Köşe Yazısı

A+ A-

Ya normalleşme ya Suriyeleşme

18 Nisan 2017 Salı

Haksız koşullarına rağmen, halkoylamasının kafa kafaya çıkması rejim değişikliği durumunu bıçak sırtına taşımıştır. Erdoğan ve
AKP halkın bu dengelemesini görmeliler. Sonuç, Erdoğan ve AKP’ye büyük bir sorumluluk yüklemektedir, bu bir ikazdır.
Türkiye “ya normalleşecek ya da Suriyeleştirilecektir”.
Normalleşme nedir?
1) OHAL’in derhal kaldırılmasıdır.
2) TBMM’nin çalışır hale getirilerek siyasal partiler arasında, “asgari müştereklerin oluşturulmasıdır”.
3) Dış politika ve bölge sorunları, “TBMM’de görüşülerek belirlenmelidir”. Kesinlikle, “ulusal bir politika ortaya konmalıdır”. Bu konudaki boşluk ve yanlışlıklar ülkeyi, bölünme riski ile karşı karşıya getirmiştir.
ABD, AB, Rusya ve İran ile ilişkiler: Irak ve Suriye’de PKK, Kandil, Barzani ve YPG üzerinden dayatılan süreç karşısında TBMM’de birleşme sağlanamaz ise ülke bölünme riski ile karşılaşır.
Bunun için de Erdoğan’ın (ve AKP’nin) bunu kabul ederek ulusal bir zemin oluşturmaları kaçınılmazdır. Ankara’nın artık bu gerçeği göz ardı etme lüksü yoktur: gemi batarsa herkes içinde kalacaktır.
Şimdi temel soru şu: Erdoğan ve AKP yönetimi normalleşme için gerekli adımları atabilecekler mi?
Her gecikme, Türkiye üzerindeki dış baskıların daha da derinleştirilmesine yol açacaktır. Erdoğan’a ve AKP’ye yalnız içerde değil, dışarıda da çıkarılacak fatura büyüyecektir.
Yazık etmeyelim
Bu güzelim Türkiye Cumhuriyetimizi kendi ellerimizle emperyalizme teslim etmeyelim. Birlikte olabilme, ulusal duruş sergileyebilme becerisini gösterelim.
Biz içimizde kutuplaştıkça emperyalizm üstümüze üstümüze gelir. İçeriyi karıştırdık son darbeyi de vuralım, Lozan’dan Sevr’e taşıyalım diye ellerini ovuştururlar.
Engellemenin yolu 1 Mart 2003’te olduğu gibi TBMM’yi çalıştırmaktan geçer. Bunu yapmazsak daha da aciz hale düşeriz.
Ve bütün bunlar için sorumluluk Erdoğan’ın ve AKP’nin sırtındadır. Önceliği “iç iktidar hesapları ve şahsi sorunlara verirsek Türkiye kaybeder”. Ve 80 milyonun tamamı bunun altında ezilir.
Irak ve Suriye göz göre göre, 2003’ten beri yavaş yavaş parçalanıyor. BOP’çular işi Türkiye ve İran’a getirerek amaçlarına ulaşmak peşindeler.
Bunlar karşısında TBMM’nin ve partilerimizin asgari müştereklerde birleşerek ulusal bir duruş sergilemeleri gerekir.
Kendi iktidar hesaplarımızı öne çıkarmak Türkiye’yi felakete sürükler. Bunun için Erdoğan ve AKP, artık ülkenin normalleşmesi konusunda adım atmalıdırlar. Bıçak sırtındaki halkoylaması, bunun uyarısıdır.
Cumhuriyet’in zayıflaması sadece emperyalizmin işine yarar.
1990’lı yıllardan beri BOP’a karşı çıkan Erbakan’ı, Demirel’i ve Ecevit’i tasfiye ederekFETÖ sayesinde işi 15 Temmuz’a kadar getirdiler. Onlara son fırsatı vermeyelim.
16 Nisan’daki başa baş sonuç, Türkiye’nin içine düşürüldüğü bıçak sırtının bir aynası gibi. Bundan sonra da “normalleşmenin ne kadar kaçınılmaz olduğunu göremeyecek miyiz?
Cumhuriyet ve Lozan için birlikte hareket etmeliyiz.
Sorumluluk Erdoğan ve AKP’nindir, top onlarda…