NATO ve demokrasi yalanı!
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

NATO ve demokrasi yalanı!

28.06.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Muhalif kanallardan birinde konuşan gazeteci, Ankara’da yapılacak NATO toplantısı için bağımsız/muhalif medyaya akreditasyon verilmemesini eleştirirken şu cümleleri kurdu:

“NATO, demokratik ülkelerin örgütüdür. Ruhunda demokrasi olan bir örgüte bu yakışmaz.”

“Demokrasi ile aldatmak” diyorum ben buna! Çünkü NATO, dünya barışına en büyük tehdittir; 1949’da kurulduğundan bu yana emperyalizmin çıkarları doğrultusunda hizmet eden bir örgüttür.

UNUTANLARA BAZI HATIRLATMALARDA BULUNALIM

NATO, Soğuk Savaş döneminden itibaren müdahale ettiği çatışmalarda sivil ölümlerine neden oldu, yerleşim yerlerini hedef aldı ve Birleşmiş Milletler (BM) onayı olmayan askeri operasyonlar yaptı.

Özellikle Türkiye dahil birçok Avrupa ülkesinde NATO’nun koordinasyonuyla kurulan “Gladio” gibi gizli paramiliter ve antikomünist yapılar, 20. yüzyıl boyunca yaşanan faili meçhul suikastlar, darbeler ve terör eylemleri ile ilişkiliydi.

NATO’nun dünyadaki suç sicili oldukça kabarık ama Kosova ve Yugoslavya Harekâtı (1999), ilk akla gelenlerdendir. NATO, önce orada ortalığı karıştırıp bölgedeki farklı etnik/ dini grupların birbirini kırmasını teşvik etti. Ardından BM Güvenlik Konseyi’nin onayını almadan başlattığı “Müttefik Güç Harekâtı” ile ülkeyi bombaladı; sivil altyapılar, trenler vurularak sivil kayıplara yol açtı ve Yugoslavya paramparça oldu.

BATI EMPERYALİZMİNİN HEGEMONYA KURMA ARACI 

Amerika’nın önce besleyip sonra kullandığı El Kaide’nin 11 Eylül 2001’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne saldırmasını bahane eden NATO, Afganistan’ı işgal etti. 2001 sonrasında ISAF (Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti) görevi kapsamındaki hava saldırılarında, yanlış istihbarat yüzünden çok sayıda sivil, düğün konvoyları ve yerleşim yerlerinin vurulması sonucunda hayatını kaybetti.

NATO, Irak’ta ve Suriye’de doğrudan savaşa katılmıyor görünse de fonladıkları terör örgütleri aracılığıyla milyonlarca insanın ölümüne yol açtılar ve insanları yurdundan uzaklaştırdılar.

2011 yılında Kaddafi’nin devrilmesi ve Libya’nın kanlı bir iç savaşa sürüklenmesinde ülkeyi havadan bombalayan ve mezhepçi çeteleri silahlandıran da NATO’dur. BM Güvenlik Konseyi’nin sivil halkı koruma yetkisine dayanarak yapılan operasyonlar, yine sivil kayıplarla sonuçlandı.

Günümüzde ise NATO’nun genişleme atağıyla başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD ve NATO’nun desteğini alan İsrail’in Filistin’de işlediği soykırım suçu unutulmamalı!

NATO’NUN TÜRKİYE’DEKİ SUÇLARI

Türkiye özelinde olanları özetlersek... Kore Savaşı’ndan sonra Menderes’in yönettiği Demokrat Parti döneminde 1952’de NATO’ya girildi. Önce İzmir’de bir NATO karargâhı kuruldu, ardından da 1954’te Adana Hava Üssü adı altında İncirlik emperyalizmin hizmetine açıldı. Bu üs, yıllarca Birinci Körfez Savaşı sırasında ve sonrasında, Afganistan Savaşı ve 2003’te Irak’ın işgali esnasında kullanıldığı gibi, 15 Temmuz 2016’daki şeriatçı, Amerikancı darbe girişiminde de çok hareketliydi!

6. Filo’ya karşı eylem yapan öğrencilere yönelik siyasal İslamcı, faşist ve karşıdevrimci saldırıların arkasında, Komünizmle Mücadele Derneklerinin örgütlenmesinin ardında yine NATO vardır.

Faili meçhul cinayetler, kontrgerilla operasyonları, Amerikancı 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri ve sonrasında emekçi kesimlerin silindir gibi ezildiği tüm süreçlerde, CIA beslemesi Fethullah Gülen’in Türkiye’nin can damarlarına sızmasında NATO’nun parmağının olduğu açıktır.

MEDYADAKİ NATO’CULUK!

Türkiye’de bir gazetecinin bu gerçekleri bilmemesi söz konusu değildir. O zaman nasıl oluyor da NATO, “demokratik ülkelerin örgütü, ruhunda demokrasi olan bir örgüt” olarak nitelenebiliyor?

Çok açıktır ki NATO, Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD ve müttefiklerinin siyasi, askeri ve ekonomik hegemonyasını kurumsallaştıran en temel Batı bloku aracıdır.

Durum bu kadar net ise ülkemizdeki en önemli sorunlardan biri medyadaki NATO’culuktur! Halka gerçekleri anlatmayanların köşe başlarını tuttuğu, aydınların sustuğu bir ülkede yaşamanın bedeli ağırdır.

Bu nedenle özellikle NATO, dünyanın en büyük terör örgütüdür demeye devam edeceğiz!

Yazarın Son Yazıları

NATO ve demokrasi yalanı!

Muhalif kanallardan birinde konuşan gazeteci, Ankara’da yapılacak NATO toplantısı için bağımsız/muhalif medyaya akreditasyon verilmemesini eleştirirken şu cümleleri kurdu...

Devamını Oku
28.06.2026
Hayvanları kullanarak AKP’ye geçmek! - İlkesiz siyaset 8

Tarih 22 Temmuz 2024’tü. Hayvanları Koruma Yasası’nda yapılan değişiklikleri içeren 7527 sayılı yasanın TBMM’deki komisyonda sabaha kadar konuşulduğu ve yasaya “uyutma” adıyla “ötanazi” uygulamasının sokulduğu gündü.

Devamını Oku
26.06.2026
İlkesiz siyaset 7 - AKP’ye jet hızında geçiş!

Sabah CHP’den istifa etti, yalnızca birkaç saat sonra AKP’ye katıldı.

Devamını Oku
24.06.2026
Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026