Siyasal strateji olarak çatışma ve saldırı

Siyasal strateji olarak çatışma ve saldırı

06.03.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

1960’lı yıllarda Birleşmiş Milletler bursuyla gittiğim Michigan Üniversitesi’nden döndüğümde, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde kadro bulamadım.

Tam bu sırada Ankara’daki ikinci Tıp Fakültesi olan Hacettepe, üniversite olmak için sosyal bilimleri kurmak istiyordu.

Türkiye’de Tıbbın Sosyalizasyonunu gerçekleştiren, doğum kontrolünü, aile planlaması çerçevesinde bir insan hakkı olarak topluma kazandıran büyük devrimci Prof. Nusret Fişek’in desteğiyle...

İlk görüşmemizde beni reddeden İhsan Doğramacı’nın fikir değiştirmesi sonunda Hacettepe’ye girdim.

Hacettepe’nin Üniversite’ye dönüşmesi için Sosyal Çalışma Yüksek Okulu’nu kurdum ve Tıp Eğitimindeki ilk kredi sistemine dayalı eğitimi ve bu eğitim içindeki sosyal bilim programlarını hazırladım.

Bütün bunlarla meşgulken, ülkemin toplumsal bilimlerindeki yayın eksiklerini tamamlamak ve sahadan veri toplamak için de deli gibi çalışıyor, hem kütüphane araştırması hem de sahada, Ankara, İzmir, Kayseri kentlerinde, gecekondu araştırmaları yapıyordum.

Sonuç olarak ilk üç kitabım 1970’in başında hemen hemen aynı anda basıldı:

İki kuramsal kitap ve bir saha araştırması.

Saha araştırmam, İzmir’de kentsel aile ile ilgiliydi.

Kuramsal kitaplarımdan biri “Sosyal Çalışma’ya Giriş” adıyla, kurduğum okuldaki mesleği anlatıyordu.

Öteki ise Türkiye’de eksikliğini hissettiğim “Toplumsal Değişme” kuramları hakkında tarihsel ve kuramsal bir ansiklopedik incelemeydi. (Sonradan “Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği” adıyla genişleterek yeniden yayımladım.)

İşte bu kitabı yazarken, toplumsal değişmeyi hem evrimci hem de devrimci yaklaşımla ele alan kuramları irdeledim.

Toplumsal değişmeyi bir çatışma süreci içinde ele alan, hem “Büyük Boy”, yani bütün insanlık tarihini açıklamaya çalışan diyalektik kuramları hem de “Orta Boy”, yani toplumsal değişmeyi tek bir toplum düzeyinde çözümlemeye çalışan çatışmacı kuramları değerlendirdim.

Bu çalışmalarım içinde çok net olarak gördüğüm bir süreç var:

“Özgürleşme, çağdaşlaşma, modernleşme, laikleşme, demokratikleşme” denilen süreç, insanlığı zorunlu olarak din tarım toplumlarının otoriter ve baskıcı eğilimli aile yönetimlerinden, kentsel endüstriyel toplumların çeşitli kesimleri temsil eden siyasal partilerin diyalogcu uzlaşmacı yönetimlerine geçiriyor.

***

Günümüzde bir ülkede, henüz kalıntılar halinde varlığını devam ettirmeye çalışan din tarım toplumlarının aile yönetimlerini, baskıcı yöntemlerle uygulayıp toplumu geri götürmeye çalışırsanız başarılı olma şansınız sıfırdır:

Baskı aracı olarak kullanacağınız ideolojiler açısından din ve mezhep anlayışına ırkçılığı ve milliyetçiliği de eklemek ve baskıyı artırmak için ülkeyi savaşa sokmak zorunda kalırsınız...

Ama bu da sizi başarıya götürmez, olsa olsa iktidardan düşmenizi hızlandırır.

Çünkü günümüzde, bazı toplumların tüm insanlığın evrim çizgisine aykırı bir biçimde çağ gerisi yönetimlerini sürdürmeleri (en azından geçici bir süre için) olanaklı ise de bir toplumun kendi evrim çizgisini zorla, baskı yoluyla, hangi ideolojiyi, hangi savaşı kullanırsa kullansın, geriye döndürmesi olanaksızdır!

İşte siyasetteki çatışma kuramı tam bu noktada devreye giriyor:

Baskıcı ve otoriter bir iktidar her hata yaptığında, bu hatadan dolayı kendisini eleştiren muhalefete aşırı biçimde saldırır...

Böylece, hem gündemi değiştirerek kendi hatasını saklamaya çalışır...

Hem de çatışmayı tırmandırarak, iktidarına karşı çıkanları hain olarak niteleyip cezalandırmak ve susturmak olanağı yaratmaya çabalar!

Ama “Şark kurnazlığı” denilen bu çatışmacı ve saldırgan stratejiler de din tarım toplumlarının aile yönetimi modelini uygulamaya çalışan iktidarları kurtaramaz...

Sadece toplumun, kan, gözyaşı, yoksullaşma, korku ve mutsuzluk olarak ödediği bedel çok artar!

Yazarın Son Yazıları

CIA ajanı başkan olduğunda...

Bay N’nin gerçek yaşamöyküsü Brecht’in Hitler’i eleştirmek için yarattığı kurgusal tiyatro karakteri Arturo Ui’yi bile gölgede bırakır...

Devamını Oku
15.03.2026
İç cepheyi güçlendiren destan

İran’a da sıçrayan sıcak savaş, Türkiye’nin “Ortadoğu Bataklığı”na girmesinin ne denli sakıncalı olduğunu, İktidara bir kez daha anımsatmış görünüyor.

Devamını Oku
13.03.2026
Üçüncü darbe: 12 Mart

Bugün, ülkemizi bu karanlık döneme taşıyan “12 Mart 1971 Darbesi”nin 55. yıldönümü.

Devamını Oku
12.03.2026
Dava: İktidarın iletişim felaketi

Bir halk, bir iktidardan ne bekler?

Devamını Oku
10.03.2026
En korkunç yalan ve yalancı

Sizce en korkunç yalan hangisidir?

Devamını Oku
08.03.2026
Savaşa çare: 4 ülkede seçim!

Ortadoğu’daki savaşa ve bu savaşın ülkemize bulaşma olasılığına karşı tek çare, ABD, İsrail, İran ve Türkiye’deki seçimlerdir!

Devamını Oku
06.03.2026
Türkiye’ye füze düşerken, emperyalizmle savaş?

Bir İran füzesinin Türkiye’ye düştüğü sırada bir okurum soruyor: “ABD, İran’daki ‘Molla Diktatörlüğüne’ saldırdı.

Devamını Oku
05.03.2026
Savaşın tetikçisi ve asıl amacı

İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı, “Büyük Ortadoğu Savaşı”nın günümüzdeki son aşamasıdır.

Devamını Oku
03.03.2026
Emperyalizm, Lumumba, Musaddık, Allende ve Atatürk

ABD ve İsrail, İran’a saldırıyı başlattı.

Devamını Oku
01.03.2026
Statü: Anzaklılaştırma bakanlığı

Ey Okur Bu yazı, son yıllardaki akıl almaz trajik olayların yaktığı beynimin ürettiği bir İRONİ yazısıdır.

Devamını Oku
27.02.2026
Laiklik sadece devletin değil toplumsal barışın da temelidir

“Siyaset” ya da “Politika”; biri Osmanlıcadan biri Batı dillerinden gelen aynı anlama sahip iki sözcüktür.

Devamını Oku
26.02.2026
En korkunç darbe yargı eliyle laikliğe karşı darbedir!

Çağdaş Demokratik Devlet, kültürel, mukaddes ırk ve inanç kimlikleri ne olursa olsun, bütün vatandaşlarına eşit muamele eden devlettir.

Devamını Oku
24.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da ‘vicdan’ları vardır (3)

Bu üç yazılık diziyi, Sosyal Psikolojik temellere dayanarak “Grup Baskısı” kavramı ve kimi zaman onunla çatışan “Bireysel Vicdan” hakkındaki bilgilere dayanarak yazdığımı açıklamalıyım...

Devamını Oku
22.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır! (2)

“Komisyon”un raporuna ilişkin “Vicdani” soruları da Pazar gününe bırakarak...

Devamını Oku
20.02.2026
‘İktidar mensupları’nın da vicdanları vardır (1)

ÖNCE VİCDAN KAVRAMINI TANIMLAYALIM...

Devamını Oku
19.02.2026
Faşizmi siyaseten öldüren, onun ‘mutlak egemenliği’dir!

Tarih, Sosyoloji (Toplumbilim) ve Siyasal Bilim bize bütün Faşist Liderlerin ve Faşist Rejimlerin hem insanlık tarihinden hem insanlık değerlerinden, hem de kendi toplumsal ve kişisel gerçekliklerinden de kopmuş olduklarını gösterir.

Devamını Oku
17.02.2026
Adalet, bilim ve özgürlük, yok edilemez ki! (3)

Korku ne?

Devamını Oku
15.02.2026
Bilim karşıtlığı-2: Rasathane, güvercin ve katledilenler

Unutmayalım: Türkiye bugünlere cinayetlerle ve darbelerle getirildi ve YÖK de bir askeri darbe kurumudur!

Devamını Oku
13.02.2026
Üniversite çökertilirse gelecek kalmaz!

Son kabine değişikliği, seçimlere giderken ortamın daha gerileceğinin işareti olarak görülüyor.

Devamını Oku
12.02.2026
Sami Selçuk: ‘Kaba güç ölümcüldür!’ (8)

Cumhurbaşkanı, Türkiye genelinde toplam 25 bin 449 hâkim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını belirtmiş.

Devamını Oku
10.02.2026
Sami Selçuk: Değiştirilen yargıçlar ve uzayan davalar (7)

Herhalde İktidar sayesinde (!) olağanlaşmış olan “Haksızlık, Hukuksuzluk ve Adaletsizlikler”, hukuk, yargı ve akademi çevrelerinde bütünüyle kanıksanmış olmalı ki, “Hukuksuzluk Olgusu” üzerine yazdığım yazılar, iki üç kişi hariç, bu çevrelerde, insanları utandıran bir sessizlikle karşılandı.

Devamını Oku
08.02.2026
Laik hukuk yoksa ne ‘süreç’ olur, ne ‘açılım’ ne de ‘barış’! (6)

DÜN 5 ŞUBAT LAİKLİK GÜNÜYDÜ!

Devamını Oku
06.02.2026
Hukuksuzluk en çok iktidara ve topluma zarar verir (5)

Hukuksuzluk, yani kuralsızlık ve keyfilik, en çok onu yapan iktidarlara ve onların yönettikleri toplumlara zarar verir; çünkü istikrarı bozar!

Devamını Oku
05.02.2026
Hukuksuzluk yapanlar hapisteyken... (4)

HUKUKSUZLUK, sadece devletin değil, toplumun da altını oyuyor: Adalet, güvenlik, ekonomi, iş hayatı, aile, günlük yaşam, ahlak, nezaket, terbiye, geleceğe umut, bütün değerler, kurallar, güvenceler yerle bir oluyor...

Devamını Oku
03.02.2026
Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026