Örnek olur mu?

Örnek olur mu?

13.06.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

CHP içindeki itiş kakış maalesef giderek dozunu artırıyor. Ne Özgür Özel yandaşları ne de Kılıçdaroğlu’nu destekleyenler, “Sakin olun. CHP’nin geçmişine uygun olmayan sözlerden, davranışlardan kaçının” diyenlere kulak veriyor.

Bu durum olaya dışarıdan bakanları, “Demek ki o parti bu parti fark etmez. Tüm partilerimiz aynı hamurun parçalarıymış” demeye veya öyle düşünmeye zorluyor.

Şu farkla ki ihtilaf sert, oyun acımasız ama CHP’liler sözü hiçbir zaman kişisel hakaret düzeyine indirmedi.

Yine de ben iyimserliğimi korumaya çalışıyorum ve bu kavga geride kaldıktan sonra tarafların bir araya geleceğine ve bu kardeş kavgası yüzünden birbirlerinden özür dileyeceklerine inanmak istiyorum.

Böyle düşünmemin nedeni merhum İsmet İnönü’nün, “çok partili hayat”a girdiğimiz 1946’dan sonra -sadece CHP’lilerden değil, sevmediği insanlardan dahi- en acımasız siyasi rakipleri hakkında hiçbir zaman aşağılayıcı bir söz söylediğine tanıklık etmiş olmamamdır. Biliyorum ki CHP’de hâlâ İsmet Paşa dönemini bilen ve ondan aldığı derslerden yararlananlar vardır.

Söz İsmet Paşa’dan açılmışken merhum Kemal Satır’la arasında geçen bir konuşmayı aktarmak isterim:

Tarih 1963-64 olacak. Başbakan Yardımcısı Dr. Kemal Satır bir gün Başbakan İsmet İnönü’nün makamına girer ve çok kızgın bir dille kendisi ve İsmet Paşa hakkında, hatta CHP hakkında da aslı astarı olmayan şeylerden söz eden bir siyasi hakkında şikâyette bulunur. Sonra, “Paşam siz elimizi tutuyorsunuz. Biz de bunları yapanları çaresizmişiz gibi sessiz sedasız seyretmekle yetiniyoruz. Lütfen bize izin verin de bunu yapanlara hadlerini bildirelim” der. İsmet Paşa, Kemal Satır’a yanıt verir:

“Sana ben çareyi söyleyeyim: Unutmayı öğren!” der.

İsmet Paşa’nın verdiği bu ders, siyasi hayatta değil ama Ordu’nun Mesudiye ilçesinde ilk olarak 1991’de başlattığımız, dünyada bir örneği daha var mı bilmiyorum ama bir eşini bulamadığımız Mesudiye ilçe kurultayını 16 senedir yaşatmamız ve hâlâ aynı heyecan ve coşkuyla sürdürdüğümüz toplumsal birlikteliğimizi korumamız konusunda çok yardımcı oldu.

Kurultay her yıl temmuz ayının ilk hafasının cumartesi günü saat 10’da çağrısız olarak ilçe merkezindeki “Yılmaz Korkmaz Kültür ve Toplantı Salonu”nda toplanır, Mesudiye’nin sorunlarıyla ilgilenen herkese açıktır. Salona gelen herkesin konuşma, öneride bulunma ve oy hakkı vardır. Kurultayda gündem, katılanların önerdiği gündem maddelerinden oluşur. İfade edilen konuların izlenmesi ve irdelenmesi için her üç ayda bir (ilki ekim ayında Mesudiye’de, ikincisi İstanbul’da, üçüncüsü Ankara’da olmak üzere) üç adet toplantı yapılır. Dördüncü toplantı o yılın temmuz başındaki kurultaydır.

Yazmayı ihmal ettim: Kurultaya katılanlar arasında birbirinden nefret edenler de vardır. Ama onların birbiri hakkındaki kötü sözleri -örneğin hakaretleri- duyulmaz. Çünkü duyan da onu aktarmayı değil, unutmayı tercih eder. O sayede birlik bozulmadan kurultaylar yaşar ve Mesudiye’ye hizmet kazandırılır.