Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Suçluyorum

09 Temmuz 2018 Pazartesi

Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce ikilisi, açıkça, CHP’yi yok etme suçu işliyorlar. Yalnızca son gelişmelerden giderek bu ikiliye bakalım.
Onları suçlama hakkımın olduğunu kendileri çok iyi bilir.

 
Kılıçdaroğlu
Eski yakın dostum Kılıçdaroğlu, CHP’yi yönetemedi; partinin bugünlerini hazırladı.
Geçen çarşamba günü basına yaptığı bir açıklamada, üç konuda başarılı olduğunu vurguluyor; İYİ Parti’ye verdiği 15 milletvekili desteği; Millet İttifakı ve İnce’yi aday göstermesi.
Yakından bakılırsa bunların hiçbiri başarı sayılmaz.
Önce, CHP’yi sağcılaştırma çabasının bir gereği olarak ısrarla biz ülkücüyüz diyeceksiniz; birçok yerde toplulukları bozkurt işareti ile selamlayacaksınız... Bu durumda MHP’den ayrılanların doğal olarak CHP’ye gelmesi gerekirdi; hiç de öyle olmadı; onlar ayrı parti kurdu; siz de onlara omuz verdiniz. Şimdi de uzaklaşarak size el sallıyorlar.
İkincisi, seçimlerde sayenizde istediklerini alan İYİ Parti ve SP, Millet İttifakı’nın dağıldığını açıkladılar. Bu mu başarı? Millet İttifakı, HDP’yi dışladığı için, eksikliydi ve başarısızlığı kaçınılmazdı. Aslında siz 2016’da AKP’nin getirdiği milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili teklifi “Anayasaya aykırı ancak destekleyeceğiz” diyerek CHP’yi hukuk dışına düşürdünüz ve HDP’nin ezilmesine çanak tuttunuz. Ortaklarınız sizden kaçarken şimdi terörist suçlaması CHP’ye yöneltiliyor.
Üçüncüsü, İnce’yi aday yapmanızın ne kadar büyük başarı olduğunu geçen salı gecesinden bu yana bizzat yaşıyor ve dahası CHP’ye de yaşatıyorsunuz!
 
İnce’ye gelince
16 yıllık milletvekilliğiniz sırasında hangi büyük başarılara imza attığınız bir yana, siz Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi aşırı sağcılaştırma çabalarına hiç karşı çıkmadınız; bu nedenle başından beri onunla suç ortağısınız.
Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyanız sırasında, çok sığ kaldınız; rakibinizi, özgürlük, demokrasi ve barış düzlemine çekemediniz; baskılardan bunalmış olan kitlelere umut dağıttınız, şimdi de o umutları boşa çıkarıyorsunuz.
Gerek 16 Nisan halkoylamasının, gerek 24 Haziran başkanlık seçimlerinin sonuçlarını sorgulamaktan ısrarla kaçındınız. Hele 24 Haziran gecesi CHP emekçileri ve görevlileri sandıkların başında beklerken sizin nerede olduğunuz tartışılır olmamalıydı.
24 Haziran’dan sonra Mega Muharrem kesildiniz, uçuyorsunuz. Aldığınız yüzde 30’u aşan oyu, helalinden olarak niteliyor ve 1970’lerin Ecevit CHP’sinin aldığı oyla karşılaştırıyorsunuz. 12 Eylül’den sonra Halkçı Parti’nin yüzde 30; 1989 yerel seçimlerinde SHP’nin yüzde 29 dolayında oy aldıklarını tam bir nankörlükle görmezlikten geliyorsunuz. Ben vefalıyım, Kemal’e rakip olmam derken kurultayın toplanması için örgütü kullanarak onu arkadan vuruyorsunuz. 24 Haziran sonrası çok tutarsız konuşuyor ve konuştukça batıyorsunuz! Hürriyet’ten
A. Arman ile yaptığınız bir söyleşide; herkes haddini bilecek ... benim canımı sıkmasınlar diyerek bir gazeteyi ve onun bir yazarını hedef seçtiniz (1 Temmuz). Bu sözlerde düşünce özgürlüğünü benimsemiş bir beyinin kırıntısı var mı?
Ve bir eski arkadaş uyarısı: Daha önce Kılıçdaroğlu’na Aslan Kemal; yürü; şu CHP’yi dönüştür diye alkış tutan sağcı yazar ve yorumcular, şimdilerde onunla -ve çok üzülerek söyleyeyim CHP ile- alay ediyor ve seni göklere çıkarıyorlar!
İkinize de sorulmalı: bugünlerde, özgürlükten, demokrasiden ve barıştan uzak bir rejim, karanlık kararnameleri ve kadrolarıyla ülkenin üzerine çökerken, siz ne yapıyorsunuz?
Tüm CHP’lileri, arkanızda saf tutmaya zorluyor; partimizi parçalıyor ve zayıflatıyorsunuz. Bir kez daha AKP iktidarının ve kurulmakta olan rejimin ekmeğine yağ sürüyorsunuz.
Şunu iyi bilin ki, suçlarınızın cezasını tarih kesecek!

Tümü Yakup Kepenek - Son yazıları

Geleceğe bakılmalı 12 Kasım 2018 Pzt
Açılışla gelen ve giden 5 Kasım 2018 Pzt
Cumhuriyet; sağı, solu 29 Ekim 2018 Pzt

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce