Yahya Arıkan

Seçimden önce ve sonra vergi uygulamaları!

12 Kasım 2015 Perşembe

Gelişmiş ülkelerde vergi uygulamaları, hiçbir dönemde farklılık göstermez. Objektif ve tarafsız bir şekilde yürütülür. Mükellefler, ne ile karşılaşacaklarını net olarak bilirler. Seçimin bu uygulamalar üzerinde herhangi bir etkisi olmaz.
Ülkemizde ne yazık ki durum böyle değil. Normalde seçim öncesinde vergi idaresi, mükellefleri yormamaya, strese sokmamaya çalışır.
Seçim sonrası ise en sert dönemdir. Mükelleflerin üzerine gitmek, sert vergi uygulamaları yapmak için en uygun zamanlar seçim sonrasıdır. Mükelleflerin hafızalarından silinen geçmiş deneyimler, her seçimde ve sonrasında karşımıza başka gelişmeleri mutlak suretle çıkarmaktadır.

Seçim öncesi!
Peki, neler yapılır bu dönemlerde?
Seçim öncesi dönemde; mükelleflerin asla üzülmeyecekleri, yorulmayacakları, kırılmayacakları bir süreç yaşanır. Bu çerçevede şunlar yapılmamaktadır:
• Zorunlu olmadıkça, yani zamanaşımı sıkıştırmadıkça, ödeme emri tebliğ edilmez.
• Haciz uygulanmaz, haczedilen mallar paraya çevrilmez. Vergi alacağını tahsil etmek için etkin yöntemler kullanılmaz.
• Yine zorunlu olmadıkça, yani zamanaşımı sıkıştırmadıkça, mükellefler incelemeye alınmaz, defter belge ibraz yazısı tebliğ edilmez, karşıt inceleme dahi yapılmaz.
• Mükelleflerden bilgi ve belge istenmez.
• Mükellefler koda alınmaz. Hattan koddan çıkarabilmek için mümkün olan tüm yollar uygulanır.
• Taşraya vergi incelemesine giden müfettişler, merkeze geri çağrılır. Vergi dairesi teftişlerine dahi incelemeye sebep vermeyecek şekilde izin verilir.

Seçim sonrası!
Aksine, yukarıda “yapılmaz” olarak ifade ettiğimiz tüm vergi uygulamaları tüm şiddetiyle uygulanır. Mükellefler adeta hırpalanır. Etkin vergi tahsil yöntemleri işlenir. Ardı arkası gelmeyen vergi incelemeleri başlar.
Ancak, seçim sürecinde tersine ilerleyen bu gelişmeler karşısında dikkatli olmakta her zaman fayda var.
Oysa seçim sonraları tam da reform zamanıdır. Halkın desteğini alan yeni hükümetin, halkın refahını artıracak, vergi adaletini sağlayacak vergi reformları için en uygun zamandır. Umarız bu seçim sonrası da reform dönemi olur.

SOSYAL GÜVENLİK
Kadınlara pozitif ayrımcılık şart!
Çalışan kadınların işyerlerinde ayrımcılığa tabi tutulmaması gerekmektedir. İş Kanunu’na göre işveren, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz. Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.
Ayrımcılık konusunda getirilen bu düzenlemeler esasen kadınlara daha düşük ücret ödenmesini, kadınların cinsiyet veya gebelik nedeniyle olumsuz yönde farklı işleme tabi tutulmasını önlemek amacıyla yapılmıştır. Yoksa kadınlara pozitif ayrımcılık yapılmasına yönelik engel yoktur. Hatta iş hukukunda kadınlara pozitif ayrımcılık yapan bazı düzenlemeler bulunmaktadır.
Kadın çalışanların iş hayatında karşılaşabilecekleri sıkıntıları en aza indirmek ve kadınların istihdamını artırmak için getirilen pozitif ayrımcılık yapan düzenlemelerden birisi de, kadınların gece çalıştırılması konusundadır.

Gece çalıştırılma!
Kadın çalışanlar, gebe olduklarının sağlık raporuyla tespitinden itibaren doğuma kadar geçen sürede gece çalışmaya zorlanamazlar.
Yeni doğum yapmış çalışanın doğumu izleyen bir yıl boyunca gece çalıştırılması yasaktır. Bu sürenin sonunda sağlık ve güvenlik açısından sakıncalı olduğunun sağlık raporu ile belirlendiği dönem boyunca gece çalıştırılamaz.
Ayrıca, gebe veya emziren çalışanın, günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılması da yasaklanmıştır. Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.  


Yazarın Son Yazıları

Bu inat niye? 10 Eylül 2015