Köşe Yazısı

A+ A-
Yahya Arıkan

Serbest meslek erbabına yenileme fonu cezası!

Paylaş
instela'da paylaş
Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
03 Aralık 2015 Perşembe

Yenileme fonu; işletmeye dahil sabit kıymetlerin gerektiğinde yenilenebilmesi için bu kıymetlerin satış kârının veya sigorta tazminatlarından ayrılan karşılığın bilançonun pasifinde azami üç yıl süre ile muhafaza edilmesidir.
Yenileme fonu ayırma koşulları şu şekilde sıralanır:
•Bilanço esasına göre defter tutulmalıdır.
Elden çıkarılan ve yerine alınacak olan kıymetin amortismana tâbi iktisadi kıymet olması gerekir.
Elden çıkarılan kıymetin yenilenmesi zorunlu olması veya yenilenmesi konusunda karar verilmiş olmalıdır.
Yeni iktisadi kıymet, elden çıkan iktisadi kıymetle aynı nitelikte olmalıdır.
Ayrılan fon, yeni alınan sabit kıymetlerin amortismanlarında kullanılır.
Üç yılın hesabında satışın yapıldığı yıl da dikkate alınmalı ve yenileme fonu 3 yıl içinde kullanılmalıdır. Saydığımız bu koşullardan birincisi, bilanço esasına göre defter tutulması zorunluluğu, aslında kanun hükmüdür. Vergi Usul Kanunu, satış kazancının pasifte oluşturulacak fon hesabına alınabileceğini söylüyor. Bu söylem, yenileme fonu uygulamasından sadece bilanço esasına göre defter tutanların yararlanabileceği sonucunu doğuruyordu.

Uzun sürmedi!
İşte bu nedenle, serbest meslek erbabı ile işletme hesabı esasına göre, defter tutan mükellefler yenileme fonu uygulamasından yararlanamıyordu.
Ancak Maliye Bakanlığı verdiği özelgelerde, yenileme fonu imkânını serbest meslek erbabı ve işletme defteri tutan mükelleflere de tanımıştı. Defter tutma usulündeki farklılığın, yenileme fonu gibi önemli bir vergi avantajına engel olamayacağı bu özelgelerde ifade edilmişti.
Bu doğru uygulama ne yazık ki uzun sürmedi.

Vergi adaleti nerede!
2015 yılı içinde verilen yeni bir özelgede, serbest meslek erbabı ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin, yenileme fonu uygulamasından yararlanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Bu görüş değişikliğinin sebebini anlamak mümkün değil!
Bilanço esasına göre defter tutan ticari kazanç sahiplerinin yararlandığı bir vergisel avantajdan, sermaye unsurunun hâkim olmadığı, serbest meslek erbabının yararlandırılmaması vergi adaleti ile bağdaşan bir durum değil.
Bu çerçevede, Gelir İdaresi’nin, 2012 yılında verdiği özelge çerçevesinde uygulamayı şekillendirmesi ve serbest meslek erbabını yenileme fonundan yararlandırması gerekmektedir.

SOSYAL GÜVENLİK
Güvenlik görevlisi ‘ev hizmetlisi’ değildir!  
Gelir Vergisi Kanunu’na göre, hizmetçilerin ücretleri (Mürebbiyelere ödenen ücretler istisna kapsamına dahil değildir.) gelir vergisinden istisna edilmiştir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde ise hizmetçi kavramının iki karşılığı bulunmaktadır. Birinci karşılık “hizmet gören kimse”, ikinci karşılık ise “Belli bir ücretle ev işlerini yapmak için tutulan kadın” olarak yer almaktadır. Bu tanıma göre;
Hizmetin özel fertler tarafından verilmesi,
Hizmetin ev, bahçe, apartman gibi ticaret mahalli olmayan yerlerde verilmesi,
Orta hizmetçilik, sütninelik, dadılık, bahçıvanlık, kapıcılık gibi (mürebbiyeler hariç) özel hizmetlerde çalıştırılması gerekmektedir. Görüldüğü üzere, Maliye tarafından yayımlanan özelge ve Gelir Vergisi Kanunu’nda güvenlik görevlisi hizmetçi kapsamında sayılmamıştır. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde, “Ücret işverene tâbi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez” hükümlerine yer verilmiştir.

Damga vergisi!
Konut hizmetlerinde güvenlik işlerinde çalıştırılanların hizmetçi kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından, bu kişilere yapılan ücret ödemelerinden gelir vergisi kesilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla konutunuzda ya da sitenizde çalışan güvenlik personellerinin ücretlerinden, diğer çalışanlar gibi sigorta primi, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.