Yargıdaki siyasi depremsel kontroller: Bugüne nasıl gelindi?
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Yargıdaki siyasi depremsel kontroller: Bugüne nasıl gelindi?

14.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Son yazımda yargının siyasi kontrolü ile ilgili üç döneme işaret etmiştim. En büyük tasfiye aslında 2016 FETÖ askeri darbe girişimi sonrası gerçekleşti. Bu yargıda o güne kadar en büyük tasfiyeydi. Ulaşabildiğim sayılara göre: 2431

4664 yargı mensubu hakkında soruşturma açıldı.

4238 yargı mensubu HSYK kararıyla görevden uzaklaştırıldı.

Açılan FETÖ davalarında 2431 yargı mensubu tutuklandı/mahkûm edildi.

Yüksek yargıda 169 kişi hapis cezası aldı.

Kaçak 285 kişi için yakalama kararı verildi. Bazı göreve iadeler yapılmış olsa da FETÖ bağlantılı olduğu saptanan veya şüphelenilen ve HSYK tarafından görevden atılanlar, büyük tasfiye hakkında bir fikir veriyor.

Daha doğrusu, bu kadar kesin veya FETÖ şüpheli yargı mensubu, yargıyı istila etmiş durumdaydı.

AKP YOL AÇMIŞTI

2010 yılı yargı referandumu sonucuydu bu FETÖ yerleşmeleri.

Tabii 2007’den itibaren şekillenen FETÖAKP ortaklığı, referandum sonucu yargıdaki bu büyük yapılanma ortaya çıkmıştı. Ondan önceki süreçte FETÖ zaten yargıdaydı ve etkin görevler edinmişti. Referandum ile bu pekişti.

2007 orduya yönelik Ergenekon (siville dahil) ve Balyoz ve casusluk suçlamalarının yargıdaki koç başları FETÖ mensuplarıydı. Tabii, AKP ile ortaklık nedeniyle de bu partiye yakın yargı elemanları da FETÖ ile işbirliği yapıyordu.

ZEKERİYA ÖZ NEREDE

Bu dönemin simge ve en güçlü ismi başsavcı Zekeriya Öz’dü. Başbakan Erdoğan tam arkasındaydı ve zırhlı araba hediye etmişti.

Öz, yardımcısı ile birlikte Sarp kapısından Gürcistan’a, sonra Ermenistan’a ve oradan da Almanya’ya kaçtı.

FETÖ YAPILANMASI: 

Biz 2010 referandum sonuçlarına dönelim:

2010 HSYK seçimleri, “Bakanlık Listesi” ve Seçim Sonuçları: Bakanlık Destekli Blok Liste: Demokratik bir çeşitlilik yaratması beklenen bu seçimde, Adalet Bakanlığı bürokratlarının (özellikle dönemin müsteşarı İbrahim Okur liderliğinde) gizli/açık desteğiyle bir aday listesi hazırlandı. Bu liste, kamuoyunda “Bakanlık Listesi” olarak adlandırıldı.

Seçim Sonuçları: 17 Ekim 2010’da yapılan seçimlerde, adli yargıdaki yaklaşık 10 bin 500 hâkim ve savcı oy kullandı. Bakanlığın blok listesindeki adayların tamamı 6 binin üzerinde rekor oylarla seçimi kazandı. Muhalif YARSAV (Yargıçlar ve Savcılar Birliği) listesi ise 2 bin civarı oyda kalarak tamamen tasfiye oldu.

Ama bu seçimin etkisi ağır oldu: Bakanlık listesiyle HSYK’ye giren bu isimlerin ezici çoğunluğunun daha sonra FETÖ mensubu olduğu ortaya çıktı. Bu seçim başarısı, örgütün yargı yönetimini (atama, unvanlı görevler, soruşturmalar) tamamen ele geçirmesine neden oldu ve 2011–2013 yılları arasındaki Ergenekon, Balyoz, askeri casusluk gibi kumpas davalarının hukuki altyapısı bu kurul eliyle dizayn edildi.

MİT ÜZERİNDEN DARBE 

2010’daki referandum ile yargının teslim edildiği FETÖ hiç vakit kaybetmeden, yargı eliyle bir yandan Ergenekon, Balyoz, casusluk davalarıyla ordunun defterini dürerken, paralel olarak Erdoğan iktidarını da hedef aldı. Aslında bunun ilk işareti 2011’de Fenerbahçe’ye yönelik şike girişimiyle verildi. Erdoğan hasta iken Meclis’te şike yasası kendisine karşı kullanıldı.

2012 MİT üzerinden hükümeti yıkma girişimi ülkeyi karıştırdı.

Bu süreçte, olaya karışan ve soruşturma açan önde FETÖ yargı mensupları tasfiye edildi.

***

Özetle, yargının bu kadar siyasetin aracı olarak kullanıldığına ilişkin TC tarihinde bir örnek yoktur.

AKP bu işi FETÖ’den iyi öğrendi. İhraç edilen yaklaşık 4 bin hâkim ve savcının ya- rattığı devasa boşluğu doldurmak amacıyla hızlı bir kadro alım sürecine gidildi. AKP yeni yargı güç odağını oluşturacaktı.

HEPSİNİ SİYASET ATIYOR

Sınav ve kıdem kriterlerinin esnetilerek, hâkimlik ve savcılık sınavlarındaki 70 baraj puanı kaldırıldı; çok genç, deneyimsiz ve avukatlıktan geçiş yapan binlerce isim hızla yargıya yığıldı; yüksek yargı organları (Yargıtay ve Danıştay) üye seçimlerinde AKP/ MHP ve yargıda örgütlenen tarikat unsurlarından oluşturuldu.

2017’de referandumla yargıda varlıkları iyice pekiştirildi. Yüksek yargı yeniden dizayn edildi. HSK’nin 13 üyesinin tamamı cumhurbaşkanı ve TBMM’deki parlamento çoğunluğu tarafından belirlenmeye başlandı. Böylece yargı yönetiminin oluşumunda bağımsız yargı organlarının doğrudan hiçbir seçici rolü kalmadı ve kurul tamamen siyasi iradenin belirlediği bir yapıya dönüştü.

***

Bugünkü yargının yapısı böyle oluştu: Tam siyasal organizasyon.

Şaşırıyor muyuz, iktidarı kaybedeceğinin ortaya çıkması sonucu CHP ve belediyelerinin olağanüstü davalar yaratılarak defterinin dürülmeye çalışılmasından…

Ve anketlerde güvensizlik uçurumunda bulunmasından...

Yazarın Son Yazıları

Su yosununu incelemek Tıp Nobeli getirdi

Ne yazacağım ki kütük adamlar üzerine.

Devamını Oku
08.10.2026
‘Eyalet sistemine geçebiliriz’

Arşiv unutmaz derler ya, epey süre önce kupür kesip saklama alışkanlığım vardı, birikmiş kupürleri temizlerken yukarıdaki gazete kesiği elime geçti.

Devamını Oku
06.10.2026
Toplum vicdanı, AKP içinde ne kadar yankı buluyor?

AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir?

Devamını Oku
05.10.2026
Ayıbı gizleme... ‘Fatma Hanım yalnız değildir!’ sloganına destek

Ülke en büyük finansal soygununu yaşıyor.

Devamını Oku
04.10.2026
‘Bizim adamımız sistemi’, çıkar ağları parçalanmalı

Cumhurbaşkanı “Dışarıdan gelecek olumlu eleştirilere de açığız” sözlerini birkaç kez sarf etti.

Devamını Oku
01.10.2026
Deniz Göktaş’ın mizahının gücü ve geçmiş

Mizah, doğası gereği gücü sorgular; trajikomik ortam, karar uygulama ve durumlardan çok güçlü kahkahalar üretir.

Devamını Oku
29.09.2026
Bir mucize yükseliş ve çöküş

AKP döneminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne elektronik mühendisi olarak girmiş...

Devamını Oku
28.09.2026
Sayın adalet bakanı, savcıları, SPK sistemi ve Mehmet Şimşek...

Sayın Bakan...

Devamını Oku
27.09.2026
Yavaş Cumhurbaşkanlığı adaylığı kapısından girdi

Mansur Yavaş CHP üyeliğinden istifa ederek çok önemli bir adım attı Cumhurbaşkanlığı adaylığı için.

Devamını Oku
24.09.2026
Sermayeye ve soyguncuya emekten ve milletten büyük servet transfer

AKP döneminde çöküşü nas politikasıyla başlatmak yanlış olur.

Devamını Oku
22.09.2026
Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu.

Devamını Oku
21.09.2026
Fon soygunu nasıl işliyor, soymaya devam mı?

Şüphesiz ayrıntılar önemlidir.

Devamını Oku
20.09.2026
Okurlardan anlamlı katkılar

Bazen ihmal ediyorum okurları, aslında çok güzel katkı ve paylaşım yapıyorlar.

Devamını Oku
17.09.2026
Mansur Yavaş spekülasyonları üzerine

Aslında ben de bu yazıyı yazmamalıydım.

Devamını Oku
14.09.2026
‘Parti devleti’ işbaşında, siyasi propaganda içinde mi?

Liberal görüşlü arkadaşımla sohbet ediyoruz.

Devamını Oku
13.09.2026
Üsküdar: Bir dönem bitti, yeni dönem başladı

Üsküdar, bir buçuk yıldır muhalif belediyelere karşı tezgâhlanan operasyonların amacının çok net olarak iktidar tarafından ilan edildiği ilçe oldu.

Devamını Oku
10.09.2026
‘Atı alan Üsküdar’ı geçti’nin yeni versiyonu

Kör gözüm parmağına, deyimi çetrefillidir.

Devamını Oku
08.09.2026
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

“Kürt meselesi” çözümleri çerçevesinde bugün tartışılan konular, aslında 2013’te tartışılmıştı.

Devamını Oku
07.09.2026
Bir ‘kırmızı perşembe’ olayı üzerine

Silivri Cezaevi’nin yeni yapılan devasa salonundayım, arkadaşlara soruyorum, heyet nerede, diye.

Devamını Oku
06.09.2026
Bir insan ölünce her şey mi ölür?

Bakın doğum kaderde yok ama ölüm herkesin kaderinde var.

Devamını Oku
03.09.2026
Yeni anayasa mı, hülle hazırlığı mı, yoksa salt değişiklik mi...

Cumhurbaşkanının masasında incelenmekte olan bir anayasa taslağı olduğu kulis haberlerini okuyoruz.

Devamını Oku
01.09.2026
Çık bakalım çıkabilirsen, büyük lafın yeri yok

Hukukçu Mehmet Uçum’un demokrasiyi savunduğu, haksızlıklara karşı çıktığı, adaletsizlikleri eleştirdiği, anayasanın pek çok maddesinin, uygulanmamasını gündem yaptığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin özellikle Türkiye’de büyük adaletsizliklere, haksızlıklara uğramış kişiler hakkında verdiği kararların uygulanmasını savunduğu vb. görülmemiştir.

Devamını Oku
31.08.2026
Büyük bir yürekle kuruldu Türkiye... Koskoca bir cesaret ve inançla...

Kazanacağız yüreğiyle...

Devamını Oku
30.08.2026
‘Nasıl da yırttık, tam yırttık, şerefe arkadaşlar!’

Siyasal yargılamada işin doğasına uygun mahkemeler kurulur.

Devamını Oku
27.08.2026
Ar-Ge 1.7: Teknoloji alanında ihracat 56 milyar dolar

2026 Bilim ve Teknoloji Göstergeleri raporuna göre Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları son yirmi yılda istikrarlı biçimde arttı.

Devamını Oku
25.08.2026
Bir trilyon dolarlık büyük yarış

Bu yarış başka. Ar-Ge yarışı.

Devamını Oku
24.08.2026
Oyyy Rize! Haydi gidelim haydi!

Mademki Özgür Özel Rize’de geniş bir kucaklaşma ile karşılandı, fırsat bu fırsat iki hafta önceki Rize gezimizi yazayım.

Devamını Oku
23.08.2026
Transferler: Büyük bir çaresizliğin dışavurumu mu, psikolojik tedavi mi

En çarpıcısı Eceabat’ta gerçekleşti: AKP’nin adayı belediye seçimlerinde 153 oy almıştı.

Devamını Oku
20.08.2026
Herkes yapıyor, başım kel mi ortamı...

Çok tartışılan bir konu. Tam bir transfer sezonunda yaşıyoruz.

Devamını Oku
18.08.2026
İki ayrı program, iki plan ve ayrı gelecek mi var?

Dünkü yazımda, Kürt hareketinin (siyasi veya askeri), çerçeve yasa ve sonrası için alabildiğine konuşur, program ve beklentilerini açıklarken, AKP iktidarının ise alabildiğine bu konularda sustuğunu DEM-İmralı açıklamalarına zerre yanıt vermediğini anımsatmıştım.

Devamını Oku
17.08.2026
İktidar susarken, DEM’liler gerçeği mi söylüyor?

Silahlar sussun! Tabii ki, şüphesiz! Artık PKK savaşmayacak! Ne güzel!

Devamını Oku
16.08.2026
YENİ Parti: Riski mi azalttı? Yoksa artırdı mı? Verileri görelim

Şüphesiz çerçeve yasa konusunda YENİ Parti’nin ikili siyaseti seçmen nezdinde “partiyi kurtarıcı” mı oldu?

Devamını Oku
13.08.2026
YENİ Parti’nin tartışması gereken temel soru üzerine

Çerçeve yasa üzerine yazıyorum 3-4 yazıdır.

Devamını Oku
11.08.2026
Demokrasi, hak ve özgürlükler mi, Kürt ayrılıkçılığı mı?

İktidar YENİ Parti’yi giderek daha çok kıskaç altına alıyor ve alacak da.

Devamını Oku
10.08.2026
Seçim ittifakları kesin belirlendi... Ne yapmalı?

DEM Parti, CHP’ye mi saldırmaya yöneldi?

Devamını Oku
09.08.2026
Ülkenin önü açılıyor mu, kapanıyor mu, çerçeveden sonra nereye

İsim şu: “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi.”

Devamını Oku
06.08.2026
İmralı Cumhuriyeti yeniden kuruyor, bu kez ‘demokratik’

AKP liderliği ve hükümeti biliyor, İmralı biliyor belki de onayına sunuldu, (PKK’nin de bilgi sahibi olduğunu reddedemeyiz), DEM’liler haydi haydi biliyor.

Devamını Oku
04.08.2026
Korku iklimi, CHP’li belediyeler ve ahlakın sıfırlanması

Yoğun bir siyasi korku iklimi içinde yaşıyoruz.

Devamını Oku
03.08.2026
Cem Küçük neden tutuklandı? Bu bir iç kavga mı?

Hayır tabii ki. Cem Küçük tutuklandı.

Devamını Oku
02.08.2026
Yargıtay butlan kararından tedbiri kaldırırsa...

Bu serinin son yazısı.

Devamını Oku
28.07.2026