Grup Yorum’un kuruluşundan bu yana 30 sene geçmiş. Grup, bunu kutlamak amacıyla beş büyük şehirde konser vermeye karar vermiş. Adana ve İzmir’de on binlerce kişinin katıldığı iki konserle kutlamaya başladılar da.
25. yıldönümünde İstanbul’da İnönü Stadı’nda düzenledikleri dev konserden de belli ki grubun hatırı sayılır bir dinleyici kitlesi var.
Ancak 30. sene kapsamındaki konser dizisinin İstanbul ve Ankara ayakları valilik kararıyla yasaklandı.
Yasaklama gerekçesi konserin “toplumun tepkisine yol açarak infiale yol açabileceği, kitlesel/toplumsal tepki ve provokatif eylemlere mahal verebileceği şeklinde duyumlar”.
Valilik, kararını İl İdaresi Kanunu’nun 11/c maddesine dayandırmış. Bu maddeye göre “İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir.”
Yani? “Kuşlar uçar, balıklar yüzer” kabilinden bir madde. Maddeden “toplum tepkisi sebebiyle konser yasaklama” yetkisi çıkartmak için bir hayli uğraşmak gerek.
Toplantıların yasaklanması Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda düzenlenmiş. Bu eksiği gediği bol ve çok eleştirilen kanunda dahi valilere yasaklama yetkisi ancak “suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması halinde” verilmiş.
“Toplumun tepkisine yol açma” ihtimali “suç işleneceğine dair açık ve yakın bir tehlike” midir?
Değildir.
Şayet her düzenlenen konser, miting ve yürüyüşün “toplumun tepkisine yol açmaması” şartı aranacaksa memlekette hiç konser, miting ya da yürüyüş yapılamaz.
Her partinin mitingine karşı toplumun tepkili bir kesimi olacaktır.
Siyasi bir yanı olmayan bir şarkıcının konserine dahi başka bir şarkıcının hayranı olduğu için tepki duyabilecek insanlar bulunabilir.
Bu tuhaf gerekçe ile memleketteki tüm toplantılar yasaklanabilir.
Mesela İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ankara ve İstanbul valiliklerinden daha akıllı. Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun mayıs ayında Maçka Açıkhava Sahnesi’nde düzenlemek istediği etkinliği, sahnenin konser vermeye teknik olarak yeterli olmadığı gerekçesiyle iptal etmeye çalışmıştı.
AİHM’nin toplantı ve gösteri yürüyüşüne ilişkin kararlarından bahsetmeye bile gerek yok. Grup Yorum konserlerinin yasaklanma gerekçesi o denli keyfi ki valilik kararlarının hukuk evreni ile AİHM’nin hukuk evreni arasında ancak sağlam bir zaman makinesiyle kapatılabilecek bir mesafe var.
Mesele Grup Yorum’un siyasi fikirlerini ya da müziğini beğenip beğenmeme meselesi değil. Bu keyfi anlayış terk edilmezse yarın öbür gün bugünün iktidar sahipleri iktidardan düşerse aynı uygulamalar onları da vurur.
Özetle “toplumun bir kısmı rahatsız” olacak diye konser ya da miting yasaklanamaz. Zaten birçok toplantı ve gösterinin amacı toplumun bir kesimini rahatsız etmek ve bu yolla kamusal tartışma yaratmaktır.
Rahatsız olmama, rencide olmama hakkı diye bir hak mevcut değil.
Şayet bir provokasyon ihbarı varsa bunu engellemek ve toplantıların sorunsuz bir şekilde yürütülmesini sağlamak da idarenin sorumluluğu.
Efendim sonra hukuk neden ilerlemiyor? Karar alıcılar hâlâ hukuka giriş seviyesinin altında seyrederken nasıl ilerlesin?
Grup Yorum
Yazarın Son Yazıları
Tutuklu yargı
Ete doyan vatandaş balığa yöneliyor
Kimiz biz?
Trump gidiyor mu?
Milli birlik
Gemi ve kaptan
Yazık ettiniz efendiler
Krizin faturası
Trump, Erdoğan, Brunson
Brunson meselesi
Yapalım yargıda şeyini...
Orta ve Doğu Avrupa’yı gezerken
Anayasa yok
Afrika tipi başkanlık
Muhalefet partilerinin hali
Yılgınlık
Soylu ne yapıyor?
Nasıl olacak?
Demokrasi. Şimdi!
Büyük uzlaşmaya doğru
Bir hafta kala
Az kaldı
İhtimaller
Adayı alkışlamak
En tuhaf seçim
Akıldışı
Nedir bu ‘senaryo’?
Gençlik Bayramı
Tekme
Seçime damgasını vuranlar
Bir umut
T A M A M derken
Sıkıcı manifesto
Devlet imkânı
100 bin imza?
Teşhis ve tedavi
İlk tur, ikinci tur
Biraz dinlen
Geçmişin Türkiye’sinin erken seçimi
Cin şişeden çıktı