Abdülhamit ve Mehmet Âkif

Abdülhamit ve Mehmet Âkif

26.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Yeni İçişleri Bakanı, odasına II. Abdülhamit’in resmini asmış.

Duvarda Abdülhamit’in resmini görenlerden eleştiriler aldım; “Toplam 1.5 milyon kilometrekare toprak kaybeden, İmparatorluğun iflasını ilan eden padişahtan başkasını bulamamışlar mı?” diyorlar.

***

Tarihimizle övünebiliriz elbette:

Benin gözlerim, Osmanlı İmparatorluğu’nu yenen ve topraklarını, Rumlar, Ermeniler, Kürtler ve Araplar arasında paylaştıran Emperyalistleri yenilgiye uğratan ve ikinci bir mucize ile bir Din-Tarım toplumunun yapısı üzerine çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük boy resmine takıldı.

Diyelim ki bakan, Osmanlı ile de övünüyor:

O zaman da odasına, Osmanlı Beyliği’ni bir dünya imparatorluğuna dönüştüren dâhinin, Fatih Sultan Mehmet’in resmini asması güzel olurdu.

***

Abdülhamit’in resmi, aklıma İstiklal Marşı’mızın şairi Âkif’in mısralarını getirdi:

Onun şiirlerinin toplandığı, 1944 baskısı Safahat, edebiyat öğretmeni annemden kalan kitaplar arasında.

Ama ben değerli tarihçi Sinan Meydan’ın Twitter hesabından yayımladığı, yaklaşık 100 bin kez görüntülenen satırlardan bazılarını alıntılayacağım.

@SMEYDAN

...Mehmet Âkif’in II. Abdülhamit’i...

Şu dizeler istiklal şairimiz Mehmet Âkif’e ait:

“Gölgesinden bile korkup bağıran bir ödlek,

Otuz üç yıl bizi korkuttu şeriat diyerek,

Vahdeti muhlisiniz, elde asa çıktı herif,

Bir alay zabiti kestirdi. Sebep ‘şer-i şerif...’”

Şu dizeler de Âkif’in:

“Ortalık şöyle fena böyle müzebzep (bozuk) işler,

Ah o Yıldız’daki baykuş ölüvermezse eğer,

Çoktan beridir vardı, benim bir derdim,

Gideyim, zalimi ikaz edeyim, isterdim.

O, bizim cami uzaktır, gelemez, mani ne?

Giderim ben diyerek vardım onun camiine,

Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı HAMİD,

Koca Şevketli! Hakikat bunu etmezdim ümid!

Belki kırk elli bin askerle sarılmış Yıldız,

O silahşörler, o al fesli herifler, sayısız,

Neye mal olmada seyret herifin bir namazı,

Sade altmış bin adam kaldı namazsız en azı,

Hele tebziri (israfı) aşan masrafı, dersen, sorma,

Gördüğüm maskaralık gitti de artık zoruma,”

Mehmet Âkif, yüce bir tarihe sahip olan milletin geleceğini mahveden bir hükümdar olarak gördüğü Abdülhamit’i, “İstibdâd” adlı şiirinde bizzat tanık olduğu bir tutuklama olayından hareketle “baskıcı”, “zalim”, “melun” bir sultan diye eleştirmiştir.

“Yıkıldın, gittin amma ey mülevves devr-i istibdat,

Bıraktın milletin kalbinde çıkmaz bir mülevves yâd!”

***

Ülkeyi muhbirlerle yöneten Padişah’ın resminin asıldığı bakanlık, İçişleri Bakanlığı:

Yani hepimizin can ve mal güvenliğimizi ve “Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” olan “Cumhuriyet Rejimi”mizi koruyan bakanlık!

Ve halkın yüreği, yargılanmadan, haksız ve hukuksuz olarak hapiste yatanlar için sızlıyor!