünüyoruz. Sadece muhalif siyasetçiler değil; iktidar bloku içinde yer alan, akılcı, gerçekçi ve uzun erimli düşünen, vicdan sahibi siyasiler de yaratılan kaosun gelecekte kendilerini ve partilerini de etkileyebileceği gerçeğini göz önüne almalıdırlar.
MUHALEFETE DARBE
Butlan kararı, bugün için doğrudan muhalefeti ve özellikle de ana muhalefet CHP’yi hedeflemektedir. Ülkenin kurucu ve halen en büyük partisi olan CHP, iktidar tarafından dizayn edilmek istenmektedir. Böylece son yerel seçimlerin birinci partisi CHP’nin ve onun önder kadrolarının devre dışına çıkarılması hesaplanmaktadır.
Bu zorlamalarla kamuoyunda mevcut iktidarın süreceği algısı güçlendirilmeye çalışılıyor. Muhalefet dağıtılmak ve etkisizleştirilmek isteniyor. Kısacası, halkın, seçmenin değişim talebi örseleniyor. İşte bu nedenlerle, öncelikle siyasal ve toplumsal muhalefetin temsilcileri olmak üzere, tüm kesimler yapılan müdahaleye karşı çıkmalıdır.
ÇIKIŞ YOLU
Bir kez daha altını özenle çizerek vurgulamak istiyoruz; ülkemiz siyaseti tam anlamıyla bir yol ayrımındadır. İçinde bulunduğumuz dönemde, çok ciddi ve çetin günler yaşıyoruz. Sorun kişilerin, grupların, partilerin de çok üstünde bir meseledir. O nedenle de soruna ve yaşananlara bu açılardan bakarak yaklaşılmamalıdır. Sorunu yaratıp ülkenin orta yerine bırakanlar, siyasal sistemi tümüyle kontrol altına almak istiyorlar.
Bu darboğazdan çıkışın temel yönsemesi; CHP’de de ülkede de seçimdir. Ana muhalefet partisi hemen kurultaya gitmelidir. CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, bizim yıllardır yazdığımız ve her kurultay döneminde gündeme getirdiğimiz; genel başkanın tüm parti üyelerince seçilmesini açıklıkla seslendirdi. Bu yaklaşımı içtenlikle destekliyoruz.
BİRLEŞİK MÜCADELE
Gelişmeler hangi yönde olursa olsun, halkımız muhalefetten kendi sorunlarına ve taleplerine sahip çıkmasını bekliyor. Günümüzde bunun yolu da birleşik mücadeleden geçiyor. Siyasal ve toplumsal muhalefet ortaklaşarak, güçlerini birleştirerek iktidarın oyunlarını boşa çıkarmalıdır. Bunun nasıl olacağını meydanlar göstermektedir.
Hayatın her alanında, ortak hedefler doğrultusunda birleşik mücadele hattı oluşturulmalıdır. İktidarın muhalefete yönelik hesapları, planları birlikte göğüslenmelidir. Günümüzün siyasal partileri, siyasetçileri; böylesi ağır ve zorlu tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyadır. Herkesi bir kez daha, içinde bulunulan durumu düşünmeye ve çok yönlü değerlendirmeye çağırıyoruz.