Yerli ve milli haset patlaması
Ahmet İnsel
Son Köşe Yazıları

Yerli ve milli haset patlaması

13.03.2018 06:09
Güncellenme:
Takip Et:

AKP iktidarı “yerli ve milli” etiketini tam ne zaman piyasaya sürdü, hatırlamıyorum. 2010’ların başında olmalı. Daha önce yerli ve milli kavramlarını bitiştirilmemiş olarak AKP sözcüleri elbette kullanıyordu. Toplumu “biz ve düşmanları” olarak ikiye ayıran “yerli ve milli” etiketi, kin duygularını körükleyerek iktidarı pekiştirme stratejisinin izinde, 2010’larda egemen siyasete, devlete, toplumun bir kesimine yön ve anlam verir oldu. Bugün Türkiye’de ceza yargısı bu yerli ve milli olma kriteriyle esas olarak işleyen bir hınç ve öfke aygıtı olarak çalışıyor. Bir türlü tatmin olmayan bir öç alma arzusunun iniş ve çıkışlarına göre ilerliyor.
Tanıl Bora, yeni Türkiye’nin siyasi dilini oluşturan kelimeleri kıvrak biçimde incelediği yeni kitabı Zamanın Kelimeleri’nde (Birikim Kitapları), yerli ve millinin birleşik kullanımına ilk kez 1965’te Alparslan Türkeş’in Dokuz Işık kitapçığının sunuşunda başvurulduğunu hatırlatıyor: “Yüzde yüz yerli, yüzde yüz milli ilk doktrin” olarak Dokuz Işık. Dokuz Işık milliyetçilikle muhafazakârlığı, bir teyakkuz hali olarak, bir beka meselesi olarak, saldırgan bir ideolojik alanda birleştiriyordu. Tanıl Bora, bunun “milliyetçi-muhafazakâr çevrede dışa dönük bir teyakkuz olarak tezahür” ettiğinin, “yabancı ve yabancılar tayin etmenin vesilesi” olduğunun altını çiziyor.
Milliyetçilik Türkiye’de, aralarında ince farklar içerse de Afrin’de yürütülen savaşın da bugün gösterdiği gibi, toplumun büyük çoğunluğunu sarıp sarmalayan hâkim düşünce tarzıdır. Bunun yerlilikle bütünleşmesinin yarattığı bir yıkıcı ruh haline işaret ediyor Tanıl Bora: “Yerlilik bahsindeki zevk, birilerinin yabancılığını ilan etmekte, o yabancılığın, o bizden-değil’in canını çıkarmadadır.” Bu bağlamda yerlilik, akut biçimde saplantılı yabancı korkusunun dışavurumudur. Burada korkulan, dış yabancıdan ziyade, yakın yabancıdır.
Yabancılığı ilan edilenler “yerli yabancılar”dır çünkü yerlilik iddiasını gölgeleyen, geçerliğini tehdit eden, onlardır. Onların “canını çıkarma zevki”, yerli ve milli kin ve öfke kabarmasının müşevviğidir.
Orhan Koçak, bu sütunda, Hasetten Beslenen Kin başlıklı yazıda (20 Şubat) hızlı biçimde değinmeye çalıştığım konuyu genişletip zenginleştirerek tartışan, Haset ve Siyaset başlıklı iki yazı yayımladı Birikim dergisinin internet sitesinde (26 Şubat ve 6 Mart). O da, yerliliğin bizden-değil’in canına okumak için kullanılmasından duyulan zevke, haset bağlamında işaret ediyor. Koçak, yazımda hasedi imrenmeden ayırırken yaptığım tanımın, kıskançlık kavramına yakın düştüğünü haklı olarak belirtip hasedin bundan öteye, “onların” mahvolmasından zevk alan, bu haz dışında çıkarı olmayan kişi ve grupların davranışını da tasvir ettiğine işaret ediyor. “Haset, bu kısıtlı, kıstırılmış, engellenmiş hazzın adı olabilir” deyip bu hazzın “dönüp kendisini de zehirleyebileceğini” hatırlatıyor.
Kıstırılmış, engellenmiş bu yıkıcı haz, imrenilen değerin ele geçirilmesiyle de tatmin olmaz. Koçak’ın belirttiği gibi, haset öznesi imrendiğini eline geçirdiğinde bununla hiçbir şey yapamayacağını, birdenbire tamamen değersizleşeceğini bilir ya da belli belirsiz hisseder. Bu nedenle hasedin biriktirdiği öfke, aynı zamanda kendi yetersizliğine, kendi değersizliğine duyulan bir öfkedir. Yerine doğru dürüst bir şey koymadan yıkma, yok etme, canını çıkarma zevkiyle tatmin olmaya çalışması ve hiçbir zaman tatmin olamamasının nedeni budur.
Bugün Türkiye’de “yerli ve milli” etiketiyle yönetilen haset ve kin patlaması, Rabia ve Bozkurt’un izdivacıyla eşgüdümlü gerçekleşiyor. Bu gökten aniden inen bir durum değil. Türkiye toplumuna bir yüzyıldır yüksek dozda enjekte edilen milliyetçilik/ulusalcılık, adı konmamış ırkçılık, türlü çeşit bağnazlık içinde, kökleri derinlere uzanıyor.
Haset ve kin siyasetlerinde aranan haz, faşizmlerde, kültür devrimleri ve karşıdevrimlerinde, içinde boy verdikleri toplumların büyük felaketlere maruz kalmasına neden olmuştur.

Yazarın Son Yazıları

Hınç politikaları ve nihilizm

Hınç politikaları ve nihilizm

Devamını Oku
04.09.2018
Bir otokrat prototipi

Bir otokrat prototipi

Devamını Oku
01.09.2018
Kayırma ekonomisinin bedeli

Kayırma ekonomisinin bedeli

Devamını Oku
28.08.2018
Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Üzerine suç atmanın dayanılmaz hafifliği

Devamını Oku
25.08.2018
Trump ve yeni otoriterizm

Trump ve yeni otoriterizm

Devamını Oku
21.08.2018
Büyük kriz gözüktü

Büyük kriz gözüktü

Devamını Oku
14.08.2018
İş Allah’a kalınca....

İş Allah’a kalınca....

Devamını Oku
11.08.2018
Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Anti-konformist gericilik ve yavaşlayan küreselleşme

Devamını Oku
07.08.2018
Yeni-patrimonyalizm üzerine

Yeni-patrimonyalizm üzerine

Devamını Oku
04.08.2018
Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Liberalizmden doğan otoriter kapitalizm

Devamını Oku
14.07.2018
Erdoğanizm Türkiyesi

Erdoğanizm Türkiyesi

Devamını Oku
10.07.2018
Post-komünist otoriter kapitalizm

Post-komünist otoriter kapitalizm

Devamını Oku
07.07.2018
Otoriter kapitalizmin geleceği

Otoriter kapitalizmin geleceği

Devamını Oku
03.07.2018
Kindar nesil böyle yetiştirilir

Kindar nesil böyle yetiştirilir

Devamını Oku
30.06.2018
Durum budur…

Durum budur…

Devamını Oku
26.06.2018
Yarın ve ötesi

Yarın ve ötesi

Devamını Oku
23.06.2018
Paçalardan akan ne?

Paçalardan akan ne?

Devamını Oku
19.06.2018
Kibrin otokrat hali

Kibrin otokrat hali

Devamını Oku
16.06.2018
Siyasette yalan ve yanlış

Siyasette yalan ve yanlış

Devamını Oku
12.06.2018
Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Tayyip Erdoğan pişman mıdır?

Devamını Oku
05.06.2018
Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Gazeteci istihbaratçıyla işbirliği yapınca...

Devamını Oku
02.06.2018
Dindaş/ırktaş demokrasisi

Dindaş/ırktaş demokrasisi

Devamını Oku
29.05.2018
Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Cumhurbaşkanı koruması PÖH’e teslim

Devamını Oku
26.05.2018
Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Üfürükçü hoca analizleriyle ekonomiyi yönetmek

Devamını Oku
22.05.2018
HDP’nin alacağı oyun önemi

HDP’nin alacağı oyun önemi

Devamını Oku
19.05.2018
AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

AB Sayıştayı’ndan YİP uyarısı

Devamını Oku
15.05.2018
Enkaza işaret etmek yeterli değil

Enkaza işaret etmek yeterli değil

Devamını Oku
12.05.2018
Diktatörler seçimle gider mi?

Diktatörler seçimle gider mi?

Devamını Oku
08.05.2018
HDP kilit parti olabilir

HDP kilit parti olabilir

Devamını Oku
05.05.2018
Seçim öncesi 1 Mayıs

Seçim öncesi 1 Mayıs

Devamını Oku
01.05.2018
Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Uzatmalı iktidar Ermenistan’da beş gün sürdü

Devamını Oku
24.04.2018
Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Ahlak düşkünlüğü siyaseti ve huzur ihtiyacı

Devamını Oku
21.04.2018
Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Başkanlığı bir türlü bırakamayanlar

Devamını Oku
17.04.2018
Trump’ın kuyruğundaki Macron

Trump’ın kuyruğundaki Macron

Devamını Oku
15.04.2018
Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Fransa’da yeniden laiklik tartışması

Devamını Oku
14.04.2018
Satranççıya karşı tavlacı

Satranççıya karşı tavlacı

Devamını Oku
10.04.2018
Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Seçimli tek adam olmanın bazı zorlukları

Devamını Oku
07.04.2018
Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Sessiz devrimden kültürel karşıdevrime

Devamını Oku
03.04.2018
Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Macron SDG’ye hangi vaatte bulundu?

Devamını Oku
31.03.2018
Irkçılığı besleyen yalan haberler

Irkçılığı besleyen yalan haberler

Devamını Oku
27.03.2018