Köşe Yazısı

A+ A-

Hapiste direnmek!

Paylaş
instela'da paylaş
16 Temmuz 2017 Pazar

Bugün, içerde de direnen arkadaşları, hapishane edebiyatından yapıtlarla anmak istiyorum.

***

Birincisi “BİR ESKİ CUMHURİYET İÇİN. ALİ SİRMEN ANLATIYOR.”
Ümit Aslanbay’ın, değerli gazeteci Ali Sirmen’le yaptığı nehir söyleşi.
Başlı başına toplumsal, siyasal ve felsefi bir hazine bu kitap...
Toplumsal ve siyasal belleğin, iktidar tarafından özellikle yok edilmeye ve de değiştirilmeye çalışıldığı günümüzde, altın değerinde anılardan ve analizlerden oluşuyor.
Ali Sirmen’in Sağmalcılar Cezaevi anılarına ilişkin bölümünden bir alıntı yapacağım.
Bu alıntı, kitabı anlatmakta çok yetersiz ama aşağıdaki sözler kitabın tümünden yansıyan Ali Sirmen’in o baha biçilmez, ele avuca sığmaz, esprili kişiliğini simgeliyor:
“Hapisliği Gülümseyerek Hafife Almak Gerekir.”
“Ben çekilen acıları biliyorum, görmezden de gelmiyorum. Ama şairin dediğini biraz değiştirirsek, Türkiye’de ‘hapislik her zaman herkesin başında/kim bilir nerede, nasıl, kaç yaşında’ o yüzden biraz da bizi sindirmek için yapılan bu olay karşısında ağlayıp sızlanmak değil, gülümseyerek hafife almak gerekir.”
“Sanırım böyle günlerde, asıl önemli olan böbürlenmek değil, direnmektir. (İmge Kitabevi, Ankara, 2017, s.235)

***

Hapishane baskısına karşı mizahla direnmek bir başka yapıtta daha karşımıza çıkıyor:
Önemli bir haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliğe kurban giden İnternet Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven’in, “ZORDUR ZORDA GÜLMEK, 78 KUŞAĞI” adlı kitabı.
Bu sütunu izleyen sevgili okurlarım, Oğuz Güven hapisteyken, onu anmak için bu kitaptan yaptığım gülünç bir öykü alıntısını anımsayacaklardır.
Bugün sadece şu sözlerini aktarmakla yetineceğim:
“Bu kitapta, daha güzel bir Türkiye için düzene başkaldıran, hapishanelerde çürütülen, işkenceyle, copla, tüfekle, tankla ezilmeye, susturulmaya çalışılan bir gençliğin, en zor durumda bile, yönetenlere karşı mizahla üstünlük sağlaması anlatılıyor.(Karadeniz Kitap Ltd., İstanbul 2014, s.10)

***

Ve bir anıt insanın bir yaşam serüveni:
Değerli edebiyat eleştirmeni Sevim Kahraman’ın “KARANLIK VE MAVİ, Bir ‘Halikarnas Balıkçısı’ Romanı” adıyla kitaplaştırdığı Cevat Şakir’in hayatı.
Bu kitap bize, bir sürgün cezasının nasıl bir kültür abidesi ürettiğinin inanılmaz öyküsünü anlatıyor:
Cevat Şakir’in hayatını anlatan bu romanda, bir insanın yaşam sevincinin inanılmaz serüvenini okuyacaksınız.
Kitaptan alıntıladığım aşağıdaki bitiş satırları bu yazıda “içerde direnenlere” vermek istediğim mesajı içeriyor:
“Ve belki de bu yüzden ‘Dünyanın sisini, pusunu ne temizler?’
Poyraz bir, Balıkçı’nın merhabası iki...” (Destek Yayınları, İstanbul, 2017, s.200)

***

Evrenin sonsuzluğunda bir “HİÇ” olan dünyamızda...
Zamanın sonsuzluğunda bir “HİÇ” bile olamayan zalim yöneticilerin...
İktidar uğruna, hemcinslerine yaptığı zulüm ne kadar zavallı görünüyor!
Sonsuzluk karşısındaki HİÇLİK...
Zulümle değil...
Ancak İNSANLIK bilinciyle, ÖZGÜRLÜK ve ADALET duygusuyla aşılabilir:

DİREN İNSANLIK...
DİREN ADALET...
DİREN ÖZGÜRLÜK!

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Üç 24 Temmuz 23 Temmuz 2017 Paz
Kabineyi bırak müfredata bak 21 Temmuz 2017 Cum
AKP’nin büyük yanlışı: Adaletsiz demokrasi! 20 Temmuz 2017 Per

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ali Sirmen