Gündemin son kullanıcısı
Deniz Ülkütekin
Son Köşe Yazıları

Gündemin son kullanıcısı

17.01.2026 12:50
Güncellenme:
Takip Et:

Bugünlerde sık sık yeni gelişmelerle karşı karşıya kalıyoruz. Gündem epey yoğun; her olay, kendi yan başlıklarıyla birlikte yeni odak noktaları üretiyor. Bu yoğunluk içinde en çok tartışma yaratan mesele ise gündemin baş döndürücü bir hızla değişmesi ve kitlelerin yaşananları tartışıp sindirecek zamanı bulamaması.

Bu durum, beraberinde bir seçicilik sorununu da getiriyor. Gündemi kimin ya da hangi kurumun üzerinden takip edeceğiz? Hangi olayı “önemli”, hangisini tali sayacağız? Hangi düşünceyi ya da yorumu benimseyeceğiz?

Tüketim ürünleriyle -özellikle de teknolojiyle- ilgili kullanılan bir kavram vardır: Son kullanıcı. Bu kavram bir malı, hizmeti ya da teknolojiyi satın alan ve kullanan kişiyi ifade eder. Aynı zamanda, son kullanıcının ürünün üretim süreci, iç işleyişi ya da geliştirme mantığıyla doğrudan bir ilişkisi olmadığı anlamını da taşır.

Yani son kullanıcı, bir ürünle yalnızca kendisine sunulan işlevler ölçüsünde temas kurabilir.

Sanırım bugün haber tüketicilerinin gündemle kurduğu ilişki de giderek buna benzemeye başladı.

İnsanların gündemle ilişkisi doğal olarak inişli çıkışlıdır. Gün içinde boş bir zaman varsa veya söz konusu gelişme kişiyi öznel bir nedenle ilgilendiriyorsa bu ilgi artar. Kişi tarafsa veya gündemi takip etmeye özel bir merak duyuyorsa yine bir yoğunlaşmadan söz edebiliriz.

Ancak zamanımızın büyük bölümünü sosyal medya akışlarıyla doldurduğumuz bu çağda, odağımız “shorts” ve “reels” kısalığına inmişken tartışma, bağlam ve süreklilik gerektiren konulara uzun süre odaklanabilmek artık son kullanıcıdan beklenen iyimser bir olasılık haline geliyor.

GÖRÜNÜRLÜK TUZAĞI

Tam da bu noktada gündemin kim tarafından ve nasıl belirlendiği sorusu siyasal bir nitelik kazanıyor. Çünkü gündem artık yalnızca “olan biten” değildir. Neyin görünür kılındığı, neyin görünmez bırakıldığıdır. Hangi olayın konuşulacağına karar veren mekanizma, aynı zamanda hangi olayın hızla unutulacağını da belirler.

Görünürlük bu anlamda tarafsız bir alan olmaktan çıkmış durumda. Herkesin konuşabildiği bir kamusal alan görüntüsü varken aslında yalnızca belirli biçimlerde konuşanların dolaşıma girebildiği bir düzenle karşı karşıyayız. Bu nedenle görünürlük, karşıt düşüncelerin alanını genişleten bir olanak değil, sınırlarını çizen bir denetim aracına dönüşüyor.

Burada karşımıza kritik bir ayrım çıkıyor: Konuşabilen muhalif ile makbul muhalif arasındaki fark.

Konuşabilen muhalif söz alabilir, ekranlarda yer bulabilir, tepki verebilir. Ancak bu tepki, sistemin meşruiyetini zedelemeyen, sınırları önceden belirlenmiş bir çerçevede kalır.

Makbul muhalif ise bu sınırları içselleştirmiştir. Tonu ölçülü, dili kontrollüdür. Rahatsız eder gibi yapar ama asla gerçekten rahatsız etmez.

Bu düzende görünürlük bir hak değil, bir ödül hâline gelir. Üstelik bu ödül, itaatsizliğin değil uyumun karşılığıdır.

ÇELİŞKİNİN NORMALLEŞMESİ

Bu görünürlük rejimi, yalnızca siyasal aktörlerde değil, toplumun genelinde de bir ruh hâli yaratıyor. Daha önce “kamusal şizofreni” olarak adlandırdığımız bu durum, bireyin aynı anda birden fazla ve birbiriyle çelişen tutumu normalleştirmesiyle kendini gösteriyor.

Aynı kişi bir gün ifade özgürlüğünü savunup ertesi gün başka bir sansürü meşru bulabiliyor. Bir olayda özgürlükçü, başka bir olayda yasakçı refleksler devreye girebiliyor. Bu tutarsızlık artık bir çelişki değil, işleyişin kendisi.

Gündemin hızla değişmesi de bu şizofreniyi besliyor. Çünkü hiçbir olay yeterince uzun süre kamusal tartışmaya açılmadan yerini bir sonrakine bırakıyor. Toplum, düşünmekten çok tepki vermeye alıştırılıyor. Tepki ise her zaman yüzeysel, kısa ömürlü ve yönlendirilebilir.

Bu tabloda yurttaş, gündemi kuran bir özne olmaktan çok ona maruz kalan bir son kullanıcıya dönüşüyor. Gündem üretiliyor, paketleniyor ve tüketiliyor. Ne kadar tüketileceği, ne kadar süreceği ve ne zaman değişeceği ise yurttaşın kontrolü dışında belirleniyor.

Böyle bir ortamda siyaset, kolektif bir akıl yürütme alanı olmaktan çıkıp sürekli güncellenen bir içerik akışına benziyor. Tartışmalar derinleşmeden sona eriyor, sorular cevaplanmadan unutuluyor.

Yazarın Son Yazıları

Gündemin son kullanıcısı

Günümüzde yaşanan gelişmelerin ne kadar önemli olduğuna ve ne kadar konuşulması gerektiğine kim karar veriyor?

Devamını Oku
17.01.2026
Görünürlük paradoksu

Görünürlük paradoksu

Devamını Oku
27.12.2025
Öfke Yemi

Oxford Sözlüğü tarafından yılın sözcüğü seçilen kavram, sırf dilsel bir yaklaşım değil, aynı zamanda dijital çağa yönelik önemli bir teşhistir.

Devamını Oku
06.12.2025
Pandeminin mirası bir sessiz salgın: Gooning

Pandeminin ardından yalnızlık yeni bir biçime büründü. Ekranların ritmiyle biçimlenen çağda “gooning”, sırf bir cinsel pratik değil, dijital odak ekonomisinin bir yansıması.

Devamını Oku
08.11.2025
Zamanın parçalanmış belleği

Zaman artık yalnızca ölçülebilir bir akış değil belleği, siyaseti ve ekonomiyi biçimlendiren bir iktidar aracı

Devamını Oku
25.10.2025
Samimiyet çağında samimiyetsizlik

Samimiyet, insanlık tarihi boyunca güven ve içtenliğin karaktere yansımış bir göstergesi olarak tanımlanırdı.

Devamını Oku
05.10.2025
Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Diziler, şarkılar, davalar: Kimin sahnesi?

Devamını Oku
21.09.2025
Gündem zehirlenmesi

Artık “Yine ne oldu?” hissiyle uyanmak, politikleşmiş bir yorgunluğa dönüştü.

Devamını Oku
17.08.2025
Kamusal şizofreni

Söylenemeyenlerin çoğaldığı, herkesin birden fazla benlik taşıdığı bir çağda yaşıyoruz. “Kamusal şizofreni” artık siyasetçilerin değil hepimizin hastalığı.

Devamını Oku
26.07.2025
Makbul queer

Makbul queer

Devamını Oku
12.07.2025
Düşünüyorum, öyleyse susayım!

Düşünce artık içerikten çok niyetiyle, sahibinden çok kökeniyle yargılanıyor. Bu sessizlik çağında en büyük özgürlük, hâlâ düşünebiliyor olmak.

Devamını Oku
28.06.2025
1000 > 100 bin

İnfluencer dünyasında artık takipçileriyle derin bağlar kuran içerik üreticileri yani mikro etkileyiciler yüz binlere ulaşan hesaplara göre markaların çok daha fazla ilgisini çekiyor.

Devamını Oku
16.06.2025
Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Gülerken kızmak: Türkiye’de ofansif mizahın sınırları

Devamını Oku
25.05.2025
Kodlarda gizli erkek bakışı

Kodlarda gizli erkek bakışı

Devamını Oku
10.05.2025
Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Ne diyorsunuz? Anlamıyorum!

Devamını Oku
03.05.2025
Elveda özgür Avrupa

Elveda özgür Avrupa

Devamını Oku
20.04.2025
Gerçeğin yokluğu

Gerçeğin yokluğu

Devamını Oku
12.04.2025
Umudu yaratanlar

Umudu yaratanlar

Devamını Oku
28.03.2025
Aklın çölleşmesi

Aklın çölleşmesi

Devamını Oku
15.03.2025
Korku ve ecel

Korku ve ecel

Devamını Oku
01.03.2025
Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Kendini gerçekleştiren kehânet ve Antigone

Devamını Oku
23.02.2025
'Yapay zekâ kullanıyorum'

'Yapay zekâ kullanıyorum'

Devamını Oku
08.02.2025
Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Dünyanın en büyük sorunu (şimdilik)

Devamını Oku
01.02.2025
İhmalkâr

Bolu’da 78 yurttaşımızı yitirmemizle sonuçlanan otel yangınından beri sık duyduğumuz ve sürekli zihnimde tekrar eden kelime: İhmalkârlık.

Devamını Oku
25.01.2025
Ucubelerin sanatı

Ucubelerin sanatı

Devamını Oku
18.01.2025
Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Kaliforniya’da suyun başını tutanlar

Devamını Oku
10.01.2025
Genel izleyicinin tragedyası

Genel izleyicinin tragedyası

Devamını Oku
02.01.2025
Düş adacıkları

Düş adacıkları

Devamını Oku
30.11.2024
Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Tepkisiz toplum etkisiz siyaset

Devamını Oku
23.11.2024
Tekinsizliğe karışan deli

Birkaç farklı yerde, farklı tonlarda ve farklı cümlelerle bilgi sahibi olduğum bir anektod:

Devamını Oku
17.11.2024
Çaresizliğin zorbalığı

Çaresizliğin zorbalığı

Devamını Oku
08.11.2024
3F’den tek F’ye

3F’den tek F’ye

Devamını Oku
26.10.2024
4K netliğinde bir çaresizlik

4K netliğinde bir çaresizlik

Devamını Oku
05.10.2024
Hibrit kimlik ve sanal töreler

Hibrit kimlik ve sanal töreler

Devamını Oku
29.09.2024
Beyaz yakalı çobanlar

Beyaz yakalı çobanlar

Devamını Oku
22.09.2024
Gölgesinden korkan ülke

Gölgesinden korkan ülke

Devamını Oku
07.09.2024
Hangi geçmiş?

Hangi geçmiş?

Devamını Oku
17.08.2024
X etkisi ve cinsiyet politikası

X etkisi ve cinsiyet politikası

Devamını Oku
10.08.2024
Instagram’daki taşralı hayaleti

Instagram’daki taşralı hayaleti

Devamını Oku
03.08.2024
İdeoloji, adi suçlar ve pozitif ayrımcılık

İdeoloji, adi suçlar ve pozitif ayrımcılık

Devamını Oku
26.07.2024