Yeni siyasi iklim!
Mustafa Balbay
Son Köşe Yazıları

Yeni siyasi iklim!

13.06.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

24 Mayıs’taki “kara pazarın” hemen ertesinde ulaştığımız tüm bilgilerin doğru çıktığını görüyoruz.

Şunlardı:

- Kılıçdaroğlu, kendisini oraya oturtanlar “İşlevin tamamlandı” demediği sürece koltuktan ayrılmayacak.

- Ne olursa olsun, partinin içinden dışından ne kadar baskı gelirse gelsin, olağanüstü kurultaya gitmeyecek.

- Özel-İmamoğlu ekibini tasfiye için her şeyi yapacak, yasa-tüzük tanımayacak. Hiçbir yargı engeliyle karşılaşmayacak.

Haftanın başından bu yana yaşadıklarımız bunları doğruladı. CHP tüzüğü partinin anayasasıdır. O nedenle tüzük değişiklikleri kurultay kadar önemlidir. Tüzüğü de rafa kaldırdılar.

Henüz gerçekleşmeyen maddelerden biri şu:

- Tutuklu birkaç belediye başkanı ve yöneticinin serbest bırakılması, bunun “Kılıçdaroğlu’nun temiz dediği kişiler bırakılıyor” şeklinde sunulması!

Kılıçdaroğlu, tam yetkili, tam sorumsuz bir otorite gibi.

Bu otorite nereye bağlı?

Kendisini oraya oturtan iradeye.

Bu bağlamda Kılıçdaroğlu’na kızmak, ağır eleştiriler yöneltmek fazla değer vermek olur!

***

CHP Genel Merkezi işgal altında.

Gövde nasıl?

81 il başkanından 74’ü ortak bir açıklama yaparak seçilmiş genel başkanın yanında olduğu ilan etti. Butlan yönetimi pek çok ilde mevcudu görevden alıp yerine getireceği il başkanı arıyor. Teklif alanların çoğu reddetmiş ama butlan şöyle düşünüyor:

- Merkezden gelecek paraya ihtiyacı olan iller var. Bir süre sonra bize gelirler.

Önemli halka belediye başkanları. Her şey CHP’nin ilk kez AKP’yi yendiği yerel seçimler sonrasında başladı!

Belediye başkanlarının bugün içinde bulunduğu durumu dört maddede özetleyebiliriz:

1- Seçilmiş genel başkanla yürüyeceğini ilan edenler.

2- Butlan yönetimine göz kırpanlar.

3- İzlemede kalanlar.

4- Bu “karmaşada” olası operasyon kaygılarını da dikkate alarak AKP’yle temasta olanlar.

Sıralamayı orana göre yapmadık. Gelişmelere göre geçişler olabilir.

Yukarıdaki ilk üç madde milletvekilleri için de geçerli.

Bu tabloda Özgür Özel ne yapacak?

Butlan, Özel’in Meclis’teki kolunu kanadığı kırarak “uçamaz” hale getirmeye çalışıyor. Bu durum elbet etkiler ama Özel’in asıl kolu kanadı millet! Milletin içindeki gücü ve Özel’in bunu kullanma cesareti geleceğe yön verecek.

CHP’nin içinde kalmayı sonuna kadar zorlayacak. Butlan bir an önce gitmesini istiyor, gitmezse koparacak.

Bize göre de CHP’de kalmayı sonuna kadar zorlarken iki unsuru bu çabanın da önüne koyması gerekli:

1- Halkta çoğalmak.

2- Muhalefette demokrasi bloku oluşturmak.

***

Kamuoyunda Özel-Kılıçdaroğlu çekişmesi gibi görünen karmaşanın röntgeni şu:

Siyasetin yargı eliyle “kontrollü kaos” içinde tutulması, CHP’nin Cumhur İttifakı’nın icraatına ortak edilmesi ve iktidar seçeneği olmaktan çıkarılması!

Bu yol, siyaset iklimini tümüyle değiştirir. Devamında 3 Kasım 2002 seçimlerini andıran bir “sandık patlamasına” yol açabilir. Yargının siyasete müdahalesi süreciyle iktidara gelen AKP, bunu bildiği için önlemler alabilir.

Her şeyi dizayn edebilirsiniz ama milleti masa başında ya da yargı cetveliyle şekillendiremezsiniz.

Şu aşamada milleti okumaya çalışmak da boşuna!

Millet daha yazmadı ki siz okuyasınız.

Ekonomik krizin çıkmazındaki millet siyasete bakıp iktidar değişikliği için umutlanmaya çalışırken iktidar seçeneği olmayı başarmış CHP içeriden ve dışarıdan aşağı çekiliyor.

Millet AKP-MHP-butlan CHP’yi birbirine bağlayıp aşağı çekebilir.

Bu yolun sonuna, şöyle biten bir yazı yazacağız:

Siyasette, yargı yoluyla yok edilmek istenen güçlenir, bundan medet uman tarihteki yerini alır!

Er ya da geç!