Amos gibi sözleşmek
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Amos gibi sözleşmek

26.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Takvim birinci yüzyıldı, Caius Titus bir senatör... Dünyanın merkezi Roma senatosunda ticaret sözleşmeleri görüşülüyordu. Caius Titus kürsüye çıkıp sözleşmelerin yazılı yapılmasını “verba volant, scripta manent” gerekçesiyle savundu: Söz uçar, yazı kalır.

Öyle bir sözdü ki gerçekliği yirmi altı yüzyıldır doğrulanıyor.

Hele dijital ortamda yazılı ya da görsel belgelerin nasıl uçup kaçtığını, insan eli ya da yapay zekâyla değiştirilebildiğini gördüğümüz bir çağda; maddeye sabitlenmiş yazıya ilişkin bu sözün daha binlerce yıl geçerli olacağı çok açık.

Evet. Söz alınır, verilir; tutulur, tutulmaz; değişir, yadsınır. Ama yazılı belge, en eski buluntuların MÖ 2560- 2550 arasında papirüs üstüne yazılmış firavun fermanları olduğunu düşünürsek, kalıcıdır.

Hele taş üstüne yazılmışsa dünya durdukça var olacaktır.

İL RODOS, İLÇE AMOS 

Antik çağda Marmaris yöresi Rodos’a bağlı ve önemli yerleşkesi Amos’tu. Kenti Amos Birliği yönetiyor, kamu arazileri kutsal sayılıyor ve zaten otoriteyi de kutsal koruyucular sağlıyordu. Arkeolojik kazıların 1948’de başladığı Amos harabelerinde, yıllar içinde bir dizi taşa yazılmış kira sözleşmesi bulundu.

Kamusal alandan 50 yıllığına tarla, bağ ve arazi kiralayan tüzel kişilere yönelik sözleşmeleri Amos Birliği hazırlar, kutsal koruyucular denetlerdi. Kiracı adayı kefil gösterir, koruyucular inceler, onay sonrası yürürlüğe girerdi.

Kira tutarı yıllık ortalama 240 Drahmi’ydi, tek seferde ödenirdi. Geciken kiraya her ay 30 Drahmi faiz ekleniyordu. Kiracı ödeme yapmazsa mülkten çıkarılır, 20 bin Drahmi cezaya çarptırılırdı. Sözleşme, aynı zamanda araziye neyin ne kadar ekilip nereye dikileceğini de kapsardı. Kiracıya, kiraladığı arazide ev inşa izni, katı kurallara bağlıydı. Yapı boyutları içten 15x9 ayağı geçemez, ahşap altyapı ve çatının da belli bir tekniğe uyması gerekirdi.

GEMİ BALASTI AMOS YAZITI 

2006 yılında, Fethiye’nin Şövalye Adası’nda eski Yunancanın Dor lehçesiyle yazılmış bir Amos sözleşmesi daha bulundu. Üçüncü yüzyıla ait taş yazıt, ortaçağda tekne balastı olarak kullanılmış ve Amos kentinden Şövalye Adası’na dengelediği bir gemiyle taşınmıştı.

İki yüzü yazılı taş, altıncı Amos sözleşmesi olarak kayda geçti.

Sözleşmede standart koşulların yanı sıra toprağın verimliliğini gözetmeye yönelik maddeler vardı.

Kiralık arazinin 100 Drahmilik her parselinde kiracıya 800 asma ve 40 incir fidanı dikme zorunluluğu getiriliyor; fidanların dikim derinliği ve aralarındaki mesafe bile belirtiliyordu.

Kiracı sözleşme sonunda inşa ettiği binaları, çardakları, bağ sırıklarını kusursuz; üzüm bağı ve incirleri yaşar halde teslim etmekle yükümlüydü. Eksik her yapı için 1000 Drahmi, her ürün için beş yüzer Drahmi ceza ödeyecekti. Altı ay içinde ödemediği cezanın üstüne 10 bin Drahmi daha biniyordu.

Amos Birliği de yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren kiracıya gereken onayı geciktirir ya da vermezse tazminat ödemeyi kabul ediyordu.

MÜZE VAR AMA KAPALI!

Özetle Amos kira sözleşmeleri salt tarımı koruyup kollamaya yönelik bir düzenleme değil; Anadolu’da Helenistik dönemin ekonomi, hukuk, toplum ve yönetim yapısını birinci kaynaktan belgeleyen epigrafik bir dosya.

Olağanüstü bir arkeoloji hazinesi olan Şövalye Adası’ndaki kazılarda bulunan sözleşme yazıtı, Akdeniz Üniversitesi Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Onur’un titiz çalışmasıyla hem Türkiye’nin kültür varlığına hem de uluslararası literatüre kazandırıldı.

Yaşadığımız toprakların bizden önceki sahipleri tarafından nasıl korunup kollandığını gözümüze sokan taş gibi taş sözleşme, Fethiye Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü’nde korunuyor.

Ama ne siz görebilirsiniz ne ben, çünkü müze yıllardır kapalı!

Zaten bu yazıyı da Yunanistan’ın anakarasına, adalarına gidip mimarisinden tarım alanlarına hayranlık ve hüzünle bakarak “Onlar nasıl şöyle korudular da biz böyle mahvettik” diye düşünenler için yazdım.

Umarım yurtseverliğin, hukuk ve yazı tarihiyle biçimlendiğini anlatabilmişimdir. 

MAVİYİ BIRAK

Karanlığı kötü 

şehirler sever.

Sen bari, bu küçücük

kayığında bırak maviyi

özgürleşsin gökyüzünde.

Hayatım gibi

arkada kaldı denizler.

Gece, gündüz demeden

vuruyorlar kurtuluş günlerini.

Hep iyiler mi ölecek Sokrates.

Kanlı, büyük meydanlar 

ülke, ülke gezmede.

İyi şehirler karanlığı

sevmesin artık.

Sen bari, bu küçücük

kayığında bırak maviyi

özgürleşsin gökyüzünde. 

A. Kadri ERGİN

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’in değerli okurlarına...

Son günlerde yaşananlar üzerine yazılarıma bir süre ara veriyorum.

Devamını Oku
27.04.2026
Açıklama ve özür

Sosyal medya platformu X’te yaptığım yanlış bir paylaşım, önce şahsıma, ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin en değerli belleği, ilkelerinin temsilcisi gazetemiz Cumhuriyet’e haksız ve çirkin saldırılara yol açtı; ölçüsüz, vicdansız bir lince dönüştü.

Devamını Oku
26.04.2026
Amos gibi sözleşmek

Takvim birinci yüzyıldı, Caius Titus bir senatör...

Devamını Oku
26.04.2026
Yenilen yüceler, yiyen cüceler

2012 Yüksek Askeri Şurası, kararların altına imza atanların tarih önünde üstlendiği vebal ile özel bir yere sahiptir

Devamını Oku
19.04.2026
İşte deve, işte meydan, haydi rasgele!

Doksan yaşına bastığı 2023 yılında yitirdiğimiz Duygu Sağıroğlu, Türk sinemasının hem eğitmen hem yönetmen bir büyük ustasıdır.

Devamını Oku
12.04.2026
Uzun bir suikast

Kısaca “yayılmacı sömürgenlik” demek olan emperyalizm, çağlar boyunca biçim değiştirmiş ama DNA’sı aynı kalmış egemenlik gasbıdır.

Devamını Oku
05.04.2026
Hıristiyan İranlılar

2010’lu yıllarda İstanbul’da, Cezayir asıllı Fransız bir kadın diplomatla ahbap olmuştum.

Devamını Oku
29.03.2026
Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

Devamını Oku
22.03.2026
Kadir İnanır onaylı erkeklik

Mine ve Ali Sirmen, her yıl birkaç gün Marmaris’e gider ve daima Art Otel’de kalırlardı.

Devamını Oku
15.03.2026
Sınır ötesi operasyonda kuşkonmaz ikilemi

Takvimler 1995 yılının nisan ayını gösteriyordu.

Devamını Oku
08.03.2026
Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de.

Devamını Oku
01.03.2026
Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF’nin atası Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve casusudur.

Devamını Oku
22.02.2026
Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein’in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi.

Devamını Oku
15.02.2026
Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı.

Devamını Oku
08.02.2026
Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF’si Düyunu Umumiye’nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır...

Devamını Oku
01.02.2026
Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan’ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi’nde çevrilen dinci dümeni okudunuz.

Devamını Oku
25.01.2026
Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025