‘Türkiye’den iyi haber’ imiş...
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

‘Türkiye’den iyi haber’ imiş...

08.11.2019 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Reis Trump, “Türkiye’den iyi haber” tiviti yazdı diye yerli “ortak akıl” tayfası mutluluktan göbek attı. Yahu önce yazma ve okuma öğren: Trump Reis’in Türkiye’den gelen habere istediği, dikte ettirmek istediği şeyler gerçekleştiği için sevindi. Bu yerli yüzsüzler de Çazgır Trump’ın sevinmesine seviniyor. Bre! Trump için iyi olan şey Türkiye için iyi olur mu? Güya Müslümancı bunlar! Kuran’da, mealen, “Gâvurla dost olma, bulduğun yerde öldür!” diye yazmıyor mu? Neden adamın kıçının dibinde duruyorsun!

Yorum dünyanın en zor işidir! Dilbilim, yorumbilim, felsefe bilgisi ister. Kondu Saray’da imzalanan o sözleşme bir tür Sèvres Anlaşması. “Terörist” dediğin haşaratı temizledin mi? Temizlemedin! Silahsızlandırdın? Hayır! Hapse attın mı? Hayır! Yargılayabilecek misin? Hayır! Adamlar silahlarıyla birlikte 32 kilometre güneye indiler. Dinlenecekler ve istedikleri zaman kuzeye çıkacaklar ve yeraltına inmiş yoldaşlarıyla birleşecekler ve misyonlarına devam edecekler. Zafer kazanan kim?

Beni “Ateist Yazar” olarak “tasnif ve tefsir eden” bir yazıcısı bulunduğu inden şöyle döktürüyor:

“Aynı günkü gazetede, Özdemir İnce ‘Suriye ve değersiz yalnızlık’ başlığı ile Türkiye’nin sözüm ona içler acısı halini anlatıyordu... Ama yazı daha yayımlanmadan... ABD’nin yalvar yakarışı sonucunda... Dünya ülkelerinin ‘Siz operasyonda neyi hedefliyorsanız, hepsini size taahhüt ediyoruz... Yeter ki 120 saat verin bize’ talepleri sonrasında... ‘Türkiye’nin yalnızlığı’nın değil... ‘Türkiye’nin liderliğinin, otoritesinin, tekliflerinin değerliliği’nin dünya tarafından kabul edilmesi gerçeği ile tanışmış oluyoruz. / Cumhuriyet’in ateist yazarının son cümlesi de şöyle: Esad düşmanlığı ülkemizi uçuruma sürüklüyor!’ Uçurum, yazarın kendi uçurumu oluyor... Esad ile konuşulmadan... Türk askerini de riske atmadan... Türkiye, istediği her şeyin taahhüdünü alıyor. Gerçekleştirilmediği takdirde, 5. gün itibari ile kaldığı yerden operasyona devam edeceğinin ikazını da, muhataplara yapıyor...” (19 Ekim 2019)

Bu adamlar işkembeleriyle düşündükleri için ne adlarının ne de yazdıkları çöplüğün adının önemi var. Ne oldu, Efendi Trump’un başarı kazandı mı? 120 saat sonra terörist din kardeşlerin teslim oldu mu? Hayır! Ne oldu? Trump Coni’nin yanından kalkıp “İvan” Putin’in yamacına oturdun. Şimdi bir kolunda Coni, bir kolunda İvan var! Seni istedikleri yere, Şam’a  karga tulumba götürüyorlar. Tıpış tıpış gidecek ve küsünle barışacaksın! “Ne Şam’ın şekeri, ne Arap’ın yüzü!” diyemezsin. Dua et de “Şamlı Esad” nazlanmasın. Böyle bir durumda, bizim memlekette, “Yürrü kereste müdürü!” derler, arkasından zort çekerler!

Neymiş, “Türkiye’nin liderliğinin, otoritesinin, tekliflerinin değerliliğinin dünya tarafından kabul edilmesi gerçeği ile tanışmış oluyoruz”muşmuş... Küçük at da civcivler yesin!

Bu din esnafı yazıcı taifesi, kucaklarında huriler, sanki Hasan Sabbah’ın Haşhaşi cennetinde yaşıyorlar, gerçekle hiçbir ilişkileri yok. Suriye maceranda seni kim destekliyor. Azerbaycan: Müslümanlığından değil Türkiliğinden dolayı. Arap ve Müslüman Katar’ın nüfusu hangi otelde kalıyor? Mağrip’ten Maşrık’a bir tek dostun yok. Seni düşündükçe akıllarına Kuran’daki Yecüc ve Mecüc geliyor.

Soçi’de ne oldu? Ama önce şu soruya, “Suriye’de ganimet  paylaşımına bodoslama atlayan Başyüce’nin amacı Esad’ı devirip iktidara Müslüman Kardeşleri getirmek değil miydi” sorusuna  cevap verilsin? Aradan 8 yıl geçti, bunun ham hayal olduğu anlaşıldı. AKP parayı bastı ama karayı bulamadı. Soçi’de, ense tıraşı yapıldı ve saçın rengi belli oldu! Uluslararası Kırkpınar’da baş pelvan olmak kolay değil.

Eyy! Hamamda şarkı söylerken beni “Ateist” olarak tarif eden işkembe sahibi! “Ateist olmak” tek başına, katkısız insan olmaktır! Yürek ister! Safrasız, çıplak, çırılçıplak!

Suriye’nin Esad’ı ile, Esad’ın Suriyesi ile aynı masaya oturmak için tıpış tıpış yürüyecek senin efendin; kurtarılmış bölgeye 250 metrekarelik villalar değil tek bir gecekondu bile yapamayacağını öğrenecek. Ama sen bu bozgunu, işkembe derdinden, “zafer” olarak ilan etmek zorundasın!

Yazarın Son Yazıları

Otoritesiz otorite

“Derin devlet” belasının iyi bir tanımını bulmak için araştırma yaparken Erol Mütercimler’in bu konuda verdiği fetvaya takıldım.

Devamını Oku
21.06.2026
Devletin aklı yoktur, sahibi vardır

“Yapay zekâ”ya “Devlet aklı üzerine Özdemir İnce tarzı bir yazı yaz” diye talimat vermişler. Makine talimatı yerine getirmiş ve okumanıza sunduğum yazıyı gunnamış.

Devamını Oku
19.06.2026
Zevzeklik

“Zevzeklik” bir kişinin gerek konuşmalarıyla gerek yersiz davranışlarıyla insanları bunaltması, sıkması veya ciddiyetsiz bir şekilde boşboğazlık yapması durumudur.

Devamını Oku
16.06.2026
Efsane mavalı

Efsane, dilden dile dolaşarak kuşaktan kuşağa aktarılan, genellikle olağanüstü olaylar ve kahramanlıklar barındıran anonim bir halk anlatısı veya bir kişinin, bir nesnenin ya da olayın herkes tarafından bilinen, dillerden düşmeyen meşhur durumunu ifade eden bir kavramdır.

Devamını Oku
14.06.2026
Arrabal ve babası

Okuyacağınız metnin Fransızcası Les Lettres Françaises adlı derginin Temmuz-Ağustos-Eylül 1967 sayısında yayımlanmıştı.

Devamını Oku
12.06.2026
Hikmetinden sual olunmaz

“Hikmetinden sual olunmaz” bir olayın ya da durumun mantığının veya ardındaki gizli sebebin sorgulanamayacağını, tartışılamayacağını ve mutlaka daha yüksek bir amaç veya plan barındırdığını ifade etmek için kullanılan kalıplaşmış bir sözdür.

Devamını Oku
09.06.2026