‘Tak şak’ davalarında yeni perde açıldı
Ahmet İnsel
Son Köşe Yazıları

‘Tak şak’ davalarında yeni perde açıldı

05.12.2017 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu sabah, otoriter Yeni Türkiye tarihinin simgesi olacak davalardan bir yenisi başlıyor. “Bu suça ortak olmayacağız” başlığıyla, Ocak 2016’da Türkiyeli veya yabancı, üniversitede aktif görevde veya emekli 1128 kişinin imzaladığı bildiri yegâne suç delili. Bir buçuk ay önce, imzacılar arasından (şimdilik?) İstanbul’daki üniversitelerde görevli 147 kişiye ayrı ayrı dava açıldı. Bugün başlayıp nisan ayına kadar yayılan bir takvimle, İstanbul’da altı ayrı ağır ceza mahkemesinde, on veya on beş dakika arayla ilk duruşmaları yapılacak.
Söz konusu bildiri yayımlandığında Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyükelçilere yaptığı konuşmanın ortasında ilk tepkiyi vermiş ve bildiriyi imzalayan üniversite öğretim üyelerine hakaret niteliğinde sözcükler eşliğinde saldırmış, savcıları harekete geçmeye davet etmişti. Yargıda “tak şak” düzeni hüküm sürdüğü için, savcılar anında davranmış, bazı kentlerde imzacılar gözaltına alınmıştı. Şefin gözüne girme yarışı içindeki onlarca savcının girişimlerini frenlemek için olsa gerek, sonunda bütün soruşturmaların İstanbul’da toplanmasına karar verildi. Mart ayında bu bildiri ile ilgili basın toplantısı yapan dört akademisyen, Camcı, Ersoy, Kaya ve Mungan, gözaltına alınıp tutuklandı. Birçok cevval rektör imzacıları taciz etmeye, görevden almaya devam etti.
Tutuklu dört akademisyenin 22 Nisan 2016’daki ilk duruşmasında ilginç bir gelişme oldu. Duruşmanın ortasında savcı mütalaasını değiştirdi. Tutuklama gerekçesi olan “terör örgütü propagandası” (TMK madde 7/2) yerine, “devletin kurumlarını aşağılama” suçunun (TCK madde 301) şüphelilere yüklenebileceğini belirtti. Bu durumda yargılamaya devam etmek için Adalet Bakanlığı’nın izni gerekiyordu. Mahkeme dört akademisyeni tahliye etti.
O günden beri birkaç duruşma yapıldı. Hepsinde duruşma ertelendi, bakanlıktan izin gelmemişti. Dört imzacı akademisyen 26 Aralık’taki duruşmayı beklerken, avukatları dosya üzerinde yaptıkları araştırmada bakanlığın bu izni 15 Eylül 2017’de verdiğini keşfetti. Bakanlığın kararı ne hikmetse ağır ceza mahkemesine bir türlü ulaşmamıştı.
Bugün başlayan duruşmalarda bütün imzacılara yüklenen suç gene aynı: “Terör örgütü propagandası”. Kişisel olarak açılmış olsa da, iddianameler arasındaki yegâne fark, şüphelilerin künye bilgileri. Toplu yapılmış bir eylemden, farklı mahkemelerde, aynı iddianameyle yüzlerce kişi hakkında bireysel dava açmak, “askıya alınmış hukuk devleti”nin bir başka icadı. Şüphelilerin aynı zamanda TCK madde 53’ten de cezalandırılmasını talep ediyor savcılık. Bu madde, üzerlerine atılı suçu kasten işledikleri gerekçesiyle mahkûm olanların, aldıkları ceza süresince, kamu görevini üstlenme hakkını yitirmelerini öngörüyor. Anayasa Mahkemesi, 53. maddenin bazı bölümlerini 2015’te biraz muğlak biçimde iptal etti. Bu maddenin hak kısıtlama hükümlerinin kapsamıyla ilgili rivayet halen muhtelif.
Normal olarak, diğer dört imzacının davası emsal alınarak, haklarında dava açılan bütün imzacıların üzerine atılı suçun değişmesi gerekir. Bu ise mahkemelerin durma kararı almalarını gerektirir. Diğer taraftan, “devlet kurum ve organlarını aşağılama” iddiası, bütünüyle ifade özgürlüğü kapsamına giren bir eylemi hedef alıyor. 301. maddenin üçüncü fıkrası, eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamalarının suç oluşturmayacağını belirtiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, Taner Akçam/Türkiye kararında 301. maddenin muğlaklığını belirterek, “kanun niteliği taşımadığına” karar vermişti.
Bir kez daha Reis’in höykürmesiyle paldır küldür başlatılan bir yargı karmaşası var. Bir de, bu nedenle KHK ile işten atılan, emekli olmak ya da istifa etmek zorunda kalan beş yüzden fazla yargısız infaz mağduru akademisyen.
İçinde ağır eleştiri niteliğinde ifadeler yer alsa da, ifade özgürlüğü içinde yer alan bu bildiriyle ilgili, yürürlükteki yasalara uygun yegâne karar beraat olabilir. Bakalım bu tek iddianameli, ortak ve tek bir eylemle ilgili birçok mahkemede açılan yüzlerce dava garabeti nereye varacak?  

Yazarın Son Yazıları

Hınç politikaları ve nihilizm

Hınç politikaları ve nihilizm

Devamını Oku
04.09.2018
Bir otokrat prototipi

Bir otokrat prototipi

Devamını Oku
01.09.2018
Kayırma ekonomisinin bedeli

Kayırma ekonomisinin bedeli

Devamını Oku
28.08.2018
Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Devamını Oku
25.08.2018
Trump ve yeni otoriterizm

Trump ve yeni otoriterizm

Devamını Oku
21.08.2018
Büyük kriz gözüktü

Büyük kriz gözüktü

Devamını Oku
14.08.2018
İş Allah’a kalınca....

İş Allah’a kalınca....

Devamını Oku
11.08.2018
Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Devamını Oku
07.08.2018
Yeni-patrimonyalizm üzerine

Yeni-patrimonyalizm üzerine

Devamını Oku
04.08.2018
Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Devamını Oku
14.07.2018
Erdoğanizm Türkiyesi

Erdoğanizm Türkiyesi

Devamını Oku
10.07.2018
Post-komünist otoriter kapitalizm

Post-komünist otoriter kapitalizm

Devamını Oku
07.07.2018
Otoriter kapitalizmin geleceği

Otoriter kapitalizmin geleceği

Devamını Oku
03.07.2018
Kindar nesil böyle yetiştirilir

Kindar nesil böyle yetiştirilir

Devamını Oku
30.06.2018
Durum budur…

Durum budur…

Devamını Oku
26.06.2018
Yarın ve ötesi

Yarın ve ötesi

Devamını Oku
23.06.2018
Paçalardan akan ne?

Paçalardan akan ne?

Devamını Oku
19.06.2018
Kibrin otokrat hali

Kibrin otokrat hali

Devamını Oku
16.06.2018
Siyasette yalan ve yanlış

Siyasette yalan ve yanlış

Devamını Oku
12.06.2018
Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Devamını Oku
05.06.2018
Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Devamını Oku
02.06.2018
Dindaş/ırktaş demokrasisi

Dindaş/ırktaş demokrasisi

Devamını Oku
29.05.2018
Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Devamını Oku
26.05.2018
Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Devamını Oku
22.05.2018
HDP’nin alacağı oyun önemi

HDP’nin alacağı oyun önemi

Devamını Oku
19.05.2018
AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

Devamını Oku
15.05.2018
Enkaza işaret etmek yeterli değil

Enkaza işaret etmek yeterli değil

Devamını Oku
12.05.2018
Diktatörler seçimle gider mi?

Diktatörler seçimle gider mi?

Devamını Oku
08.05.2018
HDP kilit parti olabilir

HDP kilit parti olabilir

Devamını Oku
05.05.2018
Seçim öncesi 1 Mayıs

Seçim öncesi 1 Mayıs

Devamını Oku
01.05.2018
Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Devamını Oku
24.04.2018
Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Devamını Oku
21.04.2018
Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Devamını Oku
17.04.2018
Trump’ın kuyruğundaki Macron

Trump’ın kuyruğundaki Macron

Devamını Oku
15.04.2018
Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Devamını Oku
14.04.2018
Satranççıya karşı tavlacı

Satranççıya karşı tavlacı

Devamını Oku
10.04.2018
Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Devamını Oku
07.04.2018
Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Devamını Oku
03.04.2018
Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Devamını Oku
31.03.2018
Irkçılığı besleyen yalan haberler

Irkçılığı besleyen yalan haberler

Devamını Oku
27.03.2018