Kılıçdaroğlu 13 yıl boyunca siyasette “Kurtarıcılık” rolü ile yükseldi...
Tarihe, “1920’lerin Rauf Bey’i” gibi ya da “1970’lerin Turhan Feyzioğlu’su” gibi “Bozgunculuk” rolü ile geçmesine gönlüm razı değil!
***
Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal’ın, CHP’yi TBMM dışında bırakan hizipçiliği, Erdoğan’a destek veren yanlışı ve kamuoyuna yansıtılan seks skandalı gibi olaylar sonunda, hasbelkader CHP Genel Başkanı oldu.
Onu CHP Genel Başkanlığı’na taşıyan parti içi süreç, Deniz Baykal’ın başarısızlığıydı.
Ana muhalefet partisi olan CHP’yi ve onun genel başkanı olan Kılıçdaroğlu’nu “kurtarıcı” rolüne oturtan siyasal ve toplumsal süreç ise İktidarın otoriterleşmesiydi.
***
Kılıçdaroğlu, CHP’nin “kurtarıcı” olma hedefini, partiyi sağa kaydırarak gerçekleştirmek istedi.
Yanlış olan partiyi sağa kaydırma stratejisini sürekli eleştirdim ama bu yanlışına rağmen, İktidarın karşısındaki tek seçenek olduğu için reel politik açıdan ona, seçime kadar tam destek verdim.
Ama hem partiyi sağa kaydırdığı hem de buna rağmen (bence bu nedenle) 2023 seçimini kazanamadığı için gerek toplumda gerekse CHP tabanında demokratik rejimin “kurtarıcılığı” rolü ile kazandığı desteği kaybetti.
Ayrıca 38’i başka sağ partilerden olan birçok Atatürk düşmanı, tarikatçı milletvekilini CHP listelerinden TBMM’ye soktuğu için kendisini kerhen veya yürekten destekleyenlerin fena halde öfkelenmelerine de yol açtı.
***
22 yıl boyunca uyguladığı sınırsız yağma, sömürü ve bunların gerektirdiği baskı yöntemleriyle toplumun sabrını taşıran İktidar, 2024 seçimlerinde ikinci sıraya düşünce biten siyasal ömrünü uzatmak için bundan önceki 6 yazılık dizimde anlattığım, millet iradesini ipotek altına alacak yöntemler aramaya başladı.
Hem ABD ile ittifak halinde başlatılan “Açılım Süreci” hem İmamoğlu ve CHP’ye karşı başlatılan saldırı hem de NATO toplantısı gerekçesiyle suç işlememiş olan anneanne ve babaannelere kadar ulaşan tutuklamalar, seçmen iradesini saptırmaya yönelik son marifetlerdir.
İşte tam bu sırada, toplumu bu iktidardan “Kurtarıcı” rolüyle siyasette yükselen Kılıçdaroğlu, CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı’nın yerine İktidar tarafından Genel Başkan olarak atandı ve seçilmiş yönetime karşı parti içinde “Bozguncu” rolüne indirgeniverdi.
***
İktidar “Toplumu, otoriterleşen yağmacı İktidardan kurtaracak Lider” rolüyle yükselen Kılıçdaroğlu’nu, parti içinde “Bozguncu” rolüne, CHP’yi bölerek “İktidarı kurtaran Genel Başkan” konumuna itiyor.
Hiç kuşkusuz Kılıçdaroğlu da çevresindekilerin pek çoğu da milleti ve rejimi bu İktidara mahkûm etmek isteyen kişiler değildirler ve böyle anılmak da istemezler.
Ama yaptıklarının fonksiyonel olarak sonucu budur.
Kişisel değerlendirmeler, hizipçilikler, şahsi kırgınlıklar, makam hırsları, bireysel kavgalar ve hesaplaşmalar bir yana bırakılmalı ve ülke, hem rejim hem de millet olarak bu İktidardan kurtarılmalıdır.