Türkiye’de bilim ‘gariban işi’ aşı üretimi ile ne kadar?
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Türkiye’de bilim ‘gariban işi’ aşı üretimi ile ne kadar?

23.06.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Önce bir düzeltme yapayım, dünkü yazımda, Pastör yöntemi ile, yani inaktive edilmiş koronavirüsü aşı olarak kullanmaya yönelik ülkemizde bir çalışma yok diye geçiyordu, var, iki grup bunun üzerinde çalışıyor. Virüs etkinsizleştirilerek (hastalık yapması önlenerek) insana veriliyor ve bağışıklık sistemimiz bu düşmanı algılayarak hemen antikor üretimine geçiyor. 

Klasik aşı yöntemi. Tıbbın elindeki olanaklar çok gelişti, virüsten parça almak kolaylaştı, cihazlar - çalışma koşulları çok gelişti, öyle eskisi gibi on yıllarca sürmüyor, umarım her iki grup da bunu başarır... Çünkü tek aşı değil, çok sayıda aşıya ihtiyaç var... Keşke beş grup daha çalışsa bu yöntemle... 

Diğer gruplar yeni aşı üretme teknolojileriyle çalışıyor. 

Fakat, Türkiye’de başlayan aşı üretme çalışmalarının hiçbirini Dünya Sağlık Örgütü’nün aşı çalışmaları listesinde görmüyoruz. Listede 100’ün üzerinde grup ve yaptıkları çalışmaların açıklaması var.

250 araştırmacı çalışıyor

Peki, neden bizim çalışma gruplarından hiçbiri Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirilmemiş, gerekenler yapılmamış ve dünyaya duyurulmamış?

Sanırım TÜBİTAK ve Sanayi Teknoloji Bakanlığı bu konuda adım atacaktır. İçe kapanıklıktan sıyrılmalı... Belki de sürmekte olan bu aşı projelerine, daha iyi ve hızlı sonuçlar almak için dünyadan yetkin isimler de davet edilir, ücretleri ödenerek. 

TÜBİTAK çerçevesinde COVID-19 Platformu altında aşı çalışan 7 grup oluşturulmuştu. Bu sayı arttı mı bilmiyorum. Ama bu çerçevede, üniversitelerden, kamu kuruluşlarından ve özel sektörden 225 araştırmacının çalıştığını okuyoruz. Bu sayı artmış olabilir. İlaç çalışmalarını da eklersek toplam 16 grup oluşmuş. İlginç olan, aralarında bir etkileşimin de olması!

Para, hız, malzeme eksik

Gelelim yeniden Mehmet Öztürk’e: Prof. Öztürk “Yurtdışındaki aşı çalışmalarıyla kıyaslarsak bir eksiğimiz yok, hemen hepsi üzerinde gecikmeli de olsa burada aşı çalışmaları sürdürüyoruz” demişti ya, peki neden gecikmeli? Ne engel, para mı, cihaz - malzeme mi, insan kaynakları mı?

Bir niyet, çaba ve destek var, ülkemizde bu konuda uzman işi bilen insan kaynağı neyse, hepsi seferber olmuş, dünyayı bilen insanlar kolları sıvamış..

TÜBİTAK para da dağıtmış gruplara.

Öztürk diyor ki “Bizler Türkiye’de bu aşı ve ilaç konusunu biraz gariban işi yapıyoruz, iki proje için 1 milyon TL aldık..”

Peki, yeterli değil mi diye aklınızdan soru geçiyorsa, Almanya’nın en büyük aşı üretmeye aday şirketinin sahibi olan Türk kökenli Prof. Dr. Uğur Şahin’in sahibi olduğu BioNTech biyoteknoloji şirketi, COVID-19 aşısı üretmek için Pfizer şirketiyle ortaklık kurmuş aşı çalışmaları 250 milyon Avro ile desteklenmişti.

ABD’de insan üzerinde deneylere başladılar. Şirket ayrıca borsaya açıldı ve iyi de para topladı.   

Aşı geliştirme vizyonu bu!

Bu örnek, Öztürk’ün “gariban işi yapıyoruz aşı çalışmasını” sözlerinin ardındaki gerçeği anlatıyor.

Saçın milyonları ortalığa!

Böyle bir vizyonu gerçekleştirmek için milyonları saçacaksınız bilime, gruplara, ne ihtiyaçları varsa hepsini hemen anında karşılayacaksınız. Varsın bazı paralar yerini bulmasın, boşa harcansın, çünkü ortaya çıkacak ürün dünya çapında bir teknoloji olacak!

Gariban işi aşı çalışılmaz!

Öztürk’e soruyorum, peki daha fazla para verilse, çalışmalarınıza bunun ne desteği olacak?

Yanıtı: “Şimdi 20 fare ile test yapıyoruz, daha fazla para olsaydı 500 fare getirirdim ve tüm olasılıkları hızla denerdik..”

Bir de, her zaman duyduğum bildiğim bir konu yine karşıma çıkmaz mı: “Araştırmalarımız için gerekli malzemelerin yüzde 95’ini dışarıdan ithal ediyoruz. Hem yüksek paralar ödüyoruz hem de bir ay sürüyor gelmesi.”

Demek hikâyede bir değişiklik yok.

3 bakanlık bu işi çözer

Diyor ki Öztürk: “Devlet Ar-Ge için reaktiflerin ithalatını serbest bırakmalı, gümrükte takılıyor, vergisini ödeyin diyorlar, devlet bir eliyle verirken diğer eliyle de verdiğini geri alıyor! Türkiye Ar-Ge’de bir yerlere varmak istiyorsa makine, teçhizat, reaktif ne varsa sıfır vergi ile ithal etmeli.. versin bize ithalat yetkisini...”

Sodyum klorür dahil her şey ithal. Ar-Ge’de kullanılan saf alkol bile ithal ediliyor. Ar-Ge için tüm temel ihtiyaçlar için yüzde yüz yerli üretime geçilmeli...

Devlet, hükümet, bürokratlar güvenmiyor. Aslında üç bakanlık, Maliye, Sağlık ve Sanayi Teknoloji bir araya gelse hemen bir kararname ile bu engelleri kaldırabilirler.

Öztürk’ün bir önerisi var, “en azından öne çıkan araştırma kurumlarına, mesela 20 sine bu yetkiyi tanısınlar...”

***

Aşıdan girdik, dertten çıktık...

Yazarın Son Yazıları

Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025
Bu övgünün ardında ne var?

Şam hükümetini ve Suriye’yi kimler zayıf bırakarak dış güçlerin sürekli müdahalesine açık bir ülke konumunda tutmak istiyor sorusu çok önemli ama bugün Trump’ın Erdoğan’a olan büyük sevgisinin arka planında ne var sorusuyla başlayacağım.

Devamını Oku
14.12.2025
Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin.

Devamını Oku
11.12.2025
‘Bana uy, seni tekrar büyük yapacağım, yoksa yok olacaksın’

Trump yönetiminin hazırladığı Milli Güvenlik Stratejisi (Belgesi) büyük tartışma yarattı, özellikle Avrupa’ya ilişkin bölümleri. Trump karşıtı Amerikan medyası ve entelektüel yazarlar, Trump Avrupa’yı adeta düşman olarak görüyor yorumunu yaptılar.

Devamını Oku
09.12.2025
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

Bakın ne buldum.

Devamını Oku
07.12.2025
Şu 29 maddeye noldu ey komisyon? Yanıt: DEM istemedi!

CHP, “Öcalan’a serbestlik, anayasa değişikliğine DEM desteği, PKK’ye ülkede siyaset yapma özgürlüğü” komisyonuna katılırken demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez diyerek 29 maddede bir paket sunmuştu, hatırlatmak istedim özetle de olsa...

Devamını Oku
04.12.2025
Ümmet: Parçalanmış bir Türkiye

Dünkü yazımın sonu “Peki niye şimdi ümmet” sorusuyla bitiyordu. Yer darlığından yanıtı yoktu.

Devamını Oku
02.12.2025
İmralı ve PKK’nin ‘ümmetçi Türkiye’ söyleminin anlamı ne?

Bugüne kadar seküler parti havası basan Kürt milliyetçi siyasal hareketini bir süredir “ümmet” heyecanı bastı.

Devamını Oku
01.12.2025
CHP’yi kurultay sonrası çok zor bir dönem bekliyor

CHP programını yeniledi, parti meclisini 80 kişiye çıkararak kapsayıcılığını ve halk nezdinde temsiliyetini artırdı, büyük bir inançla Özgür Özel iktidara geleceklerini söyledi.

Devamını Oku
30.11.2025
Adeta yargısız infaz kararı

Evet Fatih Altaylı’ya verilen 4.2 yıllık mahkûmiyet kararı, sözlerinde açık bir tehdit asla olmayan ve doğrudan cumhurbaşkanını hedef almayan, ana fikri Türk halkının seçimlerde oy kullanmayı artık çok sevdiği ve bundan asla vazgeçmeyeceği idi.

Devamını Oku
27.11.2025
DEM’in kaçırdığı, CHP’nin yapması gereken

CHP’nin “çözüm” komisyonuna katılırken verdiği sözü tutması iktidar kanadını ve bu kanada eklemlenenleri rahatsız etti.

Devamını Oku
25.11.2025
Yeni seçim ittifaklar olasılığına bir bakış ve sırat köprüsünde yürüyenler

Dünkü yazımın sonunda şu cümleler vardı: Süreç zaten yeni ittifaklar yaratacak ortama itildi.

Devamını Oku
24.11.2025
Neden İmralı dayatması? Çünkü sürecin lideri!

Evet, apar topar ve medyaya kapalı bir toplantı ile milletvekillerinden oluşan ve 5 kişi olacağı söylenen bir heyet, İmralı Adası’na gidecek.

Devamını Oku
23.11.2025
İddianamede yaldızlı bir casus öyküsü

İddianamede Eylem 13 başlığı altında çok ciddi bir iddia var:

Devamını Oku
17.11.2025
Burası Türkiye abicim, yarın ne olacağını kestirmek zor

AKP çok şükür kendinden önceki sağcı iktidarların izinden giderek ülkeyi, geçmişe kıyasla en büyük ekonomik çöküşe ve yoksullaşmaya itti.

Devamını Oku
16.11.2025
Olağanüstü döneme olağanüstü iddianame

4 bin sayfalık iddianame mi olurmuş?

Devamını Oku
13.11.2025
Millet, ‘dâhi adam’ın bu topraklardan çıkmasının gururunu yaşıyor

AKP’den önce 10 Kasım’larda sirenler çaldığında köprüde, caddelerde sokaklarda durmayan araçların ve yayaların sayısı hatırı sayılır ölçüde fazlaydı.

Devamını Oku
11.11.2025
Cumhuriyetin temeli ve Ata’nın bize mirası 3+2 altın anahtar

Bugün büyük Türk’ü anıyoruz.

Devamını Oku
10.11.2025
Üniversite diploması ne kadar değerli

ABD’de Gallup’un ağustos ayında gerçekleştirdiği anket ilginç sonuçlarıyla tartışma yarattı...

Devamını Oku
09.11.2025
Mesele salt İmamoğlu değil, yenilikçilik ve yerellik

Ekrem İmamoğlu’na casusluk suçlamasının hemen ardından oğlu ve babasının sorguya çekilmesine sıra geldi.

Devamını Oku
06.11.2025
Ahmet Türk ve hayal alemi

DEM heyeti ile cumhurbaşkanı arasında son yapılan ve sonucu merakla beklenen görüşme üzerine bir açıklama beklerken cumhurbaşkanı hukuk başdanışmanlarından Mehmet Uçum merakımızı giderdi.

Devamını Oku
04.11.2025
İstanbul ‘iş bilmez kadir bilmezler’in mi elinde? Peki ‘Biz ihanet ettik’ kim dedi?

Cumhurbaşkanı, İstanbul’un en değerli havaalanı Atatürk Havaalanı’nın yıkılarak yerine yapılan “millet bahçesi”ni ziyaret etmiş ve “İstanbul’umuzu iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz. İstanbul bizim göz bebeğimizdir. Bu aziz şehrin bir fetret devri daha yaşamasına gönlümüz asla razı değil” demiş.

Devamını Oku
03.11.2025
Bayrampaşa’ya çökme, genel seçimlerin provası mı?

Bayrampaşa Belediyesi’ni “ele geçirme eylemi” tam bir milli iradeyi hava cıva gören bir iktidar anlayışının tipik örneğidir.

Devamını Oku
02.11.2025
En büyük iki devrim: Ulus ve kadın devrimi

Bu döneme özgü karamsarlıkları erteleyerek bir de şu açıdan bakalım: Atatürk’ün Cumhuriyet hedeflerine önemli ölçüde varılmıştır; bu hedeflerin artık geri döndürülemez olduklarına, tüm Türkiye’nin dün Cumhuriyeti ve Atatürk’ü olağanüstü sahiplenmesiyle sürekli tanıklık ediyoruz.

Devamını Oku
30.10.2025
Casuuusss... Cephanelerini çabuk tüketiyorlar... Hedef Tele1 miydi!?

Yahu bekleyin kardeşim, insanları en çok etkileyebilecek bir konuyu...

Devamını Oku
27.10.2025
İslamcı ‘muhafazakâr demokrat’ olabilir miydi?

“Muhafazakâr demokrat”ların en son numarası, bertaraf etmek istedikleri muhalif rakiplerini casuslukla suçlamak oldu.

Devamını Oku
26.10.2025
Ya İmralı gelsin veya İmralı’ya gidelim!

Evet, DEM (ve tabii ki Kandil) “terörsüz Türkiye” komisyonunu, daha doğrusu AKP iktidarını ve MHP’yi, Öcalan’ın serbest bırakılması noktasına indirgedi ve sıkıştırdı.

Devamını Oku
23.10.2025
Demokrasi yoksa ne çözümü!

Tarafların pozisyonuna bakalım, evet yeniden, fotoğraf net olarak görülmezse politika üretilemez ve kararlar alınamaz.

Devamını Oku
21.10.2025
Ey Meclis milletvekillerine sahip çıkma özgürlüğün de mi yok

Önce: Merkez Bankası başkan yardımcısının dolandırıcılık suçlamasıyla hakkında soruşturma açılmasına şaşırdık mı, hayır demeyeceğim ama evet de diyemiyorum.

Devamını Oku
20.10.2025
Tek tek avlanmak ve hukuka sahip çıkmak

Fatih Altaylı’ya 5 yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezası isteniyor.

Devamını Oku
19.10.2025
Tek adamlık için şarttı: AKP içinde büyük tasfiye

İki yazıdır AKP’nin 2 yıllık iktidarı süresi içinde mutlak iktidara, tek adam rejimine giden yolların nasıl açıldığını yazıp duruyorum.

Devamını Oku
16.10.2025