ATO’dan şehir hastaneleri anketi
Çiğdem Toker
Son Köşe Yazıları

ATO’dan şehir hastaneleri anketi

18.02.2018 02:14
Güncellenme:
Takip Et:

Ankara’da biri bu yıl diğeri 2019’da iki şehir hastanesi açılacak. Konunun kamu borcunda yol açacağı tahribatı, yıllardır ve sıklıkla işliyoruz.

Fakat çok boyutlu bir mesele bu.

Devasa ölçekteki iki şehir hastanesi devreye alındığında kent ve toplum yaşamı, ulaşımdan sağlık hizmetlerinin kalitesine, erişimine dek bugünkünden çok farklı olacak. Ne var ki ortada ciddi bir farkındalık sorunu var.

Ankara Tabip Odası bu ihtiyaçtan yola çıkarak bir şehir hastaneleri anketi yaptı.

Ankara’nın değişik hastane ve sağlık kuruluşlarında görevli 530 doktora 7 soru yöneltilmiş. Oda, değerlendirmesini önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacak.

Biz, soru ve gelen yanıtları yorumsuz olarak aktaralım: 

* Şehir hastanesinde çalışmak istiyor musunuz?

Evet: Yüzde 7 - Hayır: Yüzde 73 - Kararsız: Yüzde 20.

* Şehir hastanesi hakkında, mevzuat, idari yapı, işleyiş gibi konularda yeterince bilgilendirildiğinizi düşünüyor musunuz?

Evet: Yüzde 4 – Hayır: Yüzde 96. 

* İl sağlık müdürlüğü tarafından, çalıştığınız hastanede ŞH ile ilgili bilgilendirme toplantısı yapılmasını ister misiniz?

Evet: Yüzde 86 - Hayır: Yüzde 14. 

* Şehir hastanesinde göreve başladıktan sonra özlük haklarınızda kayıplar olacağını düşünüyor musunuz?

Evet: Yüzde 55 - Fikrim Yok: Yüzde 37 - Hayır: Yüzde 8. 

* Şehir hastanesinde göreve başladıktan sonra yükünüzün artacağını düşünüyor musunuz?

Evet: Yüzde 64 - Fikrim Yok: Yüzde 27 - Hayır: Yüzde 9. 

* Şehir hastanelerinin konumu düşünüldüğünde, sizin ve hastaların hastaneye ulaşımında zorluklar yaşanacağını düşünüyor musunuz?

Evet: Yüzde 86 - Fikrim yok: Yüzde 5 - Hayır: Yüzde 9. 

* Şehir hastanesinde göreve başladıktan sonra, hastalara şu anda vermiş olduğunuz hizmete kıyasla, daha nitelikli bir sağlık hizmeti verebileceğinizi düşünüyor musunuz?

Evet: Yüzde 9 - Fikrim Yok: Yüzde 25 - Hayır: Yüzde 66.

 

Yargıya acilen saygınlık gerek

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Mehmet Altan/ Şahin Alpay kararı, adeta beraat hükmü niteliğindeydi.

Özetle “suç işlendiğine dair kuvvetli belirti ve somut olgular yok” demişti.

Kıdemli hukukçular, “ıttıla kesbetmek” kavramını bilir. Öğrenme bilgilenme anını ifade eden bu kavram, bazı hukuksal işlemlerin taşıdığı özel önem dolayısıyla kullanılırdı.

Kararları bağlayıcı olması gereken yüksek mahkeme, bireysel başvuru sonucu öyle yaşamsal bir konuda karar vermişti ki, mahkemenin “ıttıla kesbedince”, yani yayımını dahi beklemeden tahliye etmesi gerekirdi. Böyle olmadı. Resmi Gazete’de yayımlanmaması bahane edildi.

Mahkeme -her hâkimin, nihai hedef olarak üyesi olmak isteyeceği- AYM kararını “takmadı.”Cuma günü de AYM’ye adeta “sen misin bu kararı veren” dercesine, Mehmet  Altan Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak’a 16 Şubat’taki karar duruşmasında müebbet hapis cezası verdi.

16 Şubat Cuma günü başka bir dava daha tarihseldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın miting kürsüsünde “ajan, terör destekçi”liğiyle suçladığı, Beyaz TV, TGRT ortak yayınında (14 Nisan 2017) Almanya’ya iadesi konusunda “Hiçbir surette olmayacak, ben bu makamda olduğum sürece asla” dediği Die Welt Muhabiri Deniz Yücel davasında.

Asla. Merkel, Başbakan Binali Yıldırım ile görüşmesinde Deniz Yücel’in serbest bırakılmasını isteyince (pazarlık, takas iddiaları ayrı yazıların konusu) Merkel’in dediği oldu.

Henüz iddianamesi yazılmamış, bir yıldır tutuklu Yücel -iyi ki- serbest bırakıldı. Ve özel uçakla aynı gece Almanya’ya döndü. (Birkaç saat içinde hızla üç sayfalık bir iddianame yazılıp, mahkemenin de ışık hızıyla bu iddianameyi kabulüyle.)

Yargının güvenilirliği üzerinde kara bulutlar dolaşıyordu zaten...

Ceza muhakemesini oyuncağa döndüren son tablo, saygınlığa darbe indirdi.

Makama yönelik soyut, usuli, teorik bir saygıdan değil, saygınlıktan söz ediyorum.

Ancak muhatabının kendi davranış ve eylemleriyle kazanabileceği değerden.

AYM’nin, kendi içtihadından sapan, “OHAL KHK’lerini denetleyemeyiz” kararı dururken pek kolay değildir belki ama imkânsız değil.

Yargıya sahip olması gereken saygınlığın acilen iadesi gerekiyor.

Bunu mesleği yargı olmayanlar yapamaz.

 

Yapılmamış ihalenin sonucunu konuşmak

3. havalimanının çabuk bitmesi, hayat memat meselesi.

26 Şubat’ın, 29 Ekim 2018’e ötelenmesi bir yere kadar. Gerçi şubatta da bir seramoni yapılacakmış ama tam açılış için üçüncü bir erteleme asla istenmiyor. Zira gerçekte hayat memat meselesi olan, 2019 seçimleri.

2019 Cumhurbaşkanlığı seçimi, özü itibarıyla “başkanlık” oylaması niteliği taşıyor. 3. havalimanı böyle bir oylamanın, güçlü propaganda araçlarından biri olacak. Seçmen konsolidasyonunda kullanılan milliyetçilik hamasetinde taşıyıcı fonksiyon üstlenecek.

Bakın iktidardan bir kişi çıkıp inşaat sahasında işçilerin telef olurcasına ölmesine “yazıktır günahtır, şehittir” bile demiyor. Bu insani itirazı yapabilmek bile cesaret konusu haline geldi. İstanbul kentini 3. havalimanına bağlayacak metro hatları da bu fasıldan aynı önemi haiz.

Malum, Gayrettepe - 3. Havalimanı metrosunu 1 milyar Avro bedelle KolinŞenbay ortaklığı yapıyor.

(Şenbay’ın Bayburt Grup bünyesinde olduğunu bir kez daha hatırlatalım.)

Şimdi Halkalı - 3. Havalimanı hattı gündemde.

Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, geçenlerde bu hattın da kısa sürede ihale edileceğini açıkladı.

Hat 27 kilometre uzunluğunda, 6 istasyondan oluşması planlanıyor.

Yaklaşık proje bedeli konusunda okurlarımızı aydınlatalım: 3 milyar 631 milyon TL. Buraya kadar sorun yok.

Şimdi bakacağız. Bu hat davet yöntemiyle mi yapılacak? Davet yöntemiyle yapıldığında Gayrettepe - 3. havalimanını yapan ikiliye mi verilecek diye?

Müteahhitlik sektörü oyuncuları “konuşuyor” çünkü. Bu hattı da Kolin ile birlikte Aga Enerji’nin alacağı. Aga’nın Şenbay ile kardeş olduğunu, Bayburt grup bünyesinde olduğunu anımsatalım.

Bekleyip görelim.

 

KİK’in Bayburt Grup cevabı

İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner, geçen kasımda bir soru önergesi verdi.

Bayburt Grup bünyesindeki şirketlerin aldığı ihalelerle ilgiliydi.

(Hatırlatma: Olağanüstü durumlar ve afet hallerinde başvurulan 21/b’nin, suiistimal edilerek kullanılma yaygınlığını sıkça gündeme getirdik. Bu kapsamda Bayburt Grup’un davet yöntemiyle aldığı işlerin çokluğunu da.)

Cihaner, 21/b’ye göre verilen ihaleleri, grup bünyesindeki şirketlerin idarece yoğun tercihini, haksız rekabet ortamını, hatta -bizim de gündeme taşıdığımız- Bayburt Grup ile bağlantılı bazı firmaların ihalelere girmek için gerekli koşulları taşımadığı, bazı iş bitirme belgelerinin sahte olduğu iddialarını ve yürüyen soruşturmaları da sormuş.

Kamu İhale Kurumu Başkanlığı’ndan gelen cevaplar Maliye Bakanı Naci Ağbal imzalı. Özetle: Kurum kayıtlarında yasaklama kaydı yokmuş, 21/b idarenin takdirindeymiş, “bildirilmiş bir kamu davası”na rastlanmamış.

Bu vesileyle sahte belge konusunda nedense sonuçlanmamış bir başvuruyu tekrar hatırlatalım.

Cahit Turhan’ın imzasıyla (Karayolları Genel Müdürü olduğu dönemde), Dışişleri Bakanlığı’na beş sayfalık bir liste ekiyle gönderilen “gizli” imzalı yazı.

Bu yazıya cevap verilmedi.

Sorun olmasa “Sorun yoktur, rastlanmamıştır” denilmesi çok mu zordu?

Yazarın Son Yazıları

Hoşça kalın

Hoşça kalın

Devamını Oku
09.09.2018
O fayansın talimatı kimden?

O fayansın talimatı kimden?

Devamını Oku
07.09.2018
Ulaşıma ulaşım ihalesi

Bakan düzeyinde 2018’de biteceği açıklanmış ilk metro hattında işlerin planlandığı gibi gitmeyeceği, herhalde baştan belliydi ki, İETT yarım milyar TL’lik bir otobüsle taşıma ihalesini yapıverdi. Otobüsle taşıma seçeneği zorunluysa, özel taşımacılık şirketlerine kaynak aktarmak zorunlu muydu? Otobüsle taşıma işini İETT’nin organize edip gerçekleştirmesi daha mı pahalı olurdu?

Devamını Oku
05.09.2018
‘Enflasyonla topyekûn mücadele’

‘Enflasyonla topyekûn mücadele’

Devamını Oku
04.09.2018
Bankalara ne oluyor?

Bankalara ne oluyor?

Devamını Oku
02.09.2018
Tek hane hedefi

Tek hane hedefi

Devamını Oku
31.08.2018
Boykot ve adanmışlık

Boykot ve adanmışlık

Devamını Oku
29.08.2018
Otağ Merkezi ve bütçe

Otağ Merkezi ve bütçe

Devamını Oku
28.08.2018
Cevapsızlığın şiddeti

Cevapsızlığın şiddeti

Devamını Oku
26.08.2018
CHP'li vekilden Saray'a: Kimleri korumaya alıyorsunuz?

Türkiye’nin Uluslararası Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki sırası 81’inciliğe düştü. “Vergi Barışı” tebliği, uluslararası yükümlülükleri hiçe sayıp Türkiye’yi kara para aklayan ülkeler konumuna sokabilir. CHP’li Utku Çakırözer, yurtdışındaki paraların ülkeye transferini yapanların sorgulanmamasını sağlayan düzenlemeyle kimlerin korumaya alındığını sordu.

Devamını Oku
24.08.2018
2019 bütçesinde KÖİ garantileri

2019 bütçesinde KÖİ garantileri

Devamını Oku
22.08.2018
Devletin dövizli sözleşmeleri

Devletin dövizli sözleşmeleri

Devamını Oku
20.08.2018
Türkiye kara para cenneti midir?

Türkiye kara para cenneti midir?

Devamını Oku
19.08.2018
İstanbul metrolarının geleceği

İstanbul metrolarının geleceği

Devamını Oku
17.08.2018
Müteahhit kriterleri

Müteahhit kriterleri

Devamını Oku
15.08.2018
3. Havalimanı’na nasıl gidilir

3. Havalimanı’na nasıl gidilir

Devamını Oku
14.08.2018
Matrah artırın, yoksa…

Matrah artırın, yoksa…

Devamını Oku
12.08.2018
Melen Barajı 11 Ağustos’ta açılacak mı?

Melen Barajı 11 Ağustos’ta açılacak mı?

Devamını Oku
03.08.2018
Tarım alanına santral yaparsanız

Tarım alanına santral yaparsanız

Devamını Oku
01.08.2018
Tarım alanlarına Danıştay’dan destek

Tarım alanlarına Danıştay’dan destek

Devamını Oku
31.07.2018
Kanal İstanbul göz göre göre...

Yap-işlet-devret yöntemiyle yapılacak Kanal İstanbul büyük bir rant yaratacak. Ancak Kanal İstanbul’un mühendisliği ne kadar mükemmel olursa olsun, çarpık kentleşmiş, betona boğulmuş, neredeyse her gün yeni bir felaket yaşayan ve deprem beklenen bir metropolde doğayla oynanacak. Giresun’da 82 yaşındaki Yusuf Topal, gittiği aile hekimliğinde doktorla tartıştı. Doktorun “beyaz kod” alarmı vermesi üzerine hastaneye gelen polisler, yaşlı vatandaşı gözaltına aldı. Gözaltına alınmasına tepki gösteren Topal’a polislerce biber gazı sıkılıp ters kelepçe takıldı. CHP’li Gülizar Biçer Karaca, Meclis’te milletvekillerini uyardı: “Bu projeyle İstanbul’da milyonlarca metreküp toprak taşınacak. Güzergâh üzerindeki Sazlıdere Barajı yok edilecek. Hafriyatla ekolojik sistem değişecek, sular kirlenecek.”

Devamını Oku
29.07.2018
Büyük ihalede itirazlar dinlendi

Büyük ihalede itirazlar dinlendi

Devamını Oku
27.07.2018
Devlet şişmanlıyor ‘Yeni devlet’ darmadağın ve çok başlı

Devlet şişmanlıyor ‘Yeni devlet’ darmadağın ve çok başlı

Devamını Oku
26.07.2018
Şehir hastanelerinde ‘kur’ virüsü

Şehir hastanelerinde ‘kur’ virüsü

Devamını Oku
25.07.2018
Berberoğlu kararı ve ‘kapsayıcı Meclis’

Berberoğlu kararı ve ‘kapsayıcı Meclis’

Devamını Oku
24.07.2018
TCDD’nin mali yüküymüş!

TCDD’nin mali yüküymüş!

Devamını Oku
22.07.2018
SGK neden Sayıştay’dan kaçırıldı?

SGK neden Sayıştay’dan kaçırıldı?

Devamını Oku
20.07.2018
Torba teklif dönemi

Torba teklif dönemi

Devamını Oku
18.07.2018
‘Ses ve öfke’

‘Ses ve öfke’

Devamını Oku
17.07.2018
Perhizler ve turşular

Perhizler ve turşular

Devamını Oku
15.07.2018
Madde 104 yokmuş gibi davranmak

Madde 104 yokmuş gibi davranmak

Devamını Oku
13.07.2018
1 numaralı kararname

1 numaralı kararname

Devamını Oku
11.07.2018
Ucuz hayatlar

Ucuz hayatlar

Devamını Oku
10.07.2018
Kişiye özel elbise

Kişiye özel elbise

Devamını Oku
10.07.2018
‘Yeni’ Meclis dalsız bir çınar gibi

‘Yeni’ Meclis dalsız bir çınar gibi

Devamını Oku
08.07.2018
‘Helalinden yüzde 31’

‘Helalinden yüzde 31’

Devamını Oku
06.07.2018
Yüksek enflasyonda dolarlı ihale

Yüksek enflasyonda dolarlı ihale

Devamını Oku
04.07.2018
Sahip çıkma becerisi

Sahip çıkma becerisi

Devamını Oku
03.07.2018
Sonuna dek beklense ne olurdu?

Sonuna dek beklense ne olurdu?

Devamını Oku
01.07.2018
Asıl sorudan kaçmak

Asıl sorudan kaçmak

Devamını Oku
29.06.2018